Sayfa 9/9 İlkİlk ... 3456789
88 sonuçtan 81 ile 88 arası

Konu: dini sohbet

  1. #81
    UYARI:
    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~
    dυѕLєяfσяυм üує

    Standart Cevap: dini sohbet

    bunu niçin yaptın?


    Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
    Dünya hayaldir. Öldükten sonra iki yer var: Cennet ve Cehennem. Ortası yok.
    İman ve küfrün de, ortası yok. Burada insanın karar vermesi gerekir.
    İki yol var: Birisi Cennete, diğeri Cehenneme götürüyor. Bunlardan birine karar verip, orada yürümek lazım. Yolsuz yürümek mümkün değil. Bir anda iki yolda birden yürümek, hiç mümkün değil. Aynı anda hem doğuya hem batıya gidemeyiz.
    Elhamdülillah, biz Allahü teâlâya iman ettik, Peygamber efendimize iman ettik, ne bildirdiyse kabul ettik, beğendik, ahiret gününe iman ettik; ama bu iman ettiğimiz yolda, şüphesiz ki günahlar işliyoruz. Peki, bizim sonumuz ne olacak?
    Bunu, bir talebesi hocasına sorar:
    - Efendim biz, dinimizde bildirilen her şeye iman ettik, bu yoldayız; fakat bazen namaz kılarken kaç rekât kıldığımızı bile şaşırıyoruz. Namazda türlü türlü işler hatırımıza geliyor. Böyle ibadetlerimizin, hiçbirisinin kabul olmadığını düşünüyoruz. Hizmetlerimiz de öyle, peki Allahü teâlâ ahirette nasıl muamele edecek? Yani bütün bu hatalarımıza rağmen, bütün kusurlarımıza rağmen, bizim halimiz ne olacak?
    Bu soru hepimizin hatırına gelir. Mübarek zatın verdiği cevap şöyle olur:
    - Evladım, bana bir bardak su getir!
    Talebesi hemen koşup, bir bardak su getirir. Kendisine dört beş adım kala:
    - Orada dur, buyurur.
    Talebe durur. Hocası devam eder:
    - Şimdi aksilik bu ya, ayağın takıldı ve halıya bardakla birlikte düştün, bardak kırıldı; içindeki su da döküldü. Yani su gelmedi. Suyu bana getirirken, başına gelen bu kazadan dolayı sana, kızar mıyım, acır mıyım? Elbette acırım; çünkü o suyu siz bana getiriyordunuz; ama böyle oldu ne yapalım. İşte, bizim ibadetlerimiz de böyle. Allahü teâlâ da Ona giderken yaptığımız hatalar ve kazalar sebebiyle kızmaz. Onun merhameti sonsuzdur, acır ve affeder.
    Yeter ki biz, suyu Ona götürelim. Yani Ona doğru gittikten sonra korkmayalım; ama Ahmet’e gidip de, Mehmet’ten para istemek olmaz.
    Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
    Allahü teâlâ kalbe ve niyete bakar. Bu kulum bu ibadeti yapıyor; ama niçin? Bu hayır ve hasenatı yapıyor; ama niçin? Doğru olmak şartıyla, ilim öğreniyor, ilim yayıyor; ama niçin? İşte, bunu niçin yaptın sorusu, Müslümanlara ahirette sorulacaktır. Bunun da cevabı var. Ya Allah için veya meşhur olmak için yahut zengin olmak için. Yahut da aferin desinler diye. İşte bu çok kötü... O zaman da Cenab-ı Hak ahirette diyecek ki:
    (Sen bunları kimin için yaptıysan, git ücretini de ondan iste! Eğer benim için yaptıysan, hatasıyla sevabıyla gel seni affedeyim. Başkası için yaptıysan, bana niye geliyorsun?)
    Peygamber efendimiz buyuruyor ki: (Allahü teâlâ, sizin şeklinize, görünüşünüze ve mallarınıza değil, kalblerinize ve amellerinize [o işi ne niyetle yaptığınıza] bakar.)
    Yaptıkları işler bakımından kâfirlerle müminler arasında farklar vardır. Kâfirler her yerde ve her zaman, nasıl sorusuna cevap arar. Nasıl bina yapılır, nasıl şu yapılır vs. Ama mümin, niçin sorusuna kendini ayarlar. Allahü teâlâ ahirette kullarına niçin sorusunu soracaktır. O halde, fark buradadır. Yani birisi dünyalık, diğeri ahiretlik olacaktır. Bu yüzden niyetleri de ıslah etmek, düzeltmek lazımdır. Büyükler, (Allahü teâlâ vermek istemeseydi istek vermezdi) buyuruyor. Ondan, hayırlı ömür, hayırlı ölüm istemeli. Hayırlı ömrün yanında, hayırlı ölümü de unutmamalı. Ölümü hiç unutmamak gerekir.
    Allahü teala nasıl dilerse öyle olur. Mümine lazım ve layık olan, hastalık ve sıkıntıda sabretmek, sağlık ve rahatlıkta şükretmektir. O halde müminin iki vasfı vardır: Sabır ve şükür. Bir musibet gelince, neden benim başıma geldi derse, zarar eder. Bu Rabbimin bana ihsanıdır, hediyesidir derse, o zaman kurtarır. Sağlığa kavuştuğu zaman da azmamalı; çünkü çok sağlam insanlar, hastalardan daha çabuk ölebilir. Mümin her zaman ve her yerde Rabbiyle beraber olmalı ve başına bir musibet geldiği zaman, sabretmeli. Nimetlere kavuştuğu zaman da şükretmeli; çünkü Allahü teâlâ, şükretmenin de ayrıca sevabını verir.
    İyiliği Allah için yapmak gerekir: İyilik ticaret, yani tüccarlık değildir. Ben bunu yaptım, sen ne yaptın veya ne yapacaksın denmez. Yaptığımızı unutsak da, hiç ummadığımız yerde karşımıza çıkar.
    Hazret-i Lokman buyurdu ki: İki şeyi unut, iki şeyi unutma! Yaptığın iyilikleri unut, sakın bir daha bahsetme! Çünkü her anlatışta, bir miktar daha sevabı azalır. O yazılmış bir sevab, onu unut! Sana yapılan kötülükleri de unut! Çünkü sabrettin, Allahü teâlâ sana bir ecir verdi, her söylediğinde kaybediyorsun. İki şeyi de unutma! Allahü teâlâyı bir de ölümü unutma!

  2. #82
    UYARI:
    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~
    dυѕLєяfσяυм üує

    Standart Cevap: dini sohbet

    Geçmez para işe yaramaz!




    Evliyanın büyüklerinden Seyyid Emir Gilal hazretleri, ölüm hastalığında, talebelerine şöyle vasiyet etti: “İlim öğrenerek Muhammed aleyhisselamın yoluna tâbi olmaktan asla ayrılmayınız. Bu, mümin için bütün saadetlerin vasıtasıdır. Her Müslüman erkeğin ve kadının, kendine lazım olan din bilgilerini öğrenmesi farzdır. İhlaslı olunuz. Her işinizi Allah rızası için yaparsanız, kurtulursunuz. İhlassız yapılan amel, üzerinde padişahın mührü bulunmayan geçmez para gibidir. Üzerinde padişahın mühürü bulunmayan parayı kimse almaz. Üzerine mühür vurulanı ise herkes alır. İhlas ile yapılan az amel, Allahü teâlâ indinde çok amel gibidir. İhlassız yapılan çok amelin ise, Hak katında kıymeti yoktur. Yaptığınız her ibadeti ve işi, ihlas ile yapınız. Böylece Allahü teâlânın rızasını kazananlardan olursunuz.
    Hasan-ı Basrî buyurdu ki: “Cennetliklerin cennete, cehennemliklerin de cehenneme girmeleri, kendi amelleri sebebiyledir. Fakat onların orada ebedî kalmaları, niyetleri yüzündendir”.
    Mansur bin Mu’temir buyurdu ki: “Biz, bir niyet sahibi olmadığımız halde ilim tahsiline koyulduk. Allah’a şükürler olsun ki bize iyi niyeti de nasib buyurdu. Çünkü bütün ilim, sahibini iyi niyet ve ihlâsa götürür. Böylece o onu elde edinceye kadar çalışır”.
    Ebu Davud Tayalisî buyurdu ki : “Bir âlim, bir kitab yazdığı zaman ona yakışan, maksadının dine hizmet olmasıdır. Yoksa akrânı arasında “Ne güzel kitab yazmış.” diye övülmesi için değil”.
    Fudayl bin İyaz da şöyle derdi: “İsmail ve İsâ aleyhimesselâm gibi sadıkların sadakatından sorguya çekildikleri zaman, bizim gibi kâziblerin, yalancıların hali nice olur?”
    Hadis-i şerifte buyuruldu ki: “Mümin, (Allah rızası için) yaptığı her işten sevap alır. Yoldaki bir şeyi kaldırsa, birisine yol tarif etse, sözünü anlatamayana yardım etse, birine keçisini sağarak yardım etse, sevap alır.”
    Başka bir zaman da, “Allahü teâlânın birliğine iman edip, şirk koşmadan ve ihlasla namazını kılıp, zekatını verenden Allah razı olur.” buyurdular.

  3. #83
    UYARI:
    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~
    dυѕLєяfσяυм üує

    Standart Cevap: dini sohbet

    Mevlana...Hayattan ne öğrendim?

    Hayattan ne öğrendim?

    Sonsuz bir karanlığın içinden doğdum. Işığı gördüm, korktum.
    Ağladım.
    Zamanla ışıkta yaşamayı öğrendim.
    Karanlığı gördüm, korktum.
    Gün geldi sonsuz karanlığa uğurladım sevdiklerimi…
    Ağladım.

    Yaşamayı öğrendim.
    Doğumun, hayatin bitmeye başladığı an olduğunu;
    aradaki bölümün, ölümden çalınan zamanlar olduğunu öğrendim.


    Zamanı öğrendim.
    Yarıştım onunla…
    Zamanla yarışılmayacağını, zamanla barışılacağını,
    zamanla öğrendim…

    İnsani öğrendim.
    Sonra insanların içinde iyiler ve kötüler olduğunu…
    Sonra da her insanin içinde iyilik ve kötülük
    bulunduğunu öğrendim.

    Sevmeyi öğrendim.
    Sonra güvenmeyi…
    Sonra da güvenin sevgiden daha kalıcı olduğunu,
    sevginin güvenin sağlam zemini üzerine kurulduğunu
    öğrendim.

    İnsan tenini öğrendim.
    Sonra tenin altında bir ruh bulunduğunu…
    Sonra da ruhun aslında tenin üstünde olduğunu
    öğrendim.

    Evreni öğrendim.
    Sonra evreni aydınlatmanın yollarını öğrendim.
    Sonunda evreni aydınlatabilmek için önce çevreni
    aydınlatabilmek gerektiğini öğrendim.

    Ekmeği öğrendim.
    Sonra barış için ekmeğin bolca üretilmesi gerektiğini…
    Sonra da ekmeği hakça üleşmenin,
    bolca üretmek kadar önemli olduğunu öğrendim.

    Okumayı öğrendim.
    Kendime yazıyı öğrettim sonra…
    Ve bir süre sonra yazı, kendimi öğretti bana…

    Gitmeyi öğrendim.
    Sonra dayanamayıp dönmeyi…
    Daha da sonra kendime rağmen gitmeyi…

    Dünyaya tek başına meydan okumayı öğrendim genç yasta…
    Sonra kalabalıklarla birlikte yürümek gerektiği fikrine vardım.
    Sonra da asil yürüyüşün
    kalabalıklara karşı olması gerektiğine aydım.

    Düşünmeyi öğrendim.
    Sonra kalıplar içinde düşünmeyi öğrendim.
    Sonra sağlıklı düşünmenin
    kalıpları yıkarak düşünmek olduğunu öğrendim.

    Namusun önemini öğrendim evde…
    Sonra yoksundan namus beklemenin namussuzluk olduğunu;
    gerçek namusun, günah elinin altındayken, günaha el sürmemek olduğunu
    öğrendim.

    Gerçeği öğrendim bir gün…
    Ve gerçeğin acı olduğunu…
    Sonra dozunda acının,
    yemeğe olduğu kadar hayata da lezzet kattığını öğrendim.

    Her canlının ölümü tadacağını,
    ama sadece bazılarının hayatı tadacağını
    öğrendim.
    Ben dostlarımı ne kalbimle nede aklımla severim.
    Olur ya ...
    Kalp durur ...
    Akil unutur ...
    Ben dostlarımı ruhumla severim.
    O ne durur, ne de unutur ...

  4. #84
    UYARI:
    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~
    dυѕLєяfσяυм üує

    Standart Cevap: dini sohbet

    Bu Gün Yeniden Ölümü Hatırla

    Ölüm...

    Aslında çok uzak gibi durmasına rağmen en yakın gerçek...

    Hepimiz, her an onunla yüzleşmek durumundayız. O, yani ölüm, işlerinizin yoğun ve bir sürü meşgaleniz ve yapmanız gereken, yetiştirmeniz gereken çok acil, önemli işlerinizin olduğu bir Pazartesi günüde yakanızdan tutabilir. Ya da güzel ve huzurlu bir hafta sonu geçirmeyi düşünür, bekler ve hazırlanırken de...

    Belki peşinden koştuğumuz türlü Dünyalıklara ulaşamadan da... Ve özellikle emellerimize de ulaşamadan ecel bizim ensemizden muhakkak tutacak...

    İnsanı, ebedi mekanı olan ahiretten ve yaradanı Allah'dan en çok uzaklaştıran, unutturan ve nisyana sürükleyen Dünya hayatının zıddı olan ölümü unutmamak ve onu hatırlayarak nefsimize gem vurmak için; bu başlık altında her gün ölümü hatırlayalım inşallah, her gün saniyelere sıkışmış bir tefekkür ile bile olsa ölümü analım...

  5. #85
    UYARI:
    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~
    dυѕLєяfσяυм üує

    Standart Cevap: dini sohbet

    Haram İmanı Örter Kalbi Karartır

    Çok yiyen kimse rahat ibadet yapamaz. Çok yiyen kimse oruca dayanamaz. Bilhassa haram yiyenler tam bir gaflet içinde ve ölü gibidirler. Az da olsa haram yiyene az yedi denemez. Haram şeyin azı da çok sayılır. Haramdan çok sakınmalıdır. Çünkü onun azı çoktur. Haram imanı örter, kalbi karartan odur. Alkollü içkilerin azı, aklı yıkmaya yettiği gibi, haramın da azı imanın ışığını söndürür. Zamanla iman ışığı sönerse ibadetin ve iyiliğin yaran kalmaz. Helal yemeli, helal içmeli. Helalin azı da yeter. Çünkü onunla gönül rahatlığı ile ibadet edilir.
    Helal, nur üstüne nurdur. Haram, kir üstüne kirdir.
    Helali de nefse uyarak yemek olmaz. Allah’ın emirlerine göre yiyip içmeli. Aksi halde bir nevi israf yolu seçilmiş olur; bu da yakışmaz.
    Haram yemenin daima gaflet getireceğini ve ondan sakınmak gerektiğini bir daha hatırlatırız.

    Kaynak: [Linkleri Görebilmek için ÜYE Olmalısınız!Hemen ÜYE OL!]

  6. #86
    UYARI:
    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~
    dυѕLєяfσяυм üує

    Standart Cevap: dini sohbet

    Vicdanın cinsiyeti yoktur

    İnsanın madde olan vücudundan gayrı birde ruhî yönü ve ruhî hâdiseleri vardır. Fizik, kimya konularıyla ifade edilemeyen şuur ve iradeden başka, iyiliğe, mutlak adalete ve güzelliğe, hayır ve fazilete doğru temayül ve özleyiş; sevinme, üzülme, beğenme: nefret etme, istikbal endişesi, beka ve ebediyete meyil ve sevgi, emniyet hissi; haya, insaf, merhamet, adalet, vicdan azabı ve çok darda kaldığında inançsız bile olsa Allah'a sığınıp yalvarma gibi duyguları vardır. Bunların kaynağı da insan ruhunun vicdan denilen yönüdür ve vicdanın cinsiyeti yoktur. Bu nedenledir ki günümüzde karşılaşılan menfur saldırıların asıl müsebbibi kararmış vicdanlardır..

  7. #87
    UYARI:
    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~
    dυѕLєяfσяυм üує

    Standart Cevap: dini sohbet

    Bir kulun Allah’ın (c.c) rızasına kavuşmak için yapabilecekleri.

    1: İlk önce Tövbe etmeli, irademizi tövbemiz hususunda tam kararlı tutmalı ve artık tövbemizden dönmemeliyiz. Ölüm halinden dirilip toprağın altından çıkacağımız gün irademize ve o anki ortama gücümüz yetmeyecektir. Tövbe ettikten sonra aynı günahı işlemekte nefsimiz uyarıldığında ölümü hatırlamalıyız. Ancak ölümden de korkmamalıyız, Hadis; “Ölüm Müminlere hediyedir”
    2: Tıpkı bir ölünün tüm dünya işlerinden uzaklaştığı gibi, Meleklerin hiçbir mala tenezül etmediği gibi dünya mallarından ve dünya sevgisinden uzaklaşmak gerekir. Dünyanın da içinde bulunduğu evrendeki tek mal sahibi Allah’tır. (c.c) Dünyaya tenezül eden zarardadır. Ancak, zorunlu ihtiyaçlarımız ve bakmakla mükellef olduğumuz evlatlarımız ve eşimiz ile ilgili helal ile kazanıp dünyalık zorunlu ihtiyaçlarımızı kazanmakla görevliyiz. Bu konuda çalışmakta bir ibadettir diyebiliriz. İsraf etmemeliyiz. Bazı yerlerde evlat sevgisini tercih edenler ile ilgili yorum yaparlar ve yanlış anlaşılmaya neden olurlar. Elbette ki evlatlarımızı seveceğiz. Zaten onlar bizim imtihanımızdır. Biz onları sevmezsek ve gereğini yapmazsak imtihanı kaybederiz. Ancak, evlatlarımıza karşı Allah (c.c) tercih etmek gibi bir durumdan bahsedilir ki zaten böyle bir hale girilmesinde Müslüman ve aklı başında birinin gelmesi mümkün değildir. Evlat sevgisinin Allah (c.c) sevgisini seçmesi en başta şirktir. Bu konuda yapılan tartışmalar gereksizdir. Evlat bir imtihan aracıdır. En büyük nimetlerdendir. Büyük nimetin büyük sorumlulukları olacaktır. Bir insanın kadın değil de erkek olarak yaratılması bile bir imtihandır. Bir erkek kadına nazaran daha güçlüdür işte bu gücü nerede kullanacaktır. Verilen bir nimet aslında büyük bir sorumluluktur. İmtihan aracıdır.
    3:Eğer yapabiliyorsak inzivaya çekilmeliyiz. Örneğin Ramazan ayında itikafa girmek özellikle son on gününde bunu yapmaktır. Önce bu dünyada sorumlu olduğumuz işleri tamamlayıp sonra, inzivaya çekilip sanki ölmüş bir insan gibi bu dünyadan uzaklaşıp nefsimizi eğitmektir. Onu zorlamaktır. Tıpkı genç birinin antreman yaparak vücudundaki kas sistemini güçlendirmesi ve kaslarını arttırması gibi, vücuttaki nefse karşı ruhumuzu daha ön safa çıkarmaktır. Nefsi eğitmeliyiz ancak ona zulm etmemeliyiz.
    4:Kuranda geçen Allah’ın (c.c) isimlerini ezberlemeli ve onları kendimizden geçerek, Allah (c.c) aşkıyla coşarak vecd halinde zikr etmeliyiz. Anlamlarını da idrak edersek daha hayırlı olur. Bir insanın zikr etmesinden alacağı haz, hiçbir mutluluğa denk değildir. Onu bir kere tadan anlar.
    5:Kuranı ve hadisleri iyi bilip, hayatımızı onlara göre uyarlamaktır. Bunu yapmak şuna işaret eder; öncelikle mükellef olduğumuz geleceğimiz olan evlatlarımız ve onlarla beraber bu dünyalık Allah (c.c) verdiği imtihan gereği sorumluluklarımızı yerine getirip, ondan sonra bu dünya ile ilgili her şeyden uzaklaşmaktır.
    6: Tüm işlerde iyi kötü her türlü halde, tamamen en baştan en sonuna kadar Allah’a (c.c) tevekkül etmektir. Eğer ki uçurumdan düşecek iken son anda bir yere tutunsak bile tevekkül halinden çıkmamalıyız. “Allah bana yeter, o ne güzel vekildir.” (Hz. İbrahim.)

    7:İşte buraya kadar bir insan yukarıda maddeler halinde olanları bir şekilde yapabilir ancak bundan sonrası çok daha zahmetlidir ve her insanın yapabileceği davranışlar değildir. Ancak, bazı kullar bundan sonraki halleri yapabilmeye Allah’ın (c.c) izniyle güçleri yeter. Başınıza ne gelirse gelsin sebat etmektir. Sabır etmektir. Sabır çok önemli bir fazilettir. Nefis sabır ettirmez ki onun daha istekleri vardır. İşte burada çok ince bir çizgi vardır. Onu geçebilen ne mutlu bir Müslümandır.

    8: Özümüzde sözümüzde her saniye, Allah (c.c) ile beraber olduğunu bilmek, gönülden dile kadar olan her şeyi tartmak, dilimize, belimize elimize yani nefsin tüm ihtiraslarına ona zulmetmeden artık onu ehlileştirmiş olmaktır. Şeytan/İblis nefse yaklaştığında, nefsin akıl ile erdemleşmiş ruh sahibini uyarmasıdır. İblisin tek sermayesi insandır. Ona ulaşmak için nefsimizi kullanır. İşte bu kapıyı kapatabilirseniz Allah (c.c) giden en kolay kapıyı açarsınız. Bir kapıyı açabilmek için diğer kapıyı kapatmalısınız ki ruhunuzda sadelik olsun. O sadelikte sadece Allah (c.c) sevgisi olsun.
    Karanlıkta yanan bir kibrit şulesiydim
    Allah (c.c) aşkı ile Güneşi sindirdim. (Sıyah_)

  8. #88
    UYARI:
    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~
    dυѕLєяfσяυм üує

    Standart Cevap: dini sohbet

    İlÂhİ riza hudutlari


    H.Z ALLAH c.c. bizi hudutlarla çevirmiştir.
    Ayeti kerimede;
    Allaha tevbe edenler, ibadet edenler, Hamd edenler,
    oruç tutanlar, rüku ve secde edenler,iyiliği emredip
    kötülükten vaz geçirmeye çalışanlar ve Allahın hududunu
    koruyanlar var ya işte bu müminleri müjdele.( Tevbe: 112 )
    Evvelâ güzel bir tevbe etmemizi istiyor.
    Tevbeden murad insan evvelki hayatından sıyrılacak.
    Cenab-ı hakka yönelmeye azmedecek.
    Geçtiği yollara dönmeyi ateşe girme mesabesinde görecek.
    Bu lutfa Mazhar olduktan sonra ne lâzım? ibadet lâzım.
    O yolda yürümek lâzım çünkü o yol kestirmeden Hakka gider.
    Sonra onu günah batağından çıkaran ibadet için huzuruna
    almakla şereflendiren, kendisine yaklaştıran mabuduna hamdetmesi lâzım.
    Ondan sonra oruç tutmak lâzım ki nefsin arzuları gemlensin teskiye bulsun.
    Rükular secdeler çoğaltılacak, çok çok namaz kılınacak.
    Bunları yaptıktan sonra iyiliği emreder kötülükten nehyeder olamamız icap
    ediyor.
    Bu şekilde bu güzel işleri yaparsak,HZ. Allahın çizdiği bu rıza hudutlarını aşıp
    taşmazsak bu hudutlar içinde kalmış oluruz.
    Nefsin tabiatında şehvete günaha ve kötülüğe meyil vardır,
    Gücünü hep o yolda kullanır işte bunun adı nefstir.
    Nefs vücudun içinde busuda bekleyen yedi başlı ejderhadır.
    Haset, riya , kin , kibir, şehvet, gadap.yalancılık gibi hayvanı sıfatlardan
    hangi sıfatta kişiyi yakalarsa onu alır cehennemin ortasına Kadar götürür.
    Tahribatı dış düşmandan daha büyüktür.
    Eğer dizginlenmezse h.z Allahın koyduğu hudutları aşar,geyesine ulaşır.
    Hakiki imana sahip olabilmek ve o imanı koruyabilmek için
    nefsle mücadele şarttır.
    h.z Allah c.c nefsin her türlü hile ve desiselerinden cümlemizi
    muhafaza etsin inşaAllah.
    Sözler ve notlardan:
    Ömer öngüt Efendi h.z.

Sayfa 9/9 İlkİlk ... 3456789

Sistem Bilgileri

Bu sistem vBulletin® alt yapısına sahiptir!
Telif hakları, Jelsoft Enterprises Ltd'e aittir. Copyright © 2021

Uyarı

5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesine göre üyeler yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Yer sağlayıcı olarak hizmet veren sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler e-ticaret ile ilgili iletişime geçilmesi halinde size dönüş yapacaktır.

istanbul escort escort bayan ankara escort betboo tipobet retrobet Bahis siteleri justin tv Tjk canlı tipobet365 tipobet betmatik justin tv goldenbahis giriş escort konya celtabet tv celtabet kamu haber 2019 filmleri izmir escort slot oyna tombala oyna sincan escort onwin/ komedi filmleri/ ngsbahis savoybet savoybetting Truvabet Goldenbahis Kingbetting Artemisbet Timebet betebete piabet bonus veren siteler bedava bonus veren siteler restbet casino levant giriş savoybet ngsbahis celtabet venusbet giriş ngsbahis celtabet tv liderbahis tv liderbahis sohbet izmir escort buca escort gaziantep rus escort istanbul escort betist giriş betist mariobet giriş mariobet mariobet mariobet giriş kızılay escort onwin betmatik supertotobet nerobet nerobet giriş nerobet sohbet odaları