<?xml version="1.0" encoding="ISO-8859-9"?>

<rss version="2.0" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
	<channel>
		<title>Dusler Forum, Forumlar - + Aşk Hikayeleri, Sevgi HikayeLeri</title>
		<link>http://www.duslerforum.org</link>
		<description>Sizi sizden alan gerçek VE yasanmış hikayeler</description>
		<language>tr</language>
		<lastBuildDate>Thu, 09 Sep 2010 11:18:23 GMT</lastBuildDate>
		<generator>vBulletin</generator>
		<ttl>60</ttl>
		<image>
			<url>http://www.duslerforum.org/duslerforum/misc/rss.jpg</url>
			<title>Dusler Forum, Forumlar - + Aşk Hikayeleri, Sevgi HikayeLeri</title>
			<link>http://www.duslerforum.org</link>
		</image>
		<item>
			<title>Tamamen Gerçek Hayattan Alıntı Bir Aşk Hikayesi</title>
			<link>http://www.duslerforum.org/showthread.php?t=284129&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 13:36:56 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*Tamamen Gerçek Hayattan Alıntı Bu Aşk Hikayesini Okurken Çok 
Duygulanacak
Hüzünlenecek ve Bu Hikaye'nin Etkisinde Kalacak ve Bu Etkiyi 
Üzerinizden...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><div align="center"><b>Tamamen Gerçek Hayattan Alıntı Bu Aşk Hikayesini Okurken Çok <br />
Duygulanacak<br />
Hüzünlenecek ve Bu Hikaye'nin Etkisinde Kalacak ve Bu Etkiyi <br />
Üzerinizden Bir<br />
Kaç Gün Boyunca Atamayacaksınız. Hiyakenin Konusu Bir Gençin Sonu <br />
Ölümle<br />
Biten Çocukluk Sevdasını Anlatıyor...<br />
<br />
Bir Aşk Hikayesi<br />
<br />
Sizin için ne derece önemi var bunu bilmiyorum ama ben bu satırları <br />
yazarken<br />
gözümden damlalar akıyor klavye üzerine. Erkekler ağlamaz lafı bana <br />
göre<br />
değil. Ağlamaktan hiç utanmadım,duygularım,acılarım beni boğduğu zaman <br />
hep<br />
ağladım.Yine ağlıyorum... Sizleri tanımıyorum ama sizlerle paylaşmak<br />
istiyorum.Lütfen;bu satırlara bir seven olarak sahip çıkın ve lütfen <br />
yazılı<br />
satırlar olarak geçmeyin. Okudukça yeryüzünde insanlar neleri yaşarmış<br />
diyeceksiniz buna eminim. Bir memur ailenin en küçük çocuğu olarak <br />
babamın<br />
tayininin çıktığı bir köye taşındık.Huzursuzdum,okulumu bir köy <br />
okulunda<br />
okumaktansa ,şehirde medenice okumak istiyordum.kaydımı yaptırdı babam<br />
okula.İlkokul 4. sınıftan başladım köy okuluna.Beni bir sınıfa<br />
verdiler.Öğretmen köyde yabancı olduğumu biliyordu ve hangi sıraya <br />
oturmak<br />
istiyorsan otur dedi bana.Bir kızın yanı boştu sadece oraya <br />
oturdum.Hayatımı<br />
adadığım,gidişiyle beni bitiren insanla ilk o zaman tanıştım.İsmi <br />
Altınay<br />
idi.Çocuk yaşımda bile onun güzelliği beni çok etkilemişti.Masmavi<br />
gözleri,gamze yanakları ile arada bir bana dönüp gülüşü,yanlış yazdığım<br />
notlarımda kendi silgisiyle defterimdeki hatayı silmesi beni o minik <br />
yaşımda<br />
ona bağladı.O dönemlerde çocukça bir arkadaşlıktı. Zaman ilerledikçe <br />
onsuz<br />
tek saniye geçiremiyordum.ya ben onlara gidip ders çalışıyor, yada o <br />
bize<br />
geliyordu.Mükemmel bir paylaşımcıydı.Yüreğini,sevgisini,dostluğunu daha <br />
o<br />
yaşta vermişti bana.İlkokulu birlikte okuduk ve aynı sırada <br />
bitirdik.Hep<br />
onunla hep ona biraz daha alışarak. Ortaokula geçtiğimizde ailelerimize <br />
rica<br />
ettik ve bizi aynı okula yazdırdılar, hatta aynı sınıfa,hatta aynı <br />
sıraya<br />
oturmamız için babalarımız öğretmenlere adeta yalvardılar.Başarmıştık. <br />
Yine<br />
aynı sıradaydık.Geride kalan ilkokul dönemindeki iki yılda anladım ki <br />
onsuz<br />
hayat bana huzur vermiyordu.Yaşımız olgunlaştıkça o beni,ben onu daha <br />
çok<br />
seviyordum.Çocukça başlayan arkadaşlığımız sevgiye aşka dönüşmüştü <br />
ortaokul<br />
yıllarımız bitmek üzereyken.Şehir merkezinde.Ailelerimiz liseye <br />
geçtiğimiz<br />
sırada ortak bir karar aldılar.Buna göre tek ev kiralayacak ikimiz aynı <br />
evde<br />
kalacaktık.Annem de bizimle kalacaktı.Allah\\\\\\\'ım o karar bize <br />
iletildiğinde<br />
dakikalarca sarmaş dolaş kutlamıştık bunu.Ona aşık olmuştum.Aynı <br />
duyguları o<br />
da paylaşıyordu ve bunu fark eden ailelerimiz okul bittiğinde <br />
evlendirelim<br />
diye karar almışlardı bile.Ona tapıyordum artık.Haşa Allah\\\\\\\'a şirk koşar <br />
gibi<br />
günah işlercesine seviyordum.İlk elini tuttuğumda sakın bir daha <br />
bırakma<br />
demiştim. Yanakları kızarmıştı,utanmış ve başını önüne ! <br />
eğmiş,gülümsemiş ve<br />
elimi sıkı sıkı kavramıştı.Artık her gün elele tutuşup okula gidiyor <br />
okuldan<br />
çıkarken elele dolaşıyor geziyor öyle gidiyorduk evimize.Arada bir <br />
elleri<br />
terler ve her terleyişte elini elimden kurulamak için çekerdi.Bunu her<br />
yaptığında kızar elimi bırakma diye azarlardım,hep tamam tamam diyerek<br />
gülümser ve hızla elini avucuma sokuştururdu. Her şey harikaydı,dünya <br />
cennet<br />
gibiydi gözümüzde.Yıllar akıp gidiyordu mutluluk içinde.Nihayet liseyi <br />
de<br />
bitirmek üzereydik.karne dönemi gelmişti.Karnelerimizi aldık hiç <br />
kırığımız<br />
yoktu.Sevinçle sarıldık birbirimize elimi tuttu.bunu kutlamak için bir<br />
cafeye gidip cola içerek kutlayacaktık.Okulun az ilerisinden geçen bir <br />
çakıl<br />
yol vardı.Her zaman toz duman içinde olurdu.çakıllarla kaplıydı.O yolun<br />
benim ve ölürcesine sevdiğim insanın ayrılmasında bu kadar rol <br />
oynayacağını<br />
bilsem hiç girer miydik o yola.Neler vermezdim o yolu yürümemek için. <br />
Eli<br />
yine elimdeydi,ansızın elini çekti,terlemişti yine eli.Sanırım dört <br />
adım<br />
atmıştım.Dönüp yine azarlayacaktım.Çünkü hem elimi bırakmış,hem de <br />
geride<br />
kalmıştı.Dönüp baktığımda Dünya başıma yıkıldı.Sanki gök kubbenin <br />
altında<br />
kaldım.yerdeydi ve yüzünden kan fışkırıyordu.ne yapacağımı bilemedim <br />
üzerine<br />
kapandım yüzüne yapışmış saçlarını kaldırdığımda hayatımı bitiren o<br />
görüntüyle karşılaştım.Başı kesilmiş bir tavuk gibi <br />
çırpınıyordu.Suratına<br />
bir taş parçası bıçak gibi saplanmıştı ve bakmaya doyamadığım mavi<br />
gözlerinden biri akmıştı.Suratının yarısı yoktu.Hırlıyordu bana bir <br />
şeyler<br />
demek istiyor kanla kaplı diğer gözünü temizleyerek bana bir şeyler <br />
demeye<br />
çalışıyordu.Yoldan geçen bir kamyonun tekerinin altından fırlayan bir <br />
taş<br />
suratına saplanmıştı.Ölürcesine bir aşkı,geleceğimizi kibrit <br />
büyüklüğünde<br />
bir taş parçasının bitireceğini bilemezdim.Donuk donuk hiç konuşamadan<br />
yüzüne bakmaktan başka bir şey yapamıyordum. Ellerini tuttum kaldırdım<br />
başını göğsüme dayadı ve elimi sıkı sıkı tuttu.Akan kan ellerimize<br />
damlıyordu.Yoldan geçen bir araba durmuş bizi seyrediyordu,hastaneye<br />
yetiştirelim dediğimde kanlı olduğu için almadı ve kaçtı gitti.Kimse <br />
arabaya<br />
almıyordu.çevreme bakıp yardım eden demekten,ona dönüp seni <br />
seviyorum,beni<br />
bırakma,dayan demekten başka bir şey yapamıyordum.İki dakikalık bir<br />
çırpınıştan sonra kucağımda öldü.Cennet olan Dünya 5 dakikada cehenneme<br />
döndü.Tam dokuz yıl oldu onu yitireli.<br />
Kendime olan güvenimi yitirdim.Artık kimseyi sevemem,kimsede beni <br />
sevemez<br />
korkusundan kurtaramıyorum kendimi.Bitkisel hayatta gibiyim.Tek elimde <br />
kalan<br />
bu net.bu net aracılığıyla sizinle paylaşmak istedim.Yitiren,ya da ben<br />
yitirenle paylaşmak isteyen herkese elleri terlese bile ellerimi<br />
bırakmamaları şartıyla elimi uzattım.Dost,kardeş,arkadaş ne olursanız <br />
olun<br />
ama elimi bırakmayın.Size sesleniyorum, elimi bırakmayın lütfen...<br />
<br />
<br />
Bu yazıyı okurken sizinde eliniz terlediyse o zaman bilin ki sizde sevdiniz&#8230;.<br />
duygulandınız hatta ağladınız ama işte kader&#8230;<br />
<br />
Alıntıdır..</b></div></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.duslerforum.org/forumdisplay.php?f=57">+ Aşk Hikayeleri, Sevgi HikayeLeri</category>
			<dc:creator>By SerhaT</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.duslerforum.org/showthread.php?t=284129</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Öldür Beni Anne</title>
			<link>http://www.duslerforum.org/showthread.php?t=278744&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Sat, 28 Aug 2010 06:42:47 GMT</pubDate>
			<description>Tamamen yasanmıs gerçek bir hikayedir .Hikaye uzun gibi görünüyor fakat yarısına geldiginizde göz yaslarınıza hakim olamıyacaksınız böylece...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Tamamen yasanmıs gerçek bir hikayedir .Hikaye uzun gibi görünüyor fakat yarısına geldiginizde göz yaslarınıza hakim olamıyacaksınız böylece devamınıda okuyacaksınız bana inanmıyormusunuz?** Buyrun okuyun ozaman.                                                                                                                       .                                [   Öldür Beni Anne     ]                                                                                 Bu anlatacaklarımı asık olduklarını sanıp daha gerçek askın ne oldugunu bilmeyenlerin daha dikkatli okumasını istiyorum ondan sonra  yasadıkları gerçek askmıymıs basit bi hoslanmamıymıs  karar versinler.                         Kalbimin hiç tanımadıgı duyguları  daha yeni hissetmeye basladıgı dönemlerdi  çevremde bir sürü erkek ve kız arkadaslarım  vardı ama  bi gariplik vardı mutlu degildim  sanki ardadıgım  baska bie seydi  her aksam eve gelir  odama çekilir aglardım noluyordu bana anlamıyordum birgün yine arkadaslarla beraberdim  derken nasıl bir beraberlik  onlar bir araya toplanıp gülüp eglenirken ben bi kenara çekilip içimdeki fırtınaları dinliyordum. herzamanki gibi artık arkadaslarımda alısmıstı  durumuma yanıma gelip oturdugunu  hiç fark etmemistim  taki sanki  çok derinlerden gelen bi SELAM sesini duyana kadar selam dedim bende  neden yalnız oturuyorsun dedi bilmiyorum dedim kimse seni anlamıyor hatta kendin bile kendini anlamıyorsun degilmi dedi evet dedim bende bu yüzden yanına geldim zaten dedi  bende aynı durumdayım  seni arkadaslarından ayrı derin derin düsüncelere dalmmıs görünce  iste benim gibi biri daha dedim.Ve ilk defa  onun yüzüne baktım  o anda  kalbim durdu sanki  donup kalmıstım  ne zaman ayrıldık  eve nasıl geldim  bilmiyorum  o gün sürekli onu düsündüm sanki aradıgım sey buydu  hissedebiliyordum  bunu o günden sonra  hergün bulusmaya basladık evleri iki mahalle kadar uzaktaydı  biizm mahallede akrabaları vardı  ilk tanıstıgımız gün onlara gelmisler  böylece aylar geçti artık ailelerimiz  biliyordu  ve ben onlara gidiyordum yada o bize geliyordu  yani her günümüzü birlikte geçiriyorduk ama ikimizinde anlamadıgı bir seyler vardı  birbirimizi çok seviyorduk görmeden yapamıyorduk arkadaslık degildi bu çünki  diger arkadaslarımızıda  seviyorduk bu çok farklı bir seydi kimseyede  soramıyorduk nasıl soralımki biz bile bilmiyorduk noldugunu bu çok yogun duyguların  etkisiyle  bazen mutluluktan bulutlara kadar çıkıyorduk bazende  o küçücük  kalplerimize  sıgdıramadıgımız  bir türlü anlayamadıgımız  hisler dünyasında aglıyor göz yaslarımızı birbirimize hediye ediyoduk belki size saçma gelicek ama birbirimizi ilk gördügümüz günü anlatmıstım ondan  sonraki ilk bulusmamızda biraz  konustuktan sonra bie ara göz göze gelmistik  ve daha ne oldugunu anlflayamadan  ikimizde sebepsiz yere birden  aglamaya  baslmıstık hemde ne aglama  sanki hiç bitmeyecek gibiydi  göz yaslarımmız iste o günden sonnra  bir daha birbirimizin yüzüne uzun süre bakmadık  hatta cogu zaman  sırtlarımız birbirimize dönük  oturduk bi gören  olsa  bize gülerdi  herhalde ama  elimizde  degildiki  bakamıyorduk  iste ama ne olursa olsun  çok mutluyduk  artık ne günesin dogusunun ne çi,ceklerin kokusunun  nede kusların ask sarkılarının farkındaydık  biz birbirimizde kaybolmustuk  taki bizim evin zili uzun uzun çalana kadar kapıyı annem açtı  gelen onun teyzesinin kızıydı  annneme birseyler söyledi annnemde hemen  babamla birseyler konusup banada sen evden ayrılma biz hemen geliyoruz  diyerek aceleyle çıktılar bende hemen arkalarından çıktımhava kararmıstı  beni görmesinler diye onları uzaktan takip ettim   biraz gittikten sonra bizim evin ilerisinde bi market vardı  oarada bir kalabalık gördüm oraya gidiyorlardı  biraz daha yaklasınca babam kosmaya basladı  yerde yatan biri vardı bende  bende birazdaha yaklastım  babam yerde yatan kisiyi kucagına almıstı  bir kaç adım daha yaklastım  ve kalbime binlerce  ok birden saplandı sanki yerde yatan  benim melegimdi  oda beni gördü ve eliyle git isareti yaptı  ve bana birseyler söylemek için agzını actıgında  agzından kan bosaldıgını gördüm  o güzel basını babamın basından kendi kucagıma aldı hafifce gülümsedi ve bak  ne yapmıssın yeni gömlegini onun kanına bulanmıs gömlegimi göstererek iki hafta önce  dogum günümde o almıstı  ve birden  basını karanlıkta  benim secemeyecegim  kazanın oldugu bir yere çevirip  tüh yaa dedi  ne demek istedigini anlamamıstım  basını tekrar çevirdigimde  ölmüstü ondan sonrasını  hatırlamıyorum  gözümü evde açtım  orada bayılmısım  beni doktora götürmüsler  sakinlestirici falan yapmıslar  uzun süre baygın halde yatmısım  kendime gelir gelmez aglamaya basladım  kimse müdahale etmedi  doktor aglarsa müdahle etmeyin demis  tekrar kendimden geçene kadar  aglamısım ondan sonraki günlerde  göz yasım hiç dinmedi  aradan iki ay filan geçmisti  bir gün annneme onlara gitmek istedigimi söylemistim  önce annem kabul etmedi ama yalvarmama dayanamayıp bir sartla kabul etti  gideriz ama orada aglayıp annesini üzmeyecegine söz verirsen dedi bende söz verdim  ve gittik bir süre oturduk  ama ben kendimi zor tutuyordum aglamamak için bak oglum dedi  annesi  birbirinizi  ne kadar çok sevdiginizi  biliyoruz ve ne adar çok üzüldügünüde  biiyorum dedi ama senden  bir ricam  var dedi kızım son nefesini senin kucagında vermis  bana son anlarını anlatmanı istiyorum dedi sasırdım  nasıl anlatabilirdimki anneme baktım  boynunu büktü  bende onu üzmeyecek bir sekilde  anlattım ama bir ara karanlıkta bir tere bakıp tüh yaa dedigini anlamadıgımı söyleyince annesi bana sarılıp öyle bir aglamayya basladıki bende zaten zor tutuyordum kendimi ikimizde uzun süre agladık.      Biraz sakinlestikten sonra  artık dünyada yasamam için hiç bir sebebin kalmadıgını  karar vermeme sebep olan seyi anlattı  o gün annesi evlerinde benim en çok sevdigim yemegi yapmmıs anne demis ayhan bu yemegi  çok sever bizim yiyecegimiz kadarını  ver eben ayhanlara gidip onunla beraber yiyecegim demis annesi yalnız  göndermemek için  yakınlarında oturan teyzesinin  kızıyla bize  göndermis yolda  gelirken teyzesinin kızı sen biraz bekle  ben marketten  içecek birseyler  alayım demis  kaldırımda beklerken  bir araba  vurup kaçmıs  bize yakın oldukları için  teyzesinin kızı hemen bize haber vermeye  gelmis o aksam o karanlıga bakıp  tüh yaa dedigi seyde bana getirdigi  yemeklerin  dökülmüs olmasına  üzüldügü içinmis  son anlarını yasayan birisinin  canından daha çok  bana getirdigi yemeklerin  dökülmesine üzülecek  kadar seven bir kalp daha  varmıdır su lanet dünyada  baskasını sevebilirmiyim artık asık olabilirmiyim  baskasına tahammül  edebilirmiyim  saçma sapan  seylerin  adını ask  koymalarına bizim yasadıklarımız  bilemesekte  gerçek asktı bunu simdi biliyorum  ama o bilmiyor  bir birbirimize söz vermistik  hangimiz  önce ölürsek  digerimizi  cennetin kapısında  bekleyecekti simdi bende  bilmeden yasadıgımız  o tarif edilemez duygunun  gerçek ask oldugunu  o askı sonsuza kadar yasayacagımız  cennetin  kapısında  beni bekleyen  melegime  anlatmak için gelmesi için hergün yalvarıp dua ettigim beni kavusturacak kisiyi  bekliyorum AZRA&lt;L&lt;            ..             ..                                                    .                                  O ÖLDÜKTEN SONRA                                               .   Bugün hafta sonu askımla bulusacagız en güzel elbiselerimi giymeliyim acaba yanakları gibi kırmızı olanımı yoksa  gözleri gibi  kapkara olanımmı  yada kazanın oldugu  gün kanıyla  üzerine çiceklar yaptıgı gömlegimi ne kazası  ne kanıya nerden çıktı  simdi offf ben en iyisi  son bulusmamızda  omzuma koydu  o kokan gömlegi giyeyim  evet evet  bu daha iyi  anne ben çıkıyorum  oanamı tabiki anne  yaa her hafta  sonu kiminle bulusuyorum ben  iyide neden aglıyorsun simdi gidip annesinden de izin almalıyım  günaydın müsade ederseniz kızınızla gezicez biraz tabiki oglum  ana iyi bak  olurmu  bak buda aglıyor  noluyo bunlara  anlamıyorum kosar adımlarla  gidiyorum günaydın askım  ben geldim bak hala yatıyo hemde  bembeyaz  gelinligiyle  yanaklarına  küçük bi öpücük kondurup  uyandırıyorum  her zamanki  gibi  toprak kokuyor  melegim  uzatıyor kollarını yattıgı yerden  tutuyorum ellerinden  tüy kadar hafif ne kadarda  güzel benim melegim  hoscakal bekçi amca  bak koskoca adamda aglıyo iyi eglenin olurmu diyor kirli sakallarından süzülen yasları silerek onun en sevdigi yerleri geziyoruz elele  allahım  onunla olunca  okadar mutluyumki bir ara yine göz göze  geliyoruz  bakmamalıydık yine  aglıycaz ne kadar agladıgımızı   aksam ezanını duyunca anlıyorum  iste bu günde bitti melegim  gitmeliyiz bekçi amca kızar  sonra hosgeldiniz iyi egelndinizmi bari neler yaptınız  bakalım agladık aksama kadar  her zaman ki  gibi  he evet hadi melegim  sen simdi yat  ben haftaya  yine gelirim  bir gün diyorum bir gün  ben beyaz damatlıklarımı giyip  gelecegim yanına  kapkara gözlerini açarak yalvarırcasına çabuk gel olurmmu  diyor yakında melegim çok yakında  biliyorum  biliyorum simdi iyi geceler  öpücügüm olmadan uyuyamaz  bitanem  yanaklarına  bi öpücük konduruyorum  yine o toprak kokusu .geldim ane hosgeldin oglum                .ÖLDÜR BEN&lt; ANNE BENDE TOPRAK KOKMAK &lt;ST&lt;YORUM .</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.duslerforum.org/forumdisplay.php?f=57">+ Aşk Hikayeleri, Sevgi HikayeLeri</category>
			<dc:creator>ugrsuz kdi</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.duslerforum.org/showthread.php?t=278744</guid>
		</item>
		<item>
			<title>-Sevda masalı-(kendimden birseyler)</title>
			<link>http://www.duslerforum.org/showthread.php?t=278597&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Fri, 27 Aug 2010 17:06:55 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Sınavları varmıs Sevda'nın.Hayatını belirlemesi gereken.Ailesi onun için çok uğrasmıs ve iyi bir yere gelmesini istiyorlarmıs.Sevda ise birine...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font face="Comic Sans MS"><font color="DeepSkyBlue">             Sınavları varmıs Sevda'nın.Hayatını belirlemesi gereken.Ailesi onun için çok uğrasmıs ve iyi bir yere gelmesini istiyorlarmıs.Sevda ise birine aşıkmıs.Birbirlerini seviyorlarmıs.Ama Koray geleceğini etkileyecek sınavlara bile ilgi göstermiyormus.Bir gün Sevda'nın canına tak etmis ve Koray'a ayrılmalara gerektiğini söylemiş.Koray zaten Sevda'ya soğuk davranıyormus.Ve ayrılmıslar.Aslında Sevda'nın ayrılmak için en büyük sebebi Koray'ın sınıftaki üç tane kızla çok iyi anlasması ve Sevda'nında kızlardan birinin Koray'ı sevdiğini bilmesi imiş.</font></font><br />
<font face="Comic Sans MS"><font color="DeepSkyBlue">             Aradan aylar geçmis.Sınav daha da yaklasmıs.Koray neredeyse hiç okula gelmiyormus artık.Sevda her gecen gün ona daha çok bağlanıyormus ama sonunda olmayacağını kabullenmis...</font></font><br />
<font face="Comic Sans MS"><font color="DeepSkyBlue">             Ve sınav günü gelmis çatmıs Sevda sabah iyice hazırlanıp evden çıkmıs.Sınav bittiğinde hiçbir yorum yapmamıs.Ve Koray'ın evinin oralardaki kafeye gitmis.Belki gelir diye tam 3 saat orada beklemis.Nafile...</font></font><br />
<font face="Comic Sans MS"><font color="DeepSkyBlue">             Sınav sonucları acıklanmıs.Sevda iyi bir  anadolu lisesini kazanmıs.Koray ise normal bir liseyi.Yaz da sessiz sedasız geçmis.Derken okullar açılmıs.Ve bir gün Koray Sevda'ya mesaj atmıs ''Sevda*m sensiz nefes alamıyorum.Ve tekrar konusmaya baslamıslar buzlar çözülmüs unutulmusluklar aska dönüsmüs.</font></font><br />
<font face="Comic Sans MS"><font color="DeepSkyBlue">             Şu an bu olayın üzerinden tam bir yıl geçti.Ve hala beraberler.</font></font><br />
<font face="Comic Sans MS"><font color="DeepSkyBlue">Darısı basınıza...</font></font></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.duslerforum.org/forumdisplay.php?f=57">+ Aşk Hikayeleri, Sevgi HikayeLeri</category>
			<dc:creator>KaRameLa</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.duslerforum.org/showthread.php?t=278597</guid>
		</item>
		<item>
			<title>bir kadını tanımak</title>
			<link>http://www.duslerforum.org/showthread.php?t=278507&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Fri, 27 Aug 2010 14:20:52 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Bir kadını tanımak&#8230; Bütün gel-gitleri, kaprisleri, küçük şımarıklıkları, korkuları, şaşkınlıkları, hercailikleri, hayal kırıklıkları, aşkları, terk...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font face="Comic Sans MS">Bir kadını tanımak&#8230; Bütün gel-gitleri, kaprisleri, küçük şımarıklıkları, korkuları, şaşkınlıkları, hercailikleri, hayal kırıklıkları, aşkları, terk edilişleri, başarıları, başarısızlıkları, kurnazlıkları, saflıkları, çocuk ağızları, şirinlikleri, küçük yalanları, büyük itirafları, kocaman yürekleri ile kendi olmaya çalışan kadınları tanımak&#8230;<br />
<br />
Bir kadını sevmekle başlar her şey ama bir kadını tanımakla varılır hayatın sırrına. Bir kadını tanımaya soyunmak zor ama keyifli bir yolculuğa çıkmaktır. Dört mevsimi bir yürekte buluşturur, bu yüzden de sürekli şaşırtırlar. Sürprizlerin ardı arkası kesilmez. Zordur anlamak onları. Benzemek gerekir anlayabilmek için belki de! Kendi zekasını hatırlatanları sever, sevgisini göstermekten ürkmeyenleri, sürprizlere hazırlıklı olanları bir de. Muson yağmurları gibi yağarken, Sahra&#8217;da çöl fırtınası koparıp ardından güneş olup ısıtabilirler. Dedim ya bir dünyadır kadınlar, yürekleriyle konuşan, gözleriyle gülen&#8230;<br />
<br />
Bir kadını sevmekle başlar her şey ama bir kadını tanımakla anlaşılır hayatın sırrına ancak aşkla varılacağı. Sevgi arsızıdır kadın. Verdiğinden daha fazlasını isteme bencilliğini gösterecek kadar sevgi arsızı&#8230; Bu yanını doyurunca şımaracağından korkanlar, birlikte çoğalacaklarını bilmeyenlerdir.<br />
<br />
Bir kadını sevmekle başlar her şey ama bir kadını tanımakla kanat çırpılır özgürlüğün bütün maviliklerine. Kendine inananlara, aşka inananlara koşar. Hem yaman bir aşk avcısı, hem de engebeli yollarda koşmaktan bitap aşk yorgunudur kadın.<br />
<br />
Bir kadını sevmekle başlar her şey ama bir kadını tanımakla çıkılır keyifli serüvenlere. Hayatla dalga geçmesini bilir kadın, tıpkı kendiyle dalga geçmesini bildiği gibi. Ağız dolusu gülüşlere teslim olur.<br />
<br />
Bir kadını sevmekle başlar her şey ama bir kadını tanımakla tanık olunur tutkuların gücüne. Göze alandır kadın. Çekip gitmeyi, sahip olduklarından vazgeçmeyi, karşılık beklememeyi&#8230; Mücadele eder, kızar, bağırır ama hep sever. Dedim ya bir dünyadır kadınlar, yürekleriyle konuşan, gözleriyle gülen&#8230;<br />
<br />
Yüreğini sevgiye açan ve sevmekten korkmayan bütün kadınlar gibi.. Şimdi bir düşünün, kaç kadını değil bir kadını tanıyabildiniz mi bugüne değin??<br />
<br />
Tanrı, kadınlara geçmişi ve geleceği, erkeklere ise yaşadığı günü armağan etti, kadınlar geniş bir zamana yayıldıkları için huzursuz, erkekler daracık bir zamana sıkıştıkları için anlayışsız olurlar.<br />
<br />
</font></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.duslerforum.org/forumdisplay.php?f=57">+ Aşk Hikayeleri, Sevgi HikayeLeri</category>
			<dc:creator>KaRameLa</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.duslerforum.org/showthread.php?t=278507</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Mükemmel bir ask hikayesi</title>
			<link>http://www.duslerforum.org/showthread.php?t=278504&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Fri, 27 Aug 2010 14:14:13 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Bir otobüs duraginda karsilasmislardi ilk kez&#8230;. Biri tipta okuyordu, öbürü mimarlikta. O ilk karsilasmadan sonra, bir kere, bir kere, bir kere daha...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Bir otobüs duraginda karsilasmislardi ilk kez&#8230;. Biri tipta okuyordu, öbürü mimarlikta. O ilk karsilasmadan sonra, bir kere, bir kere, bir kere daha karsilasabilmek için, hep ayni saatte, ayni duraktan, ayni otobüse bindiler. Gençtiler, çok genç&#8230; Birbirileriyle konusacak cesareti bulmalari biraz zaman aldi ama sonunda basrdilar. Ikisi de her sabah otobüse bindikleri semtte oturmuyorlardi aslında. Delikanli arkadasinda kaldigi için o duraktan binmisti otobüse, kiz ise ablasinda&#8230;. Sirf birbirilerini görebilmek için, her sabah erkenden evlerinden çikip, sehrin öbür ucundaki o duraga, onlarin duragina geldiklerini, gülerek itiraf ettiler bir süre sonra&#8230; Okullarini bitirince hemen evlendiler. Mutluydular hem de çok mutlu&#8230; Bazen issiz, bazen parasiz kaldilar ama öylesine siki kenetlenmisti ki yürekleri ve elleri hiçbir seyi umursamadilar. Ayin sonunu zor getirdikleri günlerde de ünlü bir doktor ve ünlü bir mimar olduklarinda da hep mutluydular. Zaman asimina ugrayan, aliskanliklara yenik düsen, banka hesabinda para kalmadigi için ya da tam tersine o hesabi daha da kabarik hale getirmek uguruna bitip-tükeniveren sevgilerden degildi onlarinki&#8230; Günler günleri, yillar yillari kovaladikça sevgileri de büyüdü, büyüdü&#8230; Tek eksikleri çocuklarinin olmamasiydi. Zorlu bir tedavi sürecine ragman çocuk sahibi olmayinca, &#8220;bütün mutluluklarin bizim olmasini beklemek, bencillik olur&#8221; diyerek devam ettiler hayatlarina. Çocuk yerine, sevgilerini büyüttüler&#8230; &#8220;Senin için ölürüm&#8221; derdi kadin, simsiki sarilip adama ve adma &#8220;Hayir, ben senin için ölürüm&#8221; diye yanit verirdi hep&#8230; Bazen eve geldiginde, aynanin üzerinde bir not görürdü kadin, &#8220;Bir tanem, kütüphanenin ikinci rafina bak&#8230;.&#8221; Kütüphanenin ikinci rafinda baska bir not olurdu, &#8220;Mutfaktaki masanin üzerine bak ve seni çok sevdigimi sakin unutma&#8221; Mutfaktaki masadan, salondaki dolaba sevgi dolu notlari okuya okuya kosturan kadin, sonunda kimi zaman bir demet çiçek, kimi zaman en sevdigi çikolatalar, kimi zaman da pahali armaganlarla karsilasirdi&#8230; Aldigi hediyenin ne oldugu önemli degildi zaten&#8230;. Hayat ne kadar hizli akarsa aksin, isleri ne kadar yogun olursa olsun hep birbirlerine ayiracak zaman buluyorlardi bulmasina ama kirkli yaslarin ortalarina geldiklerinde, daha az çalismaya karar verdiler. Adam, hastaneden ayrildi ve muayenehanesinde hasta kabul etmeye basladi. Kadin da mimarlik bürosunu kapadi ve sadece özel projelerde görev aldi. Artik daha fazla beraber olabiliyorlardi. Bir gün sahilde dolasirken, harap durumda bir ev gördü kadin, üzerinde &#8220;satilik&#8221; levhasi asili olan. &#8220;Ne dersin, bu evi alalim mi?&#8221; dedi adama. &#8220;Bu viraneyi yiktirir, harika bir ev yapariz. Projeyi kafamda çizdim bile. Kocaman terasi olan, martilari kahvaltiya davet edecegimiz bir deniz evi yapalim burayi&#8230;&#8221; &#8220;Sen istersin de ben hiç hayir diyebilirmiyim?&#8221; diye yanit verdi adam. &#8220;Amerika&#8217;daki tip kongresinden döner dönmez ararim emlakçiyi&#8230; Kaç para olursa olsun, burasi bizimdir artik&#8230;.&#8221; Sadece bir hafta ayri kalacaklarini bildikleri halde, ayrilmalari zor oldu adam Amerika&#8217;ya giderken.Her gün, her saat konustular telefonla. Gözyaslari içinde kucaklastilar havaalaninda. Fakat birkaç gün sonra, kocasinda bir tuhaflik oldugunu fark etti kadin. Eskisi kadar mutlu görünmüyor, konusmaktan kaçiniyordu. Onu neselendirmek için, sahildeki evi hatirlatti ve çizdigi projeyi verdi kadin ama hiç beklemedigi bir cevap aldi: &#8220;Canim, o ev bizim bütçemizi asiyor. Sen en iyisi o evi unut&#8230;&#8221; Mutsuzluk, mutlulugun tadina alismis insanlara daha da aci, daha da çekilmez gelir. Kadin, hiç sevmedi bu beklenmedik misafiri. Derdini söylemesi için yalvardi adama, &#8220;Senin için ölürüm, biliyorsun, ne olur anlat&#8221; diye dil döktü bos yere&#8230; Yillardir sevdigi adam, duyarsiz ve sevgisiz biriyle yer degistirmisti sanki. Ona ulasmaya çalistikça, beton duvarlara çarpiyordu kadin, her çarpmada daha fazla kaniyordu yüregi&#8230; Bir gün, çocuklugunun, gençliginin ve bütün hayatinin birlikte geçtigi arkadasina dert yanarken, &#8220;Artik dayanamiyorum, sana söylemek zorundayim&#8221; diye sözünü kesti arkadasi. &#8220;O, seni aldatiyor. Is yerimin tam karsisindaki restoranda genç bir kadinla yemek yiyiyor her öglen. Sonra sarmas dolas biniyorlar arabaya&#8230;.&#8221; &#8220;Sus, sus çabuk, duymak istemiyorum bu yalanlari&#8221; diye bagirdi kadin. Onca yillik arkadasini, kendisini kiskanmakla suçladi&#8230;. Ertesi gün, ögle vakti o restoranin hemen karsisinda bir köseye sindi sessizce ve peri masallarinin sadece masal oldugunu anladi&#8230; Kocasinin eskiden ayni hastanede çalistigi genç çocuk doktorunu tanidi hemen. Bazen evlerinde agirladiklari kadina nasil sarildigini gördü adamin&#8230; Aksam kocasi eve gelir gelmez, bazen bagirip, bazen aglayarak, bazen ona simsiki sarilip bazen de yumruklayarak haykirdi suratina her seyi. Inkar etmedi adam. Zamanla duygularin degisebildigi, insanlarin orta yasa geldiklerinde farklilik aradigi gibi bir seyler geveledi agzinda ve bavulunu alip gitti evden. Kapidan çikarken, &#8220;son bir kez kucaklamak isterim seni&#8221; diyecek oldu ama kadin, &#8220;defol&#8221; dedi nefretle&#8230; Ilk celsede bosandilar&#8230; Modern bir ask hikayesinin böyle son bulmasina kimse inanamadi. Arkadaslarinin destegiyle ayakta kalmaya çalisti kadin. Adamin, sevgilisiyle birlikte Amerika&#8217;ya yerlestigini ögrendi. Bazen yalniz kaldiginda, onu hala sevdigini hissedince, aglama nöbetleri geçiriyor, askin yerini, en az onun kadar yogun bir duygu olan nefretin almasi için dua ediyordu. Aradan bir yil geçti&#8230; Her seyin ilaci oldugu söylenen zaman bile, kadinin derdine çare olamamisti. Bir sabah, israrla çalan zilin sesiyle uyandi. Kapiyi açtiginda, karsisinda o kadini gördü. &#8220;Sen, buraya ne yüzle geliyorsun&#8221; diye bagirmak istedi ama sesi çikmadi. &#8220;Lütfen, içeri girmeme izin ver, mutlaka konusmamiz gerekiyor.&#8221; dedi genç kadin. Kanepeye ilisti ve zor duyulan bir sesle konusmaya basladi: &#8220;Hiçbir sey göründügü gibi degil aslinda. Çok üzgünüm ama o bir saat önce öldü. Geçen yil Amerika&#8217;daki kongre sirasinda ögrendi hastaligini ve yaklasik bir senelik ömrü kaldgini. Buna dayanamayacagini, hep söyledigin gibi onunla birlikte ölmek isteyecegini biliyordu. Seni kendinden uzaklastirmak için, benden sevgilisi rolünü oynamami istedi. Ailesine de haber vermedi. Birlikte Amerika&#8217;ya yerlestigimiz yalanini yaydi. Oysa ilk karsilastiginiz otobüs duraginin karsisinda bir ev tutmustu. Tedavi görüyor ve kurtulacagina inaniyordu ama olmadi. Gece fenalasmis, bakicisi beni aradi, son anda yetistim. Sana bu kutuyu vermemi istedi&#8230;&#8221; Gözlerinden akan yaslari durduramayacagini biliyordu kadin. Hemen oracikta ölmek istiyordu. Eline tutusturulan kutuyu açmayi neden sonra akil edebildi. Itinayla katlanmis bir sürü kagit duruyordu kutuda. Ilk kagitta, &#8220;Lütfen bütün notlari sirayla oku bir tanem&#8221; diyordu&#8230; Sirayla okudu; &#8220;Seni çok sevdim&#8221;, &#8220;Seni sevmekten hiç vazgeçmedim&#8221;, &#8220;Senin için ölürüm derdin hep, dogru söyledigini bilirdim.&#8221; &#8220;Fakat benim için ölmeni istemedim&#8221; &#8220;Simdi bana söz vermeni istiyorum.&#8221; &#8220;Benim için yasayacaksin, anlastik mi?&#8221; son kagidi eline alirken, kutuda bir anahtar oldugunu gördü kadin&#8230; Ve son kagitta sunlar yaziliydi: &#8220;Sahildeki evimizi senin çizdigin projeye göre yaptirdim. Kocaman terasta martilarla kahvalti ederken, ben hep seni izliyor olacagim&#8230;.&#8221;</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.duslerforum.org/forumdisplay.php?f=57">+ Aşk Hikayeleri, Sevgi HikayeLeri</category>
			<dc:creator>KaRameLa</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.duslerforum.org/showthread.php?t=278504</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İki Farklı 'Güle Güle']]></title>
			<link>http://www.duslerforum.org/showthread.php?t=277031&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Tue, 24 Aug 2010 16:27:23 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*KADIN:*


"O gün son kez görmeye gittim O'nu.. Son kez çünkü ; artık daha fazlasına gücüm kalmamıştı.. O'nun o aslında herşeyin farkında olup ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b>KADIN:</b><br />
<br />
<br />
&quot;O gün son kez görmeye gittim O'nu.. Son kez çünkü ; artık daha fazlasına gücüm kalmamıştı.. O'nun o aslında herşeyin farkında olup  bilmezden gelen tavrı bütün cesaretimi ve gücümü emiyordu adeta..<br />
O geceyi düşünüyordum.. Adına&quot; gurur&quot; dedikleri o aptal kalkanı ayaklarımın altında eze eze karşısında dikilişimi.. Ağlamamak için var gücümle çenemi sıkarakdişlerimin arasından dudaklarımı parçalarcasına sızan &quot; seni seviyorum&quot; cümlesini..<br />
Bu cümleyi bekliyormuşcasına kayıtsızca bakıyordu yüzüme.. O'nu öldürebilirdim. Yemin ederim.. Bu kadar umursamaz durabildiği için O'nu gözümü kırpmadan öldürebilirdim..<br />
Ayağa kalktı yavaşça yanıma yaklaştı.. Gözlerimi kapattım.. Yüzüme değecek bir dokunuş yada nefes için neler feda etmezdim.. Ama  hayır... Buz gibi inişi çıkışı olmayan bir sesle;&quot; kafan karışık senin geç oldu hem hadi seni eve bırakayım&quot; dedi sadece..<br />
Utanmamıştım.. Hayır hissettiğim şeyin adı utanmak değildi.. O'nun karşısında soyunmaktan zaaflarımla çırılçıplak kalmaktan hiç utanmamıştım.. Hissettiğim şey ; Belki öfke.. Yada Çaresizliğin verdiği saldırganlık ..Nefret ediyordum O'ndan..<br />
Tek kelime etmeden çıktım evden.. Arkamda ne bir ses ne bir seslenen..<br />
Bir daha aramadım.. O da aramadı.. Zaten  ben aramadıkça  O beni asla aramazdı..<br />
<br />
Aylar sonra yeniden karşımdaydı..Gözlerinde ne bir şaşkınlık ne sitem ne özlem.. Hiç bir şey.. Sadece koca bir boşluk.. Arkasına düşüp paramparça olduğum koca bir boşluk sadece..<br />
&quot;Gidiyorum&quot; dedim.. &quot; Bir teklif aldım.. Yurtdışından.. Sanırım buralardan biraz uzaklaşmak iyi gelecek bana..&quot;Dinliyordu.. Yani  sanırım dinliyordu.. Öylesine tepkisizdi ki.. Her zamanki gibi.. &quot; İlk etapta 2 yıl.. Herşey yolunda giderse belki de geri dönmem.. sonuçta benin burada tutan bir sebep yok nasılsa..&quot;- Hayırlısı..<br />
<br />
Bu kadar işte.. &quot;Hayırlısı..&quot; Lanet olası bir &quot;gitme&quot; kelimesi ile yeniden doğabilecekken &quot;hayırlısı&quot; ile bir kuyuya yuvarlanıyordum..<br />
<br />
Bir an göz göze gelebilmek için yüzüne baktım.... Bir şeyler görebilirim kuyunun dibini boylamadan tutunabilecek bir şey yakalarım umuduyla son bir hamle.. Nafileydi.. Gözleri yoktu.. Bana bakmıyordu bile.. Düştüm.. Paramparça oldum üstelik..<br />
<br />
El sıkıştık..<br />
Arkamı dönüp çıkarken kendimce cezalandırdım O'nu.. &quot;Seni seviyorum&quot;umu kendime saklayıp &quot;Allahaısmarladık&quot; dedim sadece..<br />
Bunun bir avuntu olduğunu ve Onun için hir birşey ifade etmediğimi bir kez daha ilan eden son cümlesi  buz gibi uzak ve soğuk  iki küçük kelimeydi..<br />
<br />
<u>GÜLE GÜLE...&quot;</u><br />
<br />
<br />
<b>ADAM:</b><br />
<br />
&quot;Geleceğini hiç tahmin etmiyordum.. Kapı açılıp ta Onu karşımda görünce.. Neyse ki masanın üzerinde toparlanması gereken kağıtlar vardı.. Ellerimdeki telaşı farketmemesini umuyordum.. Farketmedi.. Neden  bilmiyorum ama  nefesim daralıyordu..<br />
O geceden sonra ilk görüşümdü O'nu..<br />
O gece.. Karşımda küçük bir kız çocuğu gibi titreyişi..<br />
Neden böyleydim ben?Ne hissediyordum O'na karşı? Birşey hissediyor muydum onu bile bilmiyorum.. Bu direncin sebebi hakkında en ufak bir fikrim bile yoktu.. Ama olmasını<br />
istediğim buydu.. Yada belki olması gerektiğine inandığım... Off.. Hiç birşey bilmiyordum.. Kendi  içimde tek başınalığıma o kadar alışmıştım ki; onu bozacak en ufak bir ayak sesine dahi tahammülüm yoktu..<br />
O ise bütün inadıyla asla kıramayacağı bir kapıyı yumrukluyordu..Ellerinden sızan kanı görüyordum..Hiç birşey yapmadan tek kelime etmeden öylece seyrediyordum.. Belki de birşey yapmak istemiyordum.. Ne o kapıyı açtım ne kapıdan kovdum.. Sadece seyrettim ellerini parçalayışını.. Kendimden nefret ediyordum.. Onun zaaflarını mı kullanıyordum yoksa?<br />
O gece &quot;kal&quot; desem olabilecekleri biliyordum.. Teslimdi.. Bu teslimiyetten emin olmanın verdiği bir boşvermişlik miydi acaba? &quot;Kal &quot; demedim Ona..<br />
<br />
Neydi? Neyimdi? Hiç düşünmedim.. Sormadım kendime.. Bir defa bile kulak vermedim kalbimin sesine.. Kalbi dinlemek tehlikelidir.. Acıtır insanı.. Bunu tecrübe etmesem de inandığım doğru buydu.. Belki de bir kalbim bile yoktu benim..<br />
Gitti.. Öylece kala kaldım odanın ortasında.. Boğazıma takılma ihtimali olan yumruktan korkup yutkunmadım bile.. Hislerim bir anda yok olmuş gibiydi.. Kaskatı kesilmiştim..<br />
Hiç aramadım Onu.. Aramazdım zaten..Aramamalısın diye fısıldayan bir iç sesim bile yoktu..<br />
Büsbütün silinmek üzereydi aklımdan.. Taa ki o gün..<br />
Yeniden karşımdaydı işte..Güçlü kadın rolü oynayan  küçük küçücük kız çocuğu (m).<br />
&quot;Gidiyorum&quot; dedi.. Ve peşinden bir sürü başka şeyler.. Kulaklarım uğulduyordu.. Hiç birşey duymuyordum artık.. Kulaklarımdan beynime aynı anda binlerce darbe vuran tek bir kelime tarafından yutuluyordum: &quot;Gidiyorum..&quot;<br />
Bu halimi hiç sevmemiştim....Korkuyordum.. Kontrolümü kaybetmekten korkuyordum ..<br />
&quot;Hayırlısı&quot; dedim sadece.. Kuru  kupkuru bir &quot;hayırlısı&quot;.. Kalbimden geçenin ne olduğunu bile bilmiyorum.. Dinlememeliydim onu..<br />
Bakışlarındaki öfke miydi? Yoksa acı mı?<br />
Ne olduğunu anlamak için bakacak olsam beni görecekti.. Beni gördüğünde gözlerimde görmesi muhtemel şey.. Yok .. Bu ölmek demekti.. Bakmadım gözlerine..<br />
El sıkıştık.. Avuçlarım daha önce bu kadar acı çekmiş miydi?<br />
<br />
Arkasını dönüp gitti..Fısıltı halinde odaya bıraktığı &quot;Allahaısmarladık&quot; cümlesineneden bilmiyorum ama sanki ruhsuz bir &quot;güle güle &quot; ile cevap vermeliydim.. Yapmam gerekeni gerektiği gibi yapmıştım işte..<br />
<br />
<u>GÜLE GÜLE...</u></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.duslerforum.org/forumdisplay.php?f=57">+ Aşk Hikayeleri, Sevgi HikayeLeri</category>
			<dc:creator>RaPizM^^</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.duslerforum.org/showthread.php?t=277031</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Sahte Dostluk</title>
			<link>http://www.duslerforum.org/showthread.php?t=277017&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Tue, 24 Aug 2010 16:22:14 GMT</pubDate>
			<description>*Dost kalalım ne olur?* dedi gözlerimin içine bakarak.. ses çıkaramadım çünkü boğazıma düğümlenmişti kelimelerim.. oturduğumuz banktan kalkıp sahile...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b>Dost kalalım ne olur?</b> dedi gözlerimin içine bakarak.. ses çıkaramadım çünkü boğazıma düğümlenmişti kelimelerim.. oturduğumuz banktan kalkıp sahile doğru ilerledi.. bakakaldım arkasından.. ve onu ne kadar çok sevdiğimi düşündüm.. ama o bana dost kalmamız gerektiğini söylüyordu..<br />
<br />
düşündüm sonra dost kalabilir miyim diye? &quot;hayır dost falan olamayız&quot; dersem bir daha göremeyecektim &quot;peki dost kalalım&quot; dersem bundan sonra yine görme şansım vardı..<br />
<br />
denizi izledi biraz gün batıyordu güneşin kızıllığı o kadar güzeldi ki.. ama yine de içimi aydınlatamıyordu.. sonra döndü yanıma.. - çok iyisin ve ben seni kaybetmek istemiyorum! dedi o içimi parçalayacak kadar güzel sesiyle.. ben de onu kaybetmek istemiyordum dost kalmayı kabul edecektim mecburen.. ne olursa olsun onu görebilmek pahasına içime gömecektim aşkımı..<br />
<br />
iki dost olarak ayrıldık deniz kenarından.. sonra birkaç kez aradı beni.. her telefon çalışında kalbim yerinden fırlayacak gibi oluyordu.. önceleri ben telefonu açıp alo deyişimde karşıdan &quot;aşkıııım&quot; diye bir ses duyardım.. ama artık sıradan kupkuru bir &quot;alo&quot; duyuyordum sadece.. çünkü artık arkadaştık.. havadan sudan konuşuyorduk bana arkadaşlarını anlatıyordu.. hep konuşmanın arasında &quot;aşkım&quot; diyesim geliyordu ama diyemiyordum.. ondan bekliyordum hep o lafı ama sonra sevgili değil arkadaş olduğumuzu hatırlıyordum..<br />
<br />
<br />
<b>insanın kalbi acır mı hiç? evet benim işte o anda kalbim acıyordu</b>.. soyut değil somut fiziksel bir acı.. böyle konuştuk birkaç kez.. sonra bir gün bir cafede buluştuk sohbet etmek için.. her zamanki gibi yine o aramıştı dertleşmek istiyordu.. sıkıntılıymış biraz.. - nasılsın? dedim.. - iyi sayılır kafam karışık biraz.. - neden? baktı yüzüme.. - aşık oluyorum galiba dedi..<br />
<br />
işte o anda kendimi dünyanın en mutlu erkeği sanmıştım.. evet bana yeniden aşık oluyordu.. &quot;iyi ki kabul etmişim dost kalmayı&quot; diye geçirdim aklımdan.. işe yaramıştı yeniden sevmişti beni.. çocuklar gibi sevinçliydim yerimde duramıyordum.. farkında olmadan bir gülümseme yayılmıştı yüzüme..<br />
<br />
- hayırdır pek sevindin galiba dedi gülümseyerek.. - tabi ki sevindim.. senin mutluluğun aynı zamanda benim mutluluğum.. tabii farkettirmemem lazımdı anladığımı sanki başkasına aşık olduğunu sanmışım gibi davranmalıydım..<br />
<br />
- ee kim bu şanslı erkek? kafasını önüne eğmesine bir anlam verememiştim.. gözlerini benden saklıyordu sanki.. sonra kaldırdı kafasını boş gözlerle baktı bana..<br />
<br />
- aslında sana bunu anlatmamam lazım ama beni senden başka dinleyen anlayan dostum yok! sana içimi dökmek istedim dedi.. bu dostluk muhabbeti iyice canımı sıkmaya başlamıştı artık ama sabretmeliydim yine de.. - dinliyorum..<br />
<br />
- bizim iş yerindeki murat var ya işte ondan hoşlanıyorum.. ne yapacağımı da bilmiyorum bana yardım et.. gözlerim kararmaya başladı.. yeniden o kalp acısı nüksetti göğsümde.. anlatılamayacak bir acıydı bu.. kafamı dışarı çevirdim.. oturduğumuz cafeden sahil gözüküyordu.. sahildeki bankta bir çift oturuyordu birbirlerine sarılmış öylece duruyorlardı.. sonra iki damla yaş damladı gözlerimden.. yüzüm ateş gibi yanıyordu sırtımdan soğuk terler akıyordu.. gözlerimden yaşlar süzülürken baktım son kez sevdiğimin güzel yüzüne.. o ise bana boş gözlerle bakıyordu.. yavaşça kalkıp sahile indim.. ve ağladım......</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.duslerforum.org/forumdisplay.php?f=57">+ Aşk Hikayeleri, Sevgi HikayeLeri</category>
			<dc:creator>RaPizM^^</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.duslerforum.org/showthread.php?t=277017</guid>
		</item>
		<item>
			<title>güzeL biR ask hikayeSi ~</title>
			<link>http://www.duslerforum.org/showthread.php?t=276465&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Mon, 23 Aug 2010 20:19:58 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Bir otobüs durağında karşılaşmışlardı ilk kez.... Biri <br>tıpta okuyordu öbürü mimarlıkta. O ilk karşılaşmadan sonra bir kere bir kere bir kere daha...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><i><font face="Comic Sans MS"><font size="2"><font color="DarkSlateBlue">Bir otobüs durağında karşılaşmışlardı ilk kez.... Biri &lt;br&gt;tıpta okuyordu öbürü mimarlıkta. O ilk karşılaşmadan sonra bir kere bir kere bir kere daha karşılaşabilmek için hep aynı saatte aynı duraktan aynı otobüse bindiler. Gençtiler çok genç... Birbirileriyle konuşacak cesareti bulmaları biraz zaman aldı ama sonunda başrdılar. İkisi de her sabah otobüse bindikleri semtte oturmuyorlardı aslında. Delikanlı arkadaşında kaldığı için o duraktan binmişti otobüse kız ise ablasında...Sırf birbirilerini görebilmek için her sabah erkenden evlerinden çıkıpşehrin öbür ucundaki o durağa onların durağına geldiklerini gülerek itiraf ettiler bir süre sonra... &lt;br&gt;Okullarını bitirince hemen evlendiler. Mutluydular hem de &lt;br&gt;çok mutlu... Bazen işsiz bazen parasız kaldılar ama öylesine sıkı kenetlenmişti ki yürekleri ve elleri hiçbir şeyi umursamadılar. Ayın sonunu zor getirdikleri günlerde de ünlü bir doktor ve ünlü bir mimar olduklarında da hep mutluydular.Zaman aşımına uğrayan alışkanlıklara yenik düşenbanka hesabında para kalmadığı için ya da tam tersine o hesabı daha da kabarık hale getirmek uğuruna bitip-tükeniveren sevgilerden değildi onlarınki...Günler günleri yıllar yılları kovaladıkça sevgileri de büyüdü büyüdü...Tek eksikleri çocuklarının olmamasıydı. Zorlu bir tedavi sürecine rağman çocuk sahibi olmayınca bütün mutlulukların bizim olmasını beklemek bencillik olur diyerek devam ettiler hayatlarına. Çocuk yerine sevgilerini büyüttüler... Senin için ölürüm derdi kadın sımsıkı sarılıp adama ve adma Hayır ben senin için ölürüm diye yanıt verirdi hep...Bazen eve geldiğinde aynanın üzerinde bir not görürdü kadın Birtanem kütüphanenin ikinci rafına bak.... Kütüphanenin ikinci rafında başka bir not olurdu Mutfaktaki masanın üzerine bak ve seni çok sevdiğimi sakın unutma Mutfaktaki masadansalondaki dolaba sevgi dolu &lt;br&gt;notları okuya okuya koşturan kadın sonunda kimi zaman bir demet çiçek kimi zaman en sevdiği çikolatalar kimi zaman da pahalı armağanlarla karşılaşırdı... Aldığı hediyenin ne olduğu önemli değildi zaten... &lt;br&gt;Hayat ne kadar hızlı akarsa aksın işleri ne kadar yoğun &lt;br&gt;olursa olsun hep birbirlerine ayıracak zaman buluyorlardı bulmasına ama kırklı yaşların ortalarına geldiklerinde daha az çalışmaya karar verdiler. Adam hastaneden ayrıldı ve muayenehanesinde hasta kabul etmeye başladı.Kadın da mimarlık bürosunu kapadı ve sadece özel projelerde görev &lt;br&gt;aldı.Artık daha fazla beraber olabiliyorlardı. Bir gün sahilde &lt;br&gt;dolaşırken harap durumda bir ev gördü kadın üzerinde satılık levhası asılı olan. Ne dersin bu evi alalım mıı dedi adama. Bu viraneyi yıktırırharika bir ev yaparız. Projeyi kafamda çizdim bile. Kocaman terası olan martıları kahvaltıya davet edeceğimiz bir deniz evi yapalım burayı... Sen istersin de ben hiç hayır diyebilirmiyimı diye yanıt verdi adam. &lt;br&gt;Amerikadaki tıp kongresinden döner dönmez ararım emlakçıyı... Kaç para olursa olsun burası bizimdir artık....Sadece bir hafta ayrı kalacaklarını bildikleri halde ayrılmaları zor oldu adam Amerikaya giderken. Her gün her saat konuştular telefonla. Gözyaşları içinde kucaklaştılar havaalanında. Fakat birkaç gün &lt;br&gt;sonra kocasında bir tuhaflık olduğunu fark etti kadın. Eskisi kadar mutlu görünmüyor konuşmaktan kaçınıyordu. Onu neşelendirmek için sahildeki evi hatırlattı ve çizdiği projeyi verdi kadın ama hiç beklemediği bir cevap aldı: Canım o ev bizim bütçemizi aşıyor. Sen en iyisi o evi unut...Mutsuzluk mutluluğun tadına alışmış insanlara daha da acıdaha da çekilmez gelir. Kadın hiç sevmedi bubeklenmedik misafiri.Derdini söylemesi için yalvardı adama Senin için ölürüm biliyorsun ne olur anlat diye dil döktü boş yere... Yıllardır sevdiği adam duyarsız ve sevgisiz biriyle yer değiştirmişti sanki. Ona ulaşmaya çalıştıkça beton duvarlara çarpıyordu kadın her çarpmada daha fazla kanıyordu &lt;br&gt;yüreği...Bir gün çocukluğunun gençliğinin ve bütün hayatının &lt;br&gt;birlikte geçtiği arkadaşına dert yanarken Artık dayanamıyorum sana söylemek zorundayım diye sözünü kesti arkadaşı. O seni aldatıyor. İş yerimin tam karşısındaki restoranda genç bir kadınla yemek yiyiyor her öğlen. &lt;br&gt;Sonra sarmaş dolaş biniyorlar arabaya.... Sus sus çabuk duymak istemiyorum bu yalanları diye bağırdı kadın.Onca yıllık arkadaşını kendisini kıskanmakla suçladı.... Ertesi gün öğle vakti o restoranın hemen karşısında bir köşeye sindi sessizce ve &lt;br&gt;peri masallarının sadece masal olduğunu anladı... Kocasının eskiden aynı hastanede çalıştığı genç çocuk doktorunu tanıdı hemen. Bazen evlerinde ağırladıkları kadına nasıl sarıldığını gördü adamın... Akşam kocası eve gelir gelmez bazen bağırıp bazen ağlayarak bazen ona sımsıkı sarılıp bazen de yumruklayarak haykırdı suratına her şeyi.İnkar etmedi adam. Zamanla duyguların değişebildiği insanların orta yaşa geldiklerinde farklılık aradığı gibi bir şeyler geveledi ağzında ve bavulunu alıp gitti evden. Kapıdan çıkarken son bir kez kucaklamak isterim seni diyecek oldu ama kadın defol dedi nefretle... İlk celsede boşandılar... Modern bir aşk hikayesinin böyle son bulmasına kims inanamadı. Arkadaşlarının desteğiyle ayakta kalmaya çalıştı kadın.Adamın sevgilisiyle birlikte Amerikaya yerleştiğini öğrendi. Bazen yalnız kaldığında onu hala sevdiğini hissedince ağlama nöbetleri geçiriyor aşkın yerini en az onun kadar yoğun bir duygu olan &lt;br&gt;nefretin alması için dua ediyordu.Aradan bir yıl geçti... Her şeyin ilacı olduğu söylenen zaman bile kadının derdine çare olamamıştı. Bir sabah ısrarla çalan zilin sesiyle uyandı. Kapıyı açtığında karşısında o kadını gördü. Senburaya ne yüzle geliyorsun diye bağırmak istedi ama sesi çıkmadı. Lütfen içeri girmeme izin ver mutlaka konuşmamız gerekiyor. dedi genç kadın. Kanepeye ilişti ve zor duyulan bir sesle konuşmaya başladı: Hiçbir şey göründüğü gibi değil aslında. Çok üzgünüm ama o bir saat önce öldü. Geçen yıl Amerikadaki kongre sırasında öğrendi hastalığını ve yaklaşık bir senelik ömrü kaldğını. Buna dayanamayacağını hep söylediğin gibi onunla birlikte ölmek isteyeceğini biliyordu. Seni kendinden uzaklaştırmak içinbenden sevgilisi rolünü oynamamı istedi. Ailesine de haber &lt;br&gt;vermedi. Birlikte Amerikaya yerleştiğimiz yalanını yaydı. Oysa ilk &lt;br&gt;karşılaştığınız otobüs durağının karşısında bir ev tutmuştu. Tedavi görüyor ve kurtulacağına inanıyordu ama olmadı. Gece fenalaşmış bakıcısı beni aradı son anda yetiştim. Sana bu kutuyu vermemi istedi... Gözlerinden akan yaşları durduramayacağını biliyordu kadın. Hemen oracıkta ölmek istiyordu. Eline tutuşturulan kutuyu açmayı neden sonra akıl edebildi. İtinayla katlanmış bir sürü kağıt duruyordu kutuda. İlk kağıtta Lütfen bütün notları sırayla oku bir tanem diyordu... Sırayla okudu; Seni çok sevdimSeni sevmekten hiç vazgeçmedim Senin için ölürüm derdin hep doğru söylediğini bilirdim. Fakat benim için ölmeni istemedim Şimdi bana söz vermeni istiyorum. Benim için yaşayacaksın anlaştık mıı &lt;br&gt;son kağıdı eline alırken kutuda bir anahtar olduğunu gördü kadın... Ve son kağıtta şunlar yazılıydı:Sahildeki evimizi senin çizdiğin projeye göre yaptırdım. Kocaman terasta martılarla kahvaltı ederken ben hep seni izliyor olacağım...(</font></font></font></i></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.duslerforum.org/forumdisplay.php?f=57">+ Aşk Hikayeleri, Sevgi HikayeLeri</category>
			<dc:creator>TuqRa~</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.duslerforum.org/showthread.php?t=276465</guid>
		</item>
		<item>
			<title>muTLaka okuyun ( tavSiye ediyoRum )</title>
			<link>http://www.duslerforum.org/showthread.php?t=274083&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 19 Aug 2010 13:42:43 GMT</pubDate>
			<description>Adamın biri artık karısının eskisi kadar iyi duymadığından korkuyormuş ve karısının işitme cihazına ihtiyaç duyduğunu düşünüyormuş.Ona nasıl...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><div align="center"><i><font face="Comic Sans MS"><font size="2"><font color="DarkSlateBlue">Adamın biri artık karısının eskisi kadar iyi duymadığından korkuyormuş ve karısının işitme cihazına ihtiyaç duyduğunu düşünüyormuş.Ona nasıl yaklaşması gerektiğinden emin değilmiş.<br />
<br />
Bu durumu konuşmak icin aile doktorunu aramış; doktor adamın karısının ne kadar duyduğunu anlayabilmesi için basit bir yöntem önermiş.<br />
<br />
&quot;Yapacağın şey su, karından 40 adım ileride dur, normal bir konuşma tonuyla bir şeyler söyle; eğer duymazsa 30 adım ilerisinde aynı şeyi tekrarla, sonra 20 adım; cevap alana kadar aynı şeyi tekrarla<br />
<br />
&quot;O aksam karısı mutfakta akşam yemeğini hazırlarken adam işlemi uygulamaya koymuş.<br />
<br />
40 adım uzaklıktan karısına normal bir konuşma tonuyla seslenmiş<br />
<br />
&quot;Hayatım bu akşam yemekte ne var?&quot;<br />
<br />
Cevap yok Mutfağa biraz yaklaşmış. Mesafeyi 30 adıma indirmiş ve soruyu tekrarlamış<br />
<br />
&quot;Hayatım bu akşam yemekte ne var?&quot;<br />
<br />
Gene cevap yok Mutfağa biraz daha yaklaşmış, mesafe 20 adım ve tekrar sormuş<br />
<br />
&quot;Hayatım bu akşam yemekte ne var?&quot;<br />
<br />
Hala cevap yok Adam mutfağın kapısına gelmiş artık mesafe iyice azalmış ve soruyu tekrarlamış <br />
<br />
&quot;Hayatım bu akşam yemekte ne var?&quot;<br />
<br />
Gene cevap alamamış Bu sefer karısına iyice yaklaşmıs ve aynı soruyu tekrar sormuş <br />
<br />
&quot;Hayatım bu aksam yemekte ne var?&quot;<br />
<br />
&quot;Hayatım beşinci kez söylüyorum, Tavuk&quot;<br />
<br />
Hikayenin ana fikri:Belki de genelde düşündüğümüz gibi problem daima karşımızdaki kişilerde olmayabilir. Problemlerin sebebini birazda kendimizde aramalıyız..</font></font></font></i></div></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.duslerforum.org/forumdisplay.php?f=57">+ Aşk Hikayeleri, Sevgi HikayeLeri</category>
			<dc:creator>TuqRa~</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.duslerforum.org/showthread.php?t=274083</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Aşk HikayeLeri ~ Aşk HikayeLeri Arşivi</title>
			<link>http://www.duslerforum.org/showthread.php?t=273390&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Wed, 18 Aug 2010 11:51:57 GMT</pubDate>
			<description>*Bir hikaye belki gerçek belki hayal. Sadece bir hikaye. Sevgi ve aşk üzerine bir hikaye. *
 *Bir zamanlar bir genç varmış. Bu gencin sevdiği ve aşık...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><div align="center"><b><font face="Book Antiqua"><font size="3"><font color="dimgray">Bir hikaye belki gerçek belki hayal. Sadece bir hikaye. Sevgi ve aşk üzerine bir hikaye. </font></font></font></b><br />
 <b><font face="Book Antiqua"><font size="3"><font color="dimgray">Bir zamanlar bir genç varmış. Bu gencin sevdiği ve aşık olduğu dünyalar güzeli bir kız varmış. Onunla ilk bir radyoda duyduğu kan aranıyor ilanı için gittiği hastane de karşılaşmıştı. Kan verdiği kişi kızın amcasıydı. Kız ona teşekkür etmek için gittiğinde daha yeni yataktan kalkmış ve gitmek için hazırlanıyordu. Birden bulunduğu odanın kapısı açıldı ve kız içeri girdi. Çocuk ağır ağır kapıya baktı &#8220;Yine hemşirelerden biri geldi herhalde&#8221; diye düşündü, ama gelen hemşire değildi. Kız ona doğru yaklaştı &#8220;çok teşekkür ederim sayenizde amcam yaşayacak&#8221; dedi. Genç mağrur bir şekilde &#8220;ben olmasaydım bir başkası da gelir yardım ederdi. Hiç önemi değil.&#8221; Fakat kız onu dinlemedi. &#8220;Size bir yemek ısmarlayabilir miyim&#8221; dedi. Çocuk reddetmedi içinden &#8220;bu kadar güzel bir kız reddedilebilirmi&#8221; diye geçirdi. </font></font></font></b><br />
<b><font face="Book Antiqua"><font size="3"><font color="dimgray">&#8220;Tabi ne zaman isterseniz.&#8221; </font></font></font></b><br />
<b><font face="Book Antiqua"><font size="3"><font color="dimgray">&#8220;Hemen şimdiye ne dersiniz.&#8221; </font></font></font></b><br />
<b><font face="Book Antiqua"><font size="3"><font color="dimgray">&#8220;Şimdimi ?&#8221; </font></font></font></b><br />
<b><font face="Book Antiqua"><font size="3"><font color="dimgray">&#8220;Tabiki hem bende beklerken acıkmıştım&#8221; </font></font></font></b><br />
<b><font face="Book Antiqua"><font size="3"><font color="dimgray">ikisi birlikte yemeğe gittiler. Yemekte muhabbetleri devam etti. Hep birbirleri hakkında konuştular. Oğlan kızdan ilk gördüğü anda hoşlanmıştı. Kız ise sadece teşekkür etmek istediği bir yabancıdan bu kadar çok hoşlanacağını düşünmemişti bile. Konuşmaları sırasında aynı şeylerden hoşlandıklarını fark ettiler, ikisi de aynı tür filmlerden hoşlanıyor, aynı tür müziği dinliyor, hatta son zamanlarda aynı kitapları okumuşlardı. Kız bir erkeğin kendisinin sevdiği şeyleri sevebileceğini daha önceden hiç düşünememişti ve karşısında böyle biri vardı. Yemekten sonra kız telefonunu verdi. &#8220;Daha sonra ararsan konuşuruz&#8221; dedi. Bu oğlanın çok hoşuna gitmişti. Akşam olduğunda kız telefonunda bir mesaj gördü &#8220;Dünyanın en güzel bayanına. İyi akşamlar&#8221; yazıyordu. Kız birden şaşırdı. Bu kadar erken bir cevap. Demek ki oğlanda ondan hoşlanmıştı. Buna çok sevindi ve hemen o da cevap gönderdi. Bu mesajlaşmaları birkaç gün böyle sürdü. Sonunda oğlan ona çıkma teklif etti. Kız hemen kabul etti. Hayatlarının en güzel günlerini yaşıyorlardı. İki sevgili , iki aşık. Aşkları o kadar büyüktü ki sevgileri o kadar içtendi ki bu sevgileri çevresindeki insanlara da yansıyordu. Fakat oğlanın ailesinin bu aşktan hiç haberi olmamıştı. Hep onunla sevilisi olmadığı için dalga geçiyorlardı, şimdi de sevgilisi olduğu için dalga geçecekleri ve bunu hiç istemiyordu. Ama kız ailesi ile tanışmayı çok istiyordu , oysa her seferinde bir bahane uydurup erteliyordu.oğlan kızın ailesini bir kere görmüştü. Ama hiç tanışmamıştı. Kızın ailesi İzmir de oturuyorlardı kendisi ise İstanbul da amcasını yanında oturuyor ve okuluna gidiyordu. </font></font></font></b><br />
<b><font face="Book Antiqua"><font size="3"><font color="dimgray">Sonunda oğlan kızın ısrarlarına dayanamadı ve onu ailesi ile tanıştıracağını söyledi. Kız buna çok sevinmişti fakat daha önce ailesine gitmesi gerektiğini geri döndüğünde hemen ailesi ile tanışmak istediğini söyledi. Anlaştılar ve kız İzmir e doğru yola çıktı. Aradan bir gün geçti, iki gün geçti kızdan bir ses yoktu. Oysa İstanbul da birbirlerini görmedikleri anlarda hep telefonda birbirleri ile konuşurlardı. Peki şimdi ne oldu da aramamıştı.. yoksa ailesi mi izin vermemişti. Yada yanlış bir söz mü söyledi yanlış bir şey mi yaptı. Neden aramıyordu. Oğlan onu aramaya çalıştığında her seferinde telefonu kapalıydı. İki hafta , üç hafta , bir ay. Oğlan sonunda kızın onu bıraktığını artık onu istenmediğini düşünmeye başlamıştı ki ansınız bir akşam telefonu çaldı. Telefonu ilk kez ona bu kadar acı acı çalıyormuş gibi geldi. Telefonunun ekranına baktı, arayan oydu. Telefonunu hemen açtı &#8220;alo&#8221; &#8220;alo&#8221; telefonda ki ses kızın sesi değildi. Onun ablası olduğunu söyledi. Oğlanın telefonunu kızın rehberinde bulduğunu bir arkadaşı olduğunu tahmin ettiğini söyledi. Oğlan sevgilisiydim diyemedi, &#8220;evet bir arkadaşıyım ama ondan uzun zamandır haber alamıyordum&#8221; dedi. Ablası kızın yaklaşık bir ay önce İzmir e gelirken bir trafik kazası geçirdiğini üç haftadır komada olduğunu söyleyince oğlan birden dona kadı neden onu aramadığını şimdi anlamıştı fakat ablasının konuşmasından olayın bu kadar olmadığını da anlamıştı. &#8220;Kardeşimi geçen gün kaybettik&#8221; diyince oğlanın elindeki telefon bir den yere düştü. Duyduklarına inanmamıştı sevdiği , aşık olduğu kız ölmüş olamazdı. Telefondaki ses &#8220;alo&#8221; diye birkaç kez seslendi fakat oğlanın cevap verecek hali kalmamıştı. Hala inanıyordu. İlk uçakla izmire gitti. Gerçekten ölmüşmüydü. Bunu öğrenmeliydi. Ailesine gittiğinde dünyası bir kere daha yıkıldı. Çünkü duyduklarını hepsi doğruydu. Bittiği gün aşkını toprağa veriyorlardı. Yüreği buna artık dayanamadı ve gözerinden birkaç damla yaş aktı. Onu son bir kez daha görmeliydi. Bunun için cenazeyi arkadan takip etti camiden mezarlığa kadar peşlerindeydi. Mezarlıkta görebileceği bir köşeden onları izledi. Onun yüzünü son bir kez daha gördü. Alçak bir sesle &#8220;hoşcakal aşkım, sen bu dünyada sevdiğim tek kişiydin&#8221; dedi. Arkasını dönüp mezarlıktan çıkmaya karar verdi. Tam o sırada akrasından bir ses duydu. Bu sesi daha öncede duymuştu , telefonda ölüm haberini veren sesin aynısıydı. Kızın ablası ona seslendi. Oğlan arkasını dönmeden önce gözündeki yaşları sildi. &#8220;acaba siz bu kişimisiniz&#8221; dedi ve elindeki zarfı gösterdi. Zarfın üzerinde &#8220;Biricik aşkıma&#8221; yazıyor ve yanında da oğlanın ismi vardı. Oğlan ağlamaklı bir sesle evet o benim dedi. Ablası ona &#8220;bunu ölmeden önceki gece yazmış ve size vermemi istemişti&#8221; dedi ve zarfı verip uzaklaştı. Oğlan orada mektubu titreyen elleri ile hemen açmaya çalıştı. Mektupta sadece bir iki kelime vardı. </font></font></font></b><br />
<b><font face="Book Antiqua"><font size="3"><font color="dimgray">&#8220;Aşkım, seni ne kadar çok sevdiğimi şimdi daha iyi anlıyorum. Herkes iyileşeceğimi söylese de ben öleceğimi biliyorum. Seni son bir kez görebilmek , sana son bir kez dokunabilmeyi ne kadar çok istiyorum ama mümkün olmadığını çok iyi biliyorum. Sana sadece tek bir şey söylemek istiyorum. SENİ SEVİYORUM VE ÖLDÜKTEN SONRA BİLE SEVİCEĞİM. Senden tek bir şey istiyorum. Benim ardımdan hayata küsme. Ona sarıl , benim için sarıl. Olumsuzluklara asla yenilme her zaman güçlü ol o zaman sevgim her zaman yanında olacak ve seni koruyacaktır. </font></font></font></b><br />
<b><font face="Book Antiqua"><font size="3"><font color="dimgray">Kalp atışın olmak </font></font></font></b><br />
<b><font face="Book Antiqua"><font size="3"><font color="dimgray">Sonra seni hissedebilmek </font></font></font></b><br />
<b><font face="Book Antiqua"><font size="3"><font color="dimgray">Bir adımlık zamanda </font></font></font></b><br />
<b><font face="Book Antiqua"><font size="3"><font color="dimgray">Bunları şiirinde sen söylemiştin bana bende sana söylüyorum bir adımlık zaman benim için sonsuza kadar sürecek hoşcakal aşkım. &#8221; </font></font></font></b><br />
 <br />
<b><font face="Book Antiqua"><font size="3"><font color="dimgray">Oğlan bu yazıyı okurken göz yaşlarına artık hakim olamıyordu. Aradan yıllar geçti. O mektup hala oğlanın cebinde. Ne zaman bir olay olsa ne zaman üzülse mektubu açar ve yazanları okur üzülmemek için elinden geleni yapar. O zaman sevdiğinin yanında olduğunu bilir... </font></font></font></b><br />
 <br />
<b><font face="Book Antiqua"><font size="3"><font color="dimgray">Bir hikaye belki gerçek belki hayal. Sadece bir hikaye. Sevgi ve aşk üzerine bir hikaye ...</font></font></font></b></div></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.duslerforum.org/forumdisplay.php?f=57">+ Aşk Hikayeleri, Sevgi HikayeLeri</category>
			<dc:creator><![CDATA[LoKuMuM<3]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.duslerforum.org/showthread.php?t=273390</guid>
		</item>
		<item>
			<title>TeLefonda ask</title>
			<link>http://www.duslerforum.org/showthread.php?t=269637&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Tue, 10 Aug 2010 12:32:24 GMT</pubDate>
			<description>*Artık Ağlamıyorum

Onunla 1999 haziran ayında tanıştım. Ve tanıştığım o ilk anda ona aşık oldum. Tanışmadan önce çalıştığımız firmalar dolayısıyla...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font face="Comic Sans MS"><b>Artık Ağlamıyorum<br />
<br />
Onunla 1999 haziran ayında tanıştım. Ve tanıştığım o ilk anda ona aşık oldum. Tanışmadan önce çalıştığımız firmalar dolayısıyla sürekli telefonla görüşüyorduk. Bu arada onun evli ve bir kızı olduğunu öğrendim.<br />
<br />
Zamanla aramızda çok iyi bir arkadaşlık başlamıştı ve birbirimizi merak ediyorduk. Haziran ayında firmamız bir davet verdi. Tanışmaya karar verdik. Ne de olsa sadece arkadaştık. Tanışmamız davet gibi kalabalık bir ortamda olmayacağı için dışarıda buluşmaya karar verdik. Onu beklerken bir yandan da cep telefonlarımızla konuşuyor. Birbirimizi bulmaya çalışıyorduk. En sonunda karşı karşıya geldik ve ben ona o ilk anda aşık oldum. Gülüşü, konuşmaları, bakışları&#8230; Baş başa çok güzle bir yemek yedik. Gülüşmeler, konuşmalar&#8230; derken ayrılık vakti geldi ve hiç bu kadar üzülmemiştim.<br />
Daha yeni tanışmamıza rağmen sanki ben ona yıllardan beri tanıyormuşum, hep yanındaymışım da ayrılmışız gibi hissettim. Sonra altı ay kadar hiç yüz yüze görüşmedik. Artık telefonda da nadir konuşuyorduk. Hayal kırıklığına uğradığını düşünmeye başlamıştım ki eşinden ayrıldığını öğrendim. Sonra bir telefon konuşması tüm geleceğimi değiştirdi. O da beni beğenmiş fakat evli olduğu için hiç bir şey söyleyememiş. Zamanla eşi ile arasındaki problemler daha da büyüdüğü için ve birbirlerini daha fazla yıpratmamak için ayrılmaya karar vermişler. İki seneye yakın görüşmeye devam ettik çok zor günleri birlikte atlattık. Ama çok güzel günleride birlikte yaşadık.<br />
Çünkü biz her şeyden önce arkadaştık. Şu an nişanlıyız ve çok kısa bir zaman sonra evleniyoruz.<br />
İsterim ki her kez benim kadar mutlu olsun, herkes sevdiğinin elini istediği zaman tutabilsin ve onu her an yanında bulabilsin... Onunla telefon sayesinde delice bir aşk yaşamıştık. Telefon aşkımı çok seviyorum.</b></font></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.duslerforum.org/forumdisplay.php?f=57">+ Aşk Hikayeleri, Sevgi HikayeLeri</category>
			<dc:creator>CimCime66</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.duslerforum.org/showthread.php?t=269637</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Son Sarkimiz</title>
			<link>http://www.duslerforum.org/showthread.php?t=269636&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Tue, 10 Aug 2010 12:31:20 GMT</pubDate>
			<description>*Artık Ağlamıyorum

Hiç inanmamıştım aşkım, hem de hiçbir zaman inanmamıştım. Beni kendime düşman edip kalbimin bir yarsını söküp alıp gideceğine......</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font face="Comic Sans MS"><b>Artık Ağlamıyorum<br />
<br />
Hiç inanmamıştım aşkım, hem de hiçbir zaman inanmamıştım. Beni kendime düşman edip kalbimin bir yarsını söküp alıp gideceğine... Benden başka herkes biliyordu oysa, senin günün birinde beni yarı yolda bırakıp gideceğini.<br />
Şu kahrolası dünyada bir ben vardım zaten sana inanan, güvenen, seven ve her zaman her şartta destek olan. Ama sen sana inanmayanları haklı çıkardın ve beni terk ettin. Seninle birlikte kurduğum dünyayı yerle bir edip gitmene ne sebep oldu bilmiyorum. Ben yalnızca sana aşık değildim sen benim en iyi dostumdun. Neler yapacaksam danışırdık birbirimize, hayatımızı paylaşırdık. Ağlamaktan korkmazdım. Biliyordum ki ağladığımda sen yanımda olup göz yaşlarımı silerdin. Artık ağlamıyorum bile. Seninle ilgili her hatıra acıtıyor yüreğimi. Gecen gün markette senin o çok sevdiğin acı biberlerden alacaktım . birden aklıma geldin ve ben boğulacağımı sandım. Tıkandım. Nefes alamadım. Ağlayamadım. Patates böreği yemiyorum. Ebru Gündeş&#8217;i dinlemiyorum. Bütün resimlerimizi kaldırdım. Kimsenin senin hakkında konuşmasına izin vermiyorum. Ve günde bir paket sigara içiyorum. Hayatta en nefret ettiğin şeyi yapıyorum yani. Artık uzun yıllar yaşamanın pek anlamı yok öyle değil mi?Ne için yaşayacağım ki!<br />
Seninle birlikte hayallerimi de kaybettim ben.Tek katlı bahçeli ve bahçesinde köpekleri olan bir evim olmayacak artık. Domates, biber, sebze yetiştirmeyi de öğrenemeyeceğim. salonumuzun tavanını balıkçı ağıyla süsleyemeyeceğiz.Sana sürpriz yapacaktım,yatak odamızın duvarlarını sana yazdığım aşk mektuplarıyla ve en güzel fotoğraflarımızla süsleyecektim. Bütün hayallerime evime çocuklarımıza, mutlu geleceğimize emin olduğum geleceğimize veda etmek kolay mı olacak sanıyorsun. Seni aramıyorum diye, bu kez peşinden gelmedim diye unuttuğumu zannetme. Her zamankinden daha çok seviyorum seni. Şu an şu saniye uğrunda ölebilecek kadar çok seviyorum. Öfkem de aşkımda dinmek bilmiyor.<br />
Senden sonra ben nasıl yaşarım bilmiyorum, ama senin hep mutlu olmanı isterim. Birlikte geçirdiğimiz yıllar içinde seninle yaşadığım her an özeldi, her anı doyasıya yaşadım. Beni çok mutlu ettin. Zaman içinde kızgınlığım geçince seni hep o güzel günlerimizdeki hatıralarla anacağım. Yıllar sonra ben eğer aklına gelirsem bil ki pencerenin önünde en sevdiğin şarkıyı mırıldanıyorumdur yıldızlara &quot;Dün akşam yine benim yollarıma bakmışsın...&quot;<br />
<br />
<br />
alinti</b></font></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.duslerforum.org/forumdisplay.php?f=57">+ Aşk Hikayeleri, Sevgi HikayeLeri</category>
			<dc:creator>CimCime66</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.duslerforum.org/showthread.php?t=269636</guid>
		</item>
		<item>
			<title>evLi ErkekLe asK</title>
			<link>http://www.duslerforum.org/showthread.php?t=269635&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Tue, 10 Aug 2010 12:30:28 GMT</pubDate>
			<description>*Bir Yıllık Evliydim

Eğer aşkımız yasak bir aşk olmasaydı, tabuları yıkmak çok kolay olacaktı. Ama her iki tarafta evliyse bu gerçekten çok zor. Biz...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font face="Comic Sans MS"><b>Bir Yıllık Evliydim<br />
<br />
Eğer aşkımız yasak bir aşk olmasaydı, tabuları yıkmak çok kolay olacaktı. Ama her iki tarafta evliyse bu gerçekten çok zor. Biz böyle olacağını bilmedik belki de... İkimizde evli aklı başında, aynı iş yerinde çalışan önceleri iki yabancı sonradan aşık olan insanlardık.<br />
<br />
Ne olduğunu anlamadan bir sevdanın içinde bulduk kendimizi. Önce bakışmalar, ardından kuvvetli bir elektrik hissettik bir birimize karşı. Ne o engel olabiliyordu bu elektriği ne de ben. Ben evleneli henüz 1 yıl olmuştu. Onun evliliği ise 21 yıllıktı.<br />
Görüşmeye başladığımızda onu bu kadar seveceğimi tahmin edemezdim. Artık iş çıkışı dışarıda görüşüyor, birbirimizi görmediğimiz zamanlarda saatlerce telefonda konuşuyorduk. Sevgilim yaz başında emekli olmuştu. Artık onu işyerinde görmüyordum. Buluştuğumuz koridorlar, göz göze geldiğimiz onsuz hiçbir anlam ifade etmiyordu. Ekim ayından sonra telefon konuşmalarımız azalmış, bir soğukluk girmişti aramıza. Adeta telefon açmaktan korkuyordu. Belki de her şeyi bu kadar hızlı ve çabuk gelişeceğini o da anlayamamıştı. En son 12 Aralık gecesi görüştük. Bu son görüşmemiz oldu. Sevgili, &#8220;tabular yıkılamaz&#8221; diyordu. Ve daha benimle görüşmek istemediğini anlatıyordu. Ellerimi tutup öptü ve &#8220;Hoşça kal sevgilim&#8221; dedi.<br />
Haklıydı belki, ne de olsa yıllardır alıştığı bir eşi vardı. Ve bir de çocuğu... &#8220;bütün suç bende&#8221; diyordu, beni kendine bağladığını , baştan çıkardığını söylüyordu. 5 Aydır ayrıyız..<br />
O günden sonra onu ne gördüm ne de konuştum. Yalnız bir şeyi unutmuştu. Beni parçalara böldüğünü.... O günden sonra çok mutsuz günler geçirdi. Fakat biran olsun onu aşkını kalbimden, kafamdan söküp atamadım. Şimdi her akşam yüce Allah&#8217;a dua ediyorum. Arayıp sormasa da, sağ olduğunu biliyorum.<br />
Artık bensiz de olduğunu biliyorum, bunlar bile bana yetiyor. Her şeye rağmen sevgilim seni gerçekten çok seviyor ve çok özlüyorum<br />
<br />
alinti</b></font></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.duslerforum.org/forumdisplay.php?f=57">+ Aşk Hikayeleri, Sevgi HikayeLeri</category>
			<dc:creator>CimCime66</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.duslerforum.org/showthread.php?t=269635</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Ögrencime asigim</title>
			<link>http://www.duslerforum.org/showthread.php?t=269633&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Tue, 10 Aug 2010 12:24:30 GMT</pubDate>
			<description>*Aşka İnanmıyordum

27 yaşında bir kadın öğretmenim. Uzun bir süre önce bir öğrencimin bana karşı bir şeyler hissettiğini fark ettim. Yada kendi...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font face="Comic Sans MS"><b>Aşka İnanmıyordum<br />
<br />
27 yaşında bir kadın öğretmenim. Uzun bir süre önce bir öğrencimin bana karşı bir şeyler hissettiğini fark ettim. Yada kendi kafamdan böyle bir senaryo yarattım. Ben bazen yaparım bunu ... Çünkü aşka aşığım.<br />
<br />
Ben de ona karşı bir şeyler hissetmeye başladım. Bu duygu büyüdü büyüdü, sonuçta ben de bunalımlar, bocalamalar başladı. Kendimden utanıyordum, bir başkası anlasa ne yapardım? İnsanların şekillendirdiği ve bizim hiçbir söz hakkımızın olmadığı değer yargıları olmasa bu yaşadığım normal sayılır.<br />
Duygular yargılanmamalı ve özgürce yaşanmalı. Sonuçta benden 10 yaş küçük, tam olgunluğa erişmemiş ama çocukta sayılmayan öğrencime bağlandım. Sanki o dünyamdaki diğer yarımdı. Ölünceye kadar aynı duygularla sevebileceğim tek kişi. Ben onu yalnız bu dünyada değil, öldükten sonra da sevmek isteyen, onun yanından bir saniye bile ayrılmak istemeyen, onu canımdan bir parça gibi gören bir deliyim. Onu dünyanın en güzel yaratığı, en harika varlığı olan bir çılgınım.<br />
Onunla bir gelecek imkansız, bunu biliyorum... Ama isterdim ki hiç olmazsa ona olan duygularımı kendime rahatça söyleyebileyim... O, bu sene mezun olacak. Benim onu görebilme şansım büyük ihtimalle hiç yok. O nasıl, ne yapıyor, iyimi, hiçbir zaman öğrenemeyeceğim. Böyle bir olay var mıdır sizce? Konuşamadığım, soramadığım, haber alamadığım, bakamadığım, göremediğim, kendi içimde bile yaşayamadığım aşk, sevgi, ya da her neyse... <br />
Böyle bir acı var mı? İsterdim ki evlendiğini, mutlu, sağlıklı olduğunu göreyim... onun hayatının her döneminden haberdar olayım, yeter ki o varken ölmüş farz ederek yaşamayayım. Beni anlamıyorsunuz değil mi? Tanrıdan şunu diliyorum; tekrar başka bir hayatta olabilme imkanım olursa, beni onunla aynı şartlarda, aynı yerde, hiç ayrılmamak üzere buluştursun... lütfen beni ve duygularımı anlamaya çalışın<br />
<br />
alinti</b></font></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.duslerforum.org/forumdisplay.php?f=57">+ Aşk Hikayeleri, Sevgi HikayeLeri</category>
			<dc:creator>CimCime66</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.duslerforum.org/showthread.php?t=269633</guid>
		</item>
		<item>
			<title>HoscaKaL SevgiLim</title>
			<link>http://www.duslerforum.org/showthread.php?t=269626&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Tue, 10 Aug 2010 12:20:50 GMT</pubDate>
			<description>*Güzel Başlamıştı

Ben veda etmeyi pek beceremem. Duygularımı da pek açığa vuramam zaten, hele bu veda çok daha zor geliyor. Aslında hiç böyle bir...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font face="Comic Sans MS"><b>Güzel Başlamıştı<br />
<br />
Ben veda etmeyi pek beceremem. Duygularımı da pek açığa vuramam zaten, hele bu veda çok daha zor geliyor. Aslında hiç böyle bir son görüşmeye gerek yoktu. Ama insanın kanı durmuyor işte., ne varsa bu son anlarda.?<br />
<br />
Senden hatırlamanı bile istemiyorum., sadece temizliği ve saflığı yaşatalım bu aşkı kalbimizin bir kuytu köşesinde!... Ne güzel başlamıştı. İkimizde gençtik deli doluyduk, coşkunluğumuzun son safhasında kanımızın kaynadığı bir anda gördük birbirimizi, sevdalandık. Geceler boyu uykusuz kaldık birbirimizi düşünmekten, en güzel heyecanları, en güzel bakışları yaşadık. Hemen aşkı yaşadık, zamanı durdurup utançları ve sitemleri yaşadık. Kavgaların en güzellerini de biz yaptık. Çünkü barışmakta ayrı bir zevk veriyordu bize. Sevdik, sevildik, doruğuna vardık kutsal duyguların.Aşk yeminleri ettik tutamayacağımızı bile bile. Günlerce aylarca yalnız ikimiz varmış gibi yaşadık. Ne alaylı bakan gözlere, ne karşı çıkan büyüklere, ne de dost sözüne aldandık. Kendi ateşimizde yandık, en önemlisi bir birimizi anladık. Romantik şarkıları serin aksam üstüleri yaşadık seninle. En güzel çiçekleri verdin bana. Rüyalarda bile hep ikimiz vardık. Gerçek aşkı tattık bunu sende biliyorsun. Öyleyse hep aynı duygularla kalmalı değil mi? Biz birlikte olmasak da... güzel başlayan çok güzel yaşanan bu aşkı aynı temiz duygularla bitirmeliyiz. Şimdi de ayrılığın en güzelini en acısını yine biz yaşıyoruz... Ne dersin bu da Allah&#8217;ın bir lütfü değil mi bize? Lütfen ağlama. Neden benimkilerle yarışıyor göz yaşların? Sen benim güçlü kocaman sevgilim değil misin? Güçlüsündür sen... seni hep böyle hatırlamak istiyorum, haydi sil gözyaşlarını. Hava da kararmak üzere, zaman bize hep acımasızdı zaten. Yine öyle çabuk olmamızı istiyor herhalde. Sana bir şey söylemek istiyorum. Mavi gömleğin sana çok yakışıyor bir daha kız tavlamaya niyetlenirsen bu sözlerim aklında bulunsun. Bir de küçük bir istek arkana dönüp bakma tamam mı her şey burada bitsin, hoşça kal.<br />
<br />
alinti</b></font></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.duslerforum.org/forumdisplay.php?f=57">+ Aşk Hikayeleri, Sevgi HikayeLeri</category>
			<dc:creator>CimCime66</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.duslerforum.org/showthread.php?t=269626</guid>
		</item>
	</channel>
</rss>
