Sayfa 1/6 123456 SonSon
52 sonuçtan 1 ile 10 arası

Konu: Türkche'Lesen Türkçe'miz

  1. #1
    UYARI:
    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~
    dυѕLєяfσяυм üує

    Standart Türkche'Lesen Türkçe'miz

    Yıl: 1965
    "Karşıma âniden çıkınca ziyâdesiyle şaşakaldım.. Nasıl bir edâ takınacağıma hükûm veremedim, âdetâ vecde geldim. Buna mukâbil az bir müddet sonra kendime gelir gibi oldum, yüzünde beni fevkalâde rahatlatan bir tebessüm vardı.. Üstümü başımı toparladım, kendinden emin bir sesle 'akşam-ı şerifleriniz hayrolsun' dedim.."

    Yıl: 1975
    "Karşıma birdenbire çıkınca çok şaşırdım.. Ne yapacağıma karar veremedim, heyecandan ayaklarım titredi. Ama çok geçmeden kendime gelir gibi oldum,
    yüzünde beni rahatlatan bir gülümseme vardı.. Üstüme çeki düzen verdim, kendinden emin bir sesle 'iyi akşamlar' dedim.."


    Yıl: 1985
    "Karşıma âniden çıkınca fevkalâde şaşırdım.. Nitekim ne yapacağıma hükûm veremedim, heyecandan ayaklarım titredi. Amma ve lâkin kısa bir süre sonra
    kendime gelir gibi oldum, nitekim yüzünde beni ferahlatan bir tebessüm vardı.. Üstüme çeki düzen verdim, kendinden emin bir sesle 'hayırlı akşamlar' dedim.."

    Yıl: 1995
    "Karşıma birdenbire çıkınca çok şaşırdım.. Fenâ hâlde kal geldi yâni.. Ama bu iş bizi bozar dedim. Baktım o da bana bakıyor, bu iş tamamdır dedim..
    Manitayı tavlamak için doğruldum, artistik bir sesle 'selâm' dedim.."


    Yıl: 2006
    "Âbi onu karşımda öyle görünce çüş falan oldum yâni.. Oğlum bu iş bizi kasar dedim, fenâ göçeriz dedim, enjoy durumları yâni.. Ama concon muyum ki ben,
    baktım ki o da bana kesik.. Sarıl oğlum dedim, bu manita senin.. 'Hav ar yu yavrum?'"


    Yıl: 2026
    "Ven ay vaz si hör, ben çok yâni öyle işte birden.. Off, ay dont nov âbi yaa.. Ama o da bana öyle baktı, if so âşık len bu manita.. 'Hay beybi..'"

    Dip Soru: Sizce son konuşmaya şahit olabilmek için 2026'yı bekler miyiz?
    İNaN AlLaH KoRkSu OlmaSa CokTan KymsTM Bu CanıMA...



    emin olabilrsin ....vefaszzz.

  2. #2
    UYARI:
    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~
    dυѕLєяfσяυм üує

    Standart

    ****<UYGARLIĞIN TEMELİ
    Dil,, insanların duygu, düşünce ve dileklerini anlatmak için kullandıkları her türlü işaret ve özlükle ses işaretleri dizisi; bir insan topluluğu içinde ortak anlaşma aracı olan sözlerin, bir sözlükteki kelimelerin, dil bilgisi kurallarının bütünü ve bunların düzgün, güzel, etkili bir biçimde kullanılmasıdır.
    Dil yeryüzünde insanlarla birlikte var olmuş, insanlığın geçirdiği bütün gelişme evrelerini geçirmiştir. Zaman içinde insan ve toplum düşüncesinin gelişimi ancak dilin de gelişimiyle mümkün olmuştur. Dil bir toplumu oluşturan en önemli öğelerden biridir. Öyle ki, toplumların ilerlemesiyle dilim geçirdiği aşamalar arasında sıkı bir ilişki vardır.
    Bir insan topluluğunda duyguları, istekleri, fikirleri anlatmaya yarayan dil; katı kurallara bağlı değişmez kanunlar bütünü değildir. Daima değişen ve insanların gelişimine ayak uydurması gereken canlı bir olgudur. Heiderg’ e göre “Dil, düşüncenin evidir.”
    Bir gün Konfüçyüs’e sormuşlar: “Bir memleketi yönetmeye çağırılsaydınız yapacağınız ilk iş ne olurdu?” Büyük filozof şöyle cevap verdi: “Hiç şüphesiz, dili gözden geçirmekle işe başlardım.” Ve dinleyenlerin hayret dolu bakışları karşısında sözlerine devam etmiş: “Dil kusurlu olursa, sözcükler düşünceyi iyi anlatamaz. Düşünce iyi anlatılmazsa, yapılması gereken işler doğru yapılamaz. Ödevler gereği gibi yapılmazsa, töre ve kültür bozulur, adalet yanlış yola sapar. İşte bunun içindir ki, hiçbir şey dil kadar önemli değildir.”
    İşte bu küçük hikaye dilin ne kadar önemli olduğunu vurgulamaktadır. Dil, uygarlığı temelidir. Bir konuşma, anlaşma yolu bulunmasaydı; bilim ve sanat gelişemezdi. Dil olmadan hiçbir bilgiyi kullanmak, onu başkaları için faydalı kılmak mümkün değildir.

    Afanassiav şöyle diyor: “Dil, insan bilincinin oluşumunda çok önemli bir görev görmüştür. Dil ve yazı olmasıydı bir çok kuşağın değerli deney birikimleri, yeni kuşaklara iletilemeyecek ve yeni kuşaklar, dünyanın tanınması gibi bir çok zor işi tekrarlamak zorunda kalacaklardı.” ****>
    (Bu yazı tarafımdan yazılmış olup İzmir Atatürk Lisesi Kültür ve Edebiyat dergisinde yayınlanmıştır.)


    Gerçekten ciddi ve önemli bir konuya değinmek istedim bugün

    Bakıyorum da artık çoğumuz (kesinlikle ben dahil) Türkçemizi korumak yerine daha çok bozuyoruz

    Evet belki internet ortamında bazı şeylerin kısaltırlarak yazılması doğal ama

    Bu ‘hoşça kal’ yernine ‘bye bye’ , ‘evet’ yerine ‘yes’ dememizi gerektirmiyor

    Çevrenize bakarsanız zaten dilimizin ne kadar yozlaştırıldığının farkına varırsınız ‘merkez’ kelimesinin yerini büyük ölçüde ‘center’ kelimesi almış durumda örneğin, ‘basın yayın’ yerine kullanılan ‘media’ da neyin nesi ??



    Bilirsiniz bir devlet ne zaman kültürünü kaybederse gerçekte o zaman yok olur

    Tarihte bunun bir çok örneği var kültürünü koruyan devletler yeniden kurulurken koruyamayanlar ya yok olmuş yada sömürge olmaktan öteye geçememiştir

    Kültürlerin, törelerin yok olması da yazımda belirttiğim gibi dilin yok olmasıyla başlıyor

    Dili yozlaştırmak en tehlikeli ve en sisnsi sömürgeleştirme oyunudur ve günümüzde bize uygulanan da budur !!
    Oktay Sinanoğlu’nun deyimi ile **** Türkçe’ye bye bye demek Türkün dünya üzerindeki Haysiyetine bye bye demek olacaktır ****



    Dilimize nasılda yabancı sözcükler giriyor ve biz bunlara nasıl göz yumuyoruz

    Binlerce örnek verilebilir ama bn sadece bir kaçını yazayım size

    Bakanlar kurulu yerine kabine

    Millet vekili yerine parlamenter

    İletişim yerine komünikasyon

    Toplumsal yerine sosyal

    Yasal yerine legal

    Sorun yerine problem

    Yöntem yerine metod

    En az yerine minimum

    Seçenek yerine alternatif

    Etkinlik yerine aktivite…..
    Niye Türkçeleri varken yabancılarını kullanalım ki neden Türkçemizin yozlaşmasına yardımcı olalım ki



    İşte Atatürk’ün vasiyeti:



    **** Bakınız arkadaşlar, ben belki çok yaşamam. Fakat siz ölene dek, Türk gençliğini yetiştirecek ve Türkçe’nin bir kültür dili olarak gelişmeye devamı yolunda çalışacaksınız. Çünkü Türkiye ve Türklük, uygarlığa ancak bu yolla kavuşabilir ****

    Atamızın mirasına güzel Türkçemize dilimize sahip çıkalımmmm



    Bu yazıyı yazmamı sağlayan Emre (albaywolf) ve
    bu fikirleri edinmemi sağlamak amacı ile belki de zorla Oktay Sinanoğlu’nun ‘bye bye Türkçe’ eserini okutan Edebiyat öğretmenime teşekkür eder
    ve bu eseri sizin de okumanızı tavsiye ederim



    Devrim Gözde A.
    İNaN AlLaH KoRkSu OlmaSa CokTan KymsTM Bu CanıMA...



    emin olabilrsin ....vefaszzz.

  3. #3
    UYARI:
    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~
    dυѕLєяfσяυм üує

    Standart

    Her şey, bizi birbirimize kenetleyen en güçlü bağ olan Türkçe için!

    Dilimize sahip çıkalım. Aramızda Türkilizce değil , Türkçe konuşalım.

    Türkçemize sahip çıkalım. Atalarımız sadece toprak için kıymetli canlarından vazgeçmemişler. Bu ülkeyi vatan yapan ulvi değerlerden biri de dildir. Atalarımıza olan borcumuzu böylede ödeyebiliriz.

    Bir yandan ilerlerken, bir yandan tökezliyoruz. Bilgisayar çağı ve internet kullanımı kısacası "chat dili" dediğimiz düşman, dilimizi mahvetmekte.

    Forumdaki bütün arkadaşlarımdan bu konuda biraz daha duyarlı olmasını rica ediyorum. Gönül ister ki herkes Türkçe'yi bütün dilbilgisi kurallarına u¤¤¤¤¤ kullansın. Fakat daha önce aşmamız gereken, özellikle bu duyuru ile bahsetmek istediğim konu, kullanmamamız gerekirken kullandığımız ve dilimizden çıkarttığımız harfler.

    "q, w, x, sh" bizim alfabemizin harfleri değildir ve bizim alfabemizdeki harflerin yerine asla ve asla geçemez.

    "eidir, memleket nire, gidiom, güsel, eed, taam, annadım, bakcez vs." gibi kelimelerde aradan çıkartılan harfler küçük birer kayıp olarak gözükse bile, dilimiz için büyük bir kayıptır.

    Türk dilini iyi veya kötü kullanan, hatalarını düzeltmek isteyen bütün arkadaşlarımızdan bu kampanyaya katılmalarını rica ediyorum. Ne kadar büyürsek, ne kadar çoğalırsak o kadar büyük bir güç oluruz.

    Büyük ve kaliteli bir forum olarak, büyük ve kaliteli bir adım atalım. Türkçemizi katledenlerin önüne geçelim.

    TÜRK HARFLERİNİN KABUL VE TATBİKİ HAKKINDA KANUN

    Kanun Numurası : 1353
    Kabul Tarihi : 1/11/1928
    Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 3/11/1928 Sayı: 1030
    Yayımlandığı Düstur : Tertip: 3 Cilt: 10 Sayfa: 3
    ...
    Madde 4 : Halk tarafından vakı müracaatlardan eski Arap harfleriyle
    yazılı olanlarının kabulü 1929 Haziranının birinci gününe kadar caizdir.
    1928 senesi Kanunuevvelinin iptidasından itibaren Türkçe hususi veya resmi
    levha, tabela, ilan, reklam ve sinema yazıları ile kezalik Türkçe hususi,
    resmi bilcümle mevkut, gayrı mevkut gazete, risale ve mecmuaların Türk
    harfleriyle basılması ve yazılması mecburidir.

    Anlamı;

    Madde 4 : Halk tarafından yapılan başvurulardan eski Arap harfleriyle
    yazılı olanlarının kabulü 1 Haziran 1929 gününe kadar geçerlidir. 1928
    yılındaki kanunun başlangıcından itibaren Türkçe özel veya resmi levha,
    tabela, ilan, reklam ve sinema yazıları ile aynı biçimde Türkçe özel,
    resmi bütün süreli, süreli olmayan gazete, kitapçık, broşür ve yayınların
    Türk harfleriyle basılması ve yazılması zorunludur
    İNaN AlLaH KoRkSu OlmaSa CokTan KymsTM Bu CanıMA...



    emin olabilrsin ....vefaszzz.

  4. #4
    UYARI:
    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~
    dυѕLєяfσяυм üує

    Standart

    Bugün kullandığımız Türkçemize yabancı dillerden giren kelime sayıları

    Dil..............Kelime Sayısı

    Almanca .......... 85

    Arapça ......... 6463

    Arnavutça......... 1

    Bulgarca ......... 8

    Ermenice......... 23

    Farsça..............1374

    Fince ................2

    rans&yacute;zca .... 4974


    İbranice..............9

    İngilizce............538

    İspanyolca............36

    İtalyanca.............632

    Japonca............... 7

    Korece.................1

    Latince...............147

    Macarca................19

    Mo&ethlca...........13

    Norveç..................2

    Portekizce..............4

    Rumca..................14

    Rusça..................40

    Slavca.................24

    So&eth ca.............1

    Yunanca................399

    Kaynak:Türk Dil Kurumu
    İNaN AlLaH KoRkSu OlmaSa CokTan KymsTM Bu CanıMA...



    emin olabilrsin ....vefaszzz.

  5. #5
    UYARI:
    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~
    dυѕLєяfσяυм üує

    Standart

    Atatürk Diyor ki!

    * Türk demek, dil demektir. Ülkesini, yüksek bağımsızlığını korumasını bilen Türk ulusu, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.

    * Kesin olarak bilinmelidir ki, Türk ulusunun ulusal dili ve bengi, bütün yaşamında egemen ve temel olacaktır.

    * Türk dilinin, kendi benliğine, aslındaki güzellik ve zenginliğine kavuşması için, bütün devlet örgütümüzün dikkatli, ilgili olmasını isteriz.

    * Dilin zengin ve ulusal almaşı, ulusal duyguların gelişmesinde başlıca etkendir. Türk dili, dillerin en zenginlerindendir. Yeter ki, bu dil bilinçli olarak işlensin.

    * Ulusal duygu ile dil arasındaki bağ çok güçlüdür. Dilin ulusal ve zengin olması, ulusal duygunun gelişmesinde başlıca etkendir. Türk dili, dillerin en zenginlerindendir; yeter ki bu dil, bilinçle işlensin. — 2 Eylül 1932

    * Türk demek, dil demektir. Ulusun çok açık niteliklerinden birisi de dildir. Her şeyden Önce ve kesinlikle Türkçe konuşulmalıdır. — 1932

    * Türkçe konuşmayan bir insan; Türk harsına, Türk topluluğuna bağlılığım iddia öderse, buna inanmak doğru olmaz.

    * Türk affının kendi benliğine, aslındaki güzellik ve zenginliğine kavuşması için, bütün devlet örgütümüzün, dikkatli, ilgili olmasını isteriz. — Kasım 1937

    * Ülkesini, yüksek bağımsızlığım korumasını bilen Türk ulusu, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır. — 1 Kasım 1932
    İNaN AlLaH KoRkSu OlmaSa CokTan KymsTM Bu CanıMA...



    emin olabilrsin ....vefaszzz.

  6. #6
    UYARI:
    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~
    dυѕLєяfσяυм üує

    Standart

    Türkçenin katledilmesindeki en büyük etken fikrimce Yabancı Dİl Özentisi ki bu böyle...

    Savaşarak alamadılar içten içe alıyolar... günümüzde dışarı çıkıp şöyle bi etrafa göz attığımızda.. işyeri isimleri,şirket isimler vs hep yabancı... ulusal medya da bunu iyice körüklemekte.. dile sahip çıkan bir kaç kurum dışında kimse tınlamıyor doğrusu.. oysa BİR MİLLETİ MİLLET YAPAN DİLDİR!..

    ulusal medyanın bu konuda büyük etkisi var.. insanları yanlış yönlendirmler ve özenti yaratmaları dilin değişmesinde de büyük rol oynuyor.. ve yabancı sinema tutkunluğu. filmlerdeki karakterlere özenilmesi.. onlar gibi konuşmaya davranmaya çalışmak vs....

    internetin de etkisi var.. nitekim gençlik internete akıyo ve artık kısaltmalar ile anlaşılmaz kelimeler kurmak moda olmuş sonra yabancı kelimeler kullanmak ta öyle... türkçe günümüzde tam 160 bin kelimelik bir dildir ve ingilizce de bir kaç kelime ile anlatılan durumu türkçe ile bir kelimede anlatabiliyoruz..

    Çok önemli bir konu kesinlikle sahip çıkılması lazım dile özellikle genç kesim bilinçli olmalı..
    İNaN AlLaH KoRkSu OlmaSa CokTan KymsTM Bu CanıMA...



    emin olabilrsin ....vefaszzz.

  7. #7
    UYARI:
    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~
    dυѕLєяfσяυм üує

    Standart

    BYE BYE TÜRKÇE

    Bir rüya gördüğünüzü farzedin. 2050'li yıllara gelmişiz. New-York şehrinde, Brodway'den aşağı yürüyüp meşhur Times meydanına varıyorsunuz. Etrafınızda Amerika'da hep olan o kocaman, dev bina büyüklüğünde reklamlar. Fakat hayret, gözlerinize inanamıyorsunuz. Bir ulu binanın tüm yüzünü kaplamış dev levhada, Türkçe olarak(!) Nefis Rize Çayı. İşte Hakiki Çay yazıyor. Yazının yanında lale biçimli, ince belli, cam bardakta tavşan kanı bir çay resmedilmiş. Sadece dipte küçücük harflerle ingilizce olarak Drink Real Tea yazıyor.

    Nasıl? Beğendiniz mi rüyayı? Devam etsin mi? Peki o zaman New-York sokaklarında dolaşmaya devam edelim. Yoruldunuz. Üstünde Jimmy's Kahvehanesi yazılı, şemsiyeli masaları sokağa taşmış sakin bir yer gördünüz, gidip bir masaya oturdunuz. Gelen görevli Türk olduğunuzu öğrenince arsız arsız sırıtıp, bir iki kelime Türkçe bildiğini gösterme çabasına girişiyor. Kola yokmuş, ithal malı soğuk Susurluk marka ayran getiriyor.

    Rüyanın devamı var. Ama biz bu kadarını yazalım. Ne de olsa bizim rüyamız değil. O, Oktay Sinanoğlu'nun rüyası. Sinanoğlu "BYE-BYE TÜRKÇE" kitabının yazarı. Kitap aslında, Sinanoğlu'nun son kırk yıldır hep üstünde durduğu, Türkçe'nin önemi, yabancı dille öğrenim yanlışlığı gibi konularda yazdığı, yayınladığı yazılar, konuşmalar ve söyleşilerden oluşuyor. Bu yüzden, zaman zaman takrarlara rastlasanız da Türkçe'ye hakim bir bilim adamının akıcı, akılda kalıcı anlatımıyla kitabı okudukça derin düşüncelere dalıyorsunuz.

    Örneğin bu satırların yazarı gibi, kırklı yaşlarınızdaysanız ve de ilköğretimde okuyan bir ya da iki çocuğunuz varsa, aile içinde ve dostlarınızla yaptığınız konuşmalarınız hep çocuklarınızın eğitimini nasıl ve nerede sürdüreceği üzerine oluyorsa... "BYE-BYE TÜRKÇE" yi okurken gerçekten derin düşüncelere dalıyorsunuz. Neden mi? Bakınız Prof.Dr. Sinanoğlu ne diyor:

    "Önceleri, belli bir tekniği almak, belli bir dalı geliştirmek için başlayan dışarı öğrenci gönderme, zamanla bir alışkanlık haline geldi. Artık “niye öğrencilerimizi dışarı gönderiyoruz, bundan beklediğimiz nedir” diye kimse sormuyor. Bunun böyle olması gerektiği bir alt inanç, yabancı terimle bir "Dogma" olmuş. Her aile, yabancı bir kolejde okutmak istiyor çocuğunu, sonra da dışarıda. Her çeşit okulda okuyanlar var... Okunacak dallar nasıl seçilmiştir? Hepsi üstün nitelikte okullar mıdır? Çoğunlukla Türk ulusundan çıkan, öğrenci başına 5000 Dolar (1973 fiyatı) fedekarlığı gerektiren bu okumalardan Türkiye'nin ne beklediği belli midir?"

    Bu sözlerin sahibi Prof.Dr. Oktay Sinnanoğlu kendi deyimiyle dışarıda (Amerika'da) okumuş bir bilim adamı. Hal böyle olunca söylediklerinin önemi kat be kat artıyor. Bir iki alıntı daha aktaralım size:

    ".....Atatürk bilim dilinin Türkçe, tüm derslerin her düzey-de Türkçe olmasına büyük özen göstermiş, o kadar ki 1934' te oturup bir "Geometri" kitabı yazmış, bugün kullandığımız "üçgen" gibi terimleri kendi türetmişti. Yabancı dilli misyoner okullarına özenilmesin diye de Türk Eğitim Derneği'ni, onun özel okulu TED Yenişehir Lisesi'ni kurmuştu. Ben bu okulda yetiştim. Yabancı dil öğretilmesine önem veriliyor ama bu her akıllı ülkede olduğu gibi takviyeli yabancı dil dersleride yapılıyordu. Bütün fen, edebiyat, felsefe vb. dersler tam Türkçe idi. İşte bu gaye ile kurulan böyle başarılı bir okula İngiliz-Amerikan çengeli 1953'te atılıp dersler İngilizce'ye çevrildi. Okula "Ankara Koleji" dendi. O zamana dek yurtta böyle bir misyoner tipi Türk okulu yoktu."Kolej" misyoner okulu demekti. Sonra açılan bu ingiliz deliğinden kova gibi su girdi. "Anadolu Liseleri" vb. aldı yürüdü. Millete de yabancı dil öğretmenin yolu buymuş gibi yutturuldu.

    ....Arkasından geldi "Orta Doğu Teknik Üniversitesi"... Toptan Amerikanca...Sonra peşpeşe gelen Boğaziçi, derken Bilkent(adı güzel ama!) şimdi de Koç vb. için bahaneye artık luzüm görülmüyor. Çünkü kamuoyu artık yeterince uyuşturulmuştur. Bunun sonu, çok değil bir iki nesil sonra Türkçe'ye "bye bye" demek olacaktır..."

    TED Yenişehir Lisesi'ni birincilikle bitiren Oktay Sinanoğlu burslu olarak ABD'ye gider. ABD Koliforniya Üniversitesi, Berkeley Kimya Mühendisliğini birincilikle bitirir. (1956) ABD'de M.I.T'den birincilikle Yüksek Kimya Mühendisi olur. Berkeley'de Kuramsal Kimya doktarasını yapar. Harvard ve YALE'de kendisine ait kuantum (nicam) kimyası ve fiziği üzerine teorileri hakkında üst düzey dersler verir. 1962'de, 26 yaşında, Batının 300 yılda en genç profesörü olur. "Moleküler Biyoloji" konusunda ikinci kürsüsüne atanır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti çıkardığı özel bir kanunla Oktay Sinanoğlu'na ilk ve tek "Türkiye Cumhuriyeti Profesörü Ünvanı"nı verir. Değişik ülkelerde iki kez Nobel Ödülü'ne aday gösterilen Oktay Sinanoğlu çift pasaportlu olmamakla övünüyor. Meksika'dan Hindistan'a, japonya'ya kadar bilim dünyasında tanınan Prof. Sinanoğlu'nu, yukarıda yaptığımız gibi bir paragrafa sığdırarak tanıtmak olanaksız. Okur "BYE BYE TÜRKÇE" yi eline aldığında aslında yazarı daha iyi tanı-yacak. Biz yine onun kaleminden birkaç satırı buraya alalım.

    "Can kurtaran" yaygındı, birden "ambulans" hatta "ambulance" oluverdi. Bu çirkin İngilizce laf kökeninde "dolaşan" demektir. Eh uygun. Öyle ya, bu araba keşmekeşinde gariban can kurtarmıyor, dolaşıyor!...
    "Meclis" birden "parlamento" oluverdi. "Milletvekilleri" de "parlamenter" kesiliverdiler. Hayrola, bu lafla kendilerine bir hava vermekte olanlara hatırlatalım: "parlamenter", İtalyanca kökeninde "laf üreten" demektir...
    "Bilim ve tekniğin baş döndürücü bir hızla ilerlediği günümüzde eğitimin her düzeyindeki İngilizce hazırlık sınıfları büyük bir zaman israfıdır."
    "Her ülkenin eğitim dili o ülkedeki çoğunluğun ana dili olan resmi dilidir. Yabancı dilde eğitim Türkiye ve birkaç başka sömürge ülkelerinde görülmektedir."
    "İngilizce ile bilim eğitimi sonucu Batı hayranı kendi kültürüne yabancılaşan ve onu aşağılayan bir nesil yetişir. Böyle yetişenlerle bilim yapılamaz. Ayrıca İngilizce'nin evrensel olduğu fikri de yutturmacadır."

    Oktay SİNANOĞLU
    Bye Bye Türkçe
    İNaN AlLaH KoRkSu OlmaSa CokTan KymsTM Bu CanıMA...



    emin olabilrsin ....vefaszzz.

  8. #8
    UYARI:
    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~
    dυѕLєяfσяυм üує

    Standart

    Anamız, babamız, eşimiz, kardaşımız, arkadaşımız Türkçe’dir.

    Evimiz, obamız, yaylamız, köyümüz, beldemiz, şehrimiz Türkçe’dir.


    Milletimiz, vatanımız, bayrağımız Türkçe’dir.


    Doğduğumuz yer, Türkçe’nin vatanlaştırdığı yerdir.

    Öleceğimiz yer, Türkçe’nin ölümsüzleştirdiği yerdir.


    Anamızdan emdiğimiz süt, yediğimiz ekmek, içtiğimiz su Türkçe’dir.

    Aldığımız nefes Türkçe’dir.

    Konuştuğumuz ilk söz Türkçe’dir.


    Günümüzü aydınlatan güneş, gecemizi aydınlatan ay Türkçe’dir.


    Çocuğumuzu sevdiren, gencimizi coşturan, büyüğümüzü olgunlaştıran Türkçe’dir.


    Yazdığımız şiir, yaptığımız mimarî, çizdiğimiz resim, bestelediğimiz müzik Türkçe’dir.


    Sevdamız, sevgilimiz, aşkımız Türkçe’dir.

    Söylediğimiz türkü, şarkı Türkçe’dir.

    Çaldığımız saz, davul-zurna Türkçe’dir.

    Oynadığımız bar, tuttuğumuz halay Türkçe’dir.

    Sevincimiz, mutluluğumuz Türkçe’dir.

    Acımız, kederimiz Türkçe’dir.

    Sorunumuz Türkçe’dir

    Dünümüz Türkçe’nindi.

    Bugünümüz Türkçe’nindir.

    Yarınımız Türkçe’nin olacak; elbet, Türkçe’nin olacaktır.

    Türk’ü insanlaştıran Türkçe’dir.

    Türk’ü güzelleştiren Türkçe’dir.

    Türk’ü destanlaştıran Türkçe’dir.

    Türk’ü Türkleştiren Türkçe’dir.

    Türk’ü Müslümanlaştıran Türkçe’dir.

    Sözün özü;

    Türk’ün her şeyi Türkçe’dir.

    Türkçe var oldukça, Türk hep var olacaktır.

    Halit DURSUNOĞLU
    İNaN AlLaH KoRkSu OlmaSa CokTan KymsTM Bu CanıMA...



    emin olabilrsin ....vefaszzz.

  9. #9
    UYARI:
    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~
    dυѕLєяfσяυм üує

    Standart

    Türk milleti sonsuza kadar ya yüce gönüllü, milli benliğini koruyan

    bağımsızlık aşığı bir millet olarak yaşayacak..

    ya da

    İngiliz, Amerikan özentisi olup asil kanı bozulacak?

    siz hangisini istersiniz arkadaşlar...

    devlet birşey yapamıyorsa gelin biz birleşelim ve dilimize sahip çıkalım....

    dilimizdeki yozlaşmaya dur diyelim...

    bilmem farkında mısınız ama son yıllarda inanılmaz bozulmalar var...

    son zamanlarda ise;

    evet yerine efetttt

    seviyorum yerine sefiyorum..

    bize yerine bise..

    belki de çoğunuz bunun farkında değilsinizdir...

    bu günlerde mecliste de konuşan konular arasında bu..

    eğitim dilimiz ingilizce olmuş bundan kimin haberi var ki?

    ve dünyada eğitim dili ingilizce yapılan tek ülke bizmişiz..

    inanılacak gibi değil...

    ATAMIZIN en büyük hayali türk dilini geliştirmek ve bu dile hakettiği değerin verilmesini sağlayabilmekti...

    türkçemizin 10.000 yıllık bir geçmişi var...

    ingilizcenin ise sadece 500 yılcık...

    ingilizce dünya dili olarak görülebiyorda ondan kat kat daha üstün olan türkçe neden dünya dili olarak görülemesin...

    bunu değiştirecek olan bizleriz..

    lütfen birşeyler yapalım..

    ne yapabiliriz ki demeyin..

    bu konuyu herkese anlatın eşinize dostunuza..

    bu bile yeter inanın....

    bugün türkçene elveda dersen,

    yarın ülkene elveda demek zorunda kalırsın...(rabbim binlerce kez korusun)..
    İNaN AlLaH KoRkSu OlmaSa CokTan KymsTM Bu CanıMA...



    emin olabilrsin ....vefaszzz.

  10. #10
    UYARI:
    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~
    dυѕLєяfσяυм üує

    Standart

    "Türkçe senin ana dilin!
    İlk öğrendiğin dil!
    Daha iyi ifade edemezsin kendini yabancı sözcüklerle!
    Boşuna inkar etme, en iyi Türkçe'yi biliyorsun!
    Başka bir dile özenmek yerine; sahip çık kendi diline!
    Yerini tutar mı okuduğun güzel
    Şiirlerin, annenin sana söylediği ninnilerin,
    Ilk aşkından duyduğun “seni seviyorum”un?

    "Enternasyonal" demeyiver bu seferlik, "uluslararası"nı dene!
    Kendin için dene!
    Faydası olacak sana ve senden sonrakilere! İnan buna! Kalpten inan!
    Yüzyıllar boyunca konuşulagelmiş, çok ayrıntılı ve kusursuz bir
    dilbilgisine sahip olan bu dile saygı duy!

    Yabancılaşma kendine, kendi insanlarına...
    Konuşamadığında kendi halkınla, farkedeceksin içler acısı durumunu!
    Öyle bir dil yaratmışsın ki kendine İngilizce - Fransızca - Arapça...
    Ne sen anlarsın kendi insanını, ne o anlar seni...
    Ve kimse kimseyi anlamadığında, millet de kalmaz ortada, vatan da...
    Bu hayatının sonudur, kabul etmek istemesen de...

    Son bir şansımız daha var Türkçemiz için, insanlarımız için, Türkiye
    için…
    Baştan "hoşçakal" diyerek başlayalım "bye bye" yerine..."
    İNaN AlLaH KoRkSu OlmaSa CokTan KymsTM Bu CanıMA...



    emin olabilrsin ....vefaszzz.

Sayfa 1/6 123456 SonSon

Sistem Bilgileri

Bu sistem vBulletin® alt yapısına sahiptir!
Telif hakları, Jelsoft Enterprises Ltd'e aittir. Copyright © 2020

Uyarı

5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesine göre üyeler yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Yer sağlayıcı olarak hizmet veren sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler e-ticaret ile ilgili iletişime geçilmesi halinde size dönüş yapacaktır.

istanbul escort escort bayan ankara escort betboo tipobet retrobet Bahis siteleri justin tv Tjk canlı tipobet365 tipobet betmatik justin tv yetişkin sohbet odaları goldenbahis giriş buca escort escort konya mynet sohbet okey oyna celtabet tv celtabet kamu haber 2019 filmleri izmir escort slot oyna tombala oyna sincan escort bayan onwin/ komedi filmleri/ ngsbahis savoybet savoybetting Truvabet Goldenbahis Kingbetting Artemisbet Timebet betebete piabet bonus veren siteler bedava bonus veren siteler restbet casino levant giriş savoybet ngsbahis celtabet venusbet giriş ngsbahis celtabet tv liderbahis tv liderbahis sohbet izmir escort