PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Atasözleri Ve Deyimler



Sayfa : [1] 2 3 4 5 6

  1. Baba koruk (ekşi elma, erik) yer, oğlunun dişi kamaşır.
  2. Bağla atını, ısmarla Hakk`a.
  3. Bağa bak üzüm olsun, yemeye yüzün olsun
  4. Baba malı tez tükenir, evlât gerek kazana.
  5. Baca eğri de olsa duman doğru çıkar.
  6. Bal bal demekle ağız tatlanmaz.
  7. Bakmakla usta olunsa, köpekler (kediler) kasap olurdu.
  8. Bakarsan bağ, bakmazsan dağ olur.
  9. Bağlı koyun yerinde otlar.
  10. Bal tutan parmağını yalar.
  11. Balta değmedik (girmedik) ağaç (orman) olmaz.
  12. Balık baştan avlanır.
  13. Balık baştan kokar.
  14. Balık ağa girdikten sonra aklı başına gelir.
  15. Başa gelen çekilir.
  16. Baskısız (çivisiz) yongayı (tahtayı) yel (el) alır, sahipsiz tarlayı sel alır.
  17. Baskın basanındır.
  18. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın.
  19. Bana benden her ne olursa, başım rahat bulur dilim susarsa.
  20. Baş dille tartılır.
  21. Başını acemi berbere teslim eden, pamuğunu cebinde taşısın.
  22. Baş başa vermeyince taş yerinden kalkmaz.
  23. Baş başa bağlı, baş da şeriata.
  24. Başa gelmeyince bilinmez.
  25. Belâ geliyorum demez.
  26. Bedava sirke baldan tatlıdır.
  27. Baz bazla, kaz kazla, kel tavuk topal horozla.
  28. Baş nereye giderse ayak da oraya gider.
  29. Baş kes, yaş kesme.
  30. Beterin beteri vardır.
  31. Beş parmağın beşi bir değil (olmaz).
  32. Besle kargayı, oysun gözünü.
  33. Besle, büyük danayı; tanımasın anayı.
  34. Beleş atın dişine (yaşına, yularına, dizginine) bakılmaz.
  35. Bin dost az, bir düşman çok.
  36. Bin bilsen de bir bilene danış.
  37. Bıçak yarası geçer (onulur), dil yarası geçmez (onulmaz).
  38. Bıçak sapını kesmez.
  39. Bıçağı kestiren kendi yüzü suyu, insanı sevdiren kendi huyu.
  40. Bir adama kırk gün deli desen deli olur.
  41. Bin tasa (kaygı) bir borç ödemez.
  42. Bin ölçüp bir biçmeli.
  43. Bin nasihatten bir musibet yeğdir.
  44. Bin merak bir borç ödemez.
  45. Bir bulutla kış olmaz (Bir çiçekle yaz gelmez).
  46. Bir başa bir göz yeter.
  47. Bir ahırda at da bulunur, eşek de.
  48. Bir ağızdan çıkar bin ağıza yayılır.
  49. Bir adamın adı çıkacağına canı çıksın.
  50. Bir evde düzen olunca düzenbaz olmaz.
  51. Bir elin nesi var iki elin sesi var.
  52. Bir (sağ) elinin verdiğini öbür (sol) elin görmesin.
  53. Bir deli kuyuya bir taş atmış, kırk akıllı çıkaramamış.
  54. Bir çöplükte iki horoz ötmez.
  55. Bir koyundan iki post çıkmaz.
  56. Biri yer, biri bakar; kıyamet ondan kopar.
  57. Bir insanı tanımak için ya alış veriş etmeli, ya yola gitmeli.
  58. Bir günlük beylik, beyliktir.
  59. Bir göz ağlarken öbür göz gülmez.
  60. Bir sürçen atın başı kesilmez.
  61. Bir sıçrarsın çekirge, iki sıçrarsın çekirge, üçüncüde ele geçersin çekirge.
  62. Bir selâm bin hatır yapar.
  63. Bir mıh bir nal kurtarır, bir nal bir at kurtarır.
  64. Bir kötünün yedi mahalleye zararı dokunur (vardır).
  65. Bol bol yiyen, bel bel bakar.
  66. Boğaz dokuz (kırk) boğumdur (boğa boğa söyler).
  67. Bitli (kurtlu, çürük) baklanın kör alıcısı olur.
  68. Bir yemem diyenden kork, bir oturmam diyenden.
  69. Bir şeyin önüne bakma, sonuna bak.
  70. Borç uzayınca kalır, dert uzayınca alır.
  71. Borçtan korkan kapısını geniş (büyük) açmaz
  72. Borçsuz çoban yoksul beyden yeğdir.
  73. Borçlunun yalımı alçak olur.
  74. Borç iyi güne kalmaz.
  75. Buğdayım var deme ambara girmeyince, oğlum var deme yoksulluğa düşmeyince.
  76. Buğday başak verince orak pahaya çıkar (kıymete biner).
  77. Bugünkü tavuk yarınki kazdan iyidir.
  78. Bugünün işini yarına bırakma.
  79. Bugün bana ise yarın sana.
  80. Büyük balık, küçük balığı yutar.
  81. Bülbülün çektiği dil (i) belâsıdır.
  82. Bülbülü altın kafese koymuşlar, “ah vatanım” demiş.
  83. Bükemediğin eli öp.
  84. Buğdayın yanında acı ot da sulanır.
  85. Cana gelecek (kaza-zarar) mala gelsin.
  86. Cambaz ipte, balık dipte gerek.
  87. Cahile söz anlatmak, deveye hendek atlatmaktan zordur.
  88. Büyük lokma ye (de), büyük söz söyleme.
  89. Büyük başın derdi büyük olur.
  90. Cefa çekmeyen sefanın kadrini bilmez.
  91. Canı yanan eşek attan yürük olur.
  92. Can çıkmayınca huy çıkmaz.
  93. Can cümleden aziz (dir).
  94. Can boğazdan gelir.
  95. Çalıda gül bitmez, cahile söz yetmez.
  96. Çağrılan yere erinme, çağrılmayan yere görünme.
  97. Çabuk parlayan, çabuk söner.
  98. Cins kedi ölüsünü göstermez.
  99. Cins horoz yumurtada (iken) öter.
  100. Cesurun bakışı, korkağın kılıcından keskindir.
  101. Cennetin kapısını cömertler açar.
  102. Çıkmadık candan umut kesilmez.
  103. Çatal kazık yere çakılmaz.
  104. Çarşı iti ev beklemez.
  105. Çanakta balın olsun, arı Bağdat`tan gelir.
  106. Çanağa ne doğrarsan kaşığına o çıkar.
  107. Çam sakızı, çoban armağanı.
  108. Çalma elin kapısını, çalarlar kapını.
  109. Çıngıraklı deve kaybolmaz.
  110. Çiftçinin ambarı sabanın ucundadır.
  111. Çiftçiye yağmur, yolcuya kurak; cümlenin muradını verecek Hakk.
  112. Çingeneden çoban olmaz, Yahudi`den pehlivan.
  113. Çingeneye beylik vermişler, önce babasını asmış.
  114. Çirkefe taş atma üstüne sıçrar.
  115. Çingene çingeneye çatmadıkça kasnak boynuna geçmez.
  116. Çocuk büyütmek taş kemirmek.
  117. Çocuğun yediği helâl, giydiği haram.
  118. Çocuğun bulunduğu yerde dedikodu (gıybet) olmaz.
  119. Çocuğa iş buyuran, ardına kendi düşer (Çocuğa iş, ardına sen düş/ Çocuğu işe sal, ardınca sen var).
  120. Çobansız koyunu kurt kapar.
  121. Çivi çiviyi söker.
  122. Çivi çıkar ama yeri kalır.
  123. Çok gezen çok bilir.
  124. Çok bilen çok yanılır.
  125. Çok arpa atı çatlatır.
  126. Çoğu zarar, azı karar.
  127. Çocuktan al haberi.
  128. Çocuk düşe kalka büyür.
  129. Çocuk doğmadan kaftan biçilmez.
  130. Çok yaşayan bilmez, çok gezen bilir.
  131. Çok söyleme arsız olur, aç koyma hırsız olur (Aç bırakma hırsız olur, çok söyleme arsız olur).
  132. Çok koşan (seğirten) çabuk (tez) yorulur.
  133. Çok havlayan köpek ısırmaz.
  134. Dağ ne kadar yüce olsa yol (onun) üstünden aşar.
  135. Dağ dağa kavuşmaz, insan insana kavuşur.
  136. Dağ başı dumansız olmaz.
  137. Çürük tahta çivi tutmaz.
  138. Davul dengi dengine çalar.
  139. Darı unundan baklava, incir ağacından oklava olmaz.
  140. Danışan dağı aşmış, danışmayan (-ın) yolu şaşmış.
  141. Damlaya damlaya göl olur.
  142. Deli ile çıkma yola, başına getirir (gelir türlü) belâ.
  143. Deli deliden hoşlanır, imam ölüden.
  144. Değirmen iki taştan, muhabbet iki baştan.
  145. Davulun sesi uzaktan hoş gelir.
  146. Denize düşen yılana sarılır.
  147. Demir tavında dövülür.
  148. Demir nemden, insan gamdan çürür (Duvarı nem, insanı gam yıkar).
  149. Deliye her gün bayram.
  150. Destursuz bağa girilmez (gireni sopa ile kovarlar).
  151. Dervişin fikri ne ise, zikri de odur.
  152. Dertsiz baş (kul) olmaz.
  153. Derdini söylemeyen derman bulamaz.
  154. Dibi görünmeyen suya girme.
  155. Devletin malı deniz, yemeyen domuz.
  156. Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur.
  157. Deveden büyük fil var.
  158. Dinsizin hakkından imansız gelir.
  159. Dilin kemiği yok.
  160. Dilin cismi küçük, cürmü büyük
  161. Dilim seni dilim dilim dileyim, başıma geleni senden bileyim.
  162. Dost başa bakar, düşman ayağa.
  163. Dost acı söyler.Dost acı söyler.
  164. Dolu küpün sesi çıkmaz.
  165. Dolu bardak su almaz.
  166. Dokuz at bir kazığa bağlanmaz.
  167. Doğru söz (ağıdan) acıdır.
  168. Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar.
  169. Doğrunun yardımcısı Allah`tır.
  170. Doğmadık çocuğa kaftan (don) biçilmez.
  171. Eceli gelen köpek cami duvarına işer.
  172. Ecel geldi cihana, baş ağrısı bahane.
  173. Düşman düşmana rahmet (gazel, yasîn) okumaz.
  174. Düşenin dostu olmaz, hele bir yol düş de gör.
  175. Dünya malı dünyada kalır.
  176. Dünya Sultan Süleyman`a bile kalmamış.
  177. Dostun attığı taş baş yarmaz.
  178. Dostluk başka, alış veriş başka.
  179. Dost kara günde belli olur.
  180. Dost ile ye, iç; alış veriş etme.
  181. Dost dostun eyerlenmiş atıdır.
  182. Dünya tükenir, yalan tükenmez.
  183. Eden bulur, inleyen ölür.
  184. Eğilen baş kesilmez.
  185. Eğreti ata (el atına) binen tez iner.
  186. Eğri otur, doğru söyle.
  187. Düşmez, kalkmaz bir Allah.
  188. Ekmeden biçilmez.
  189. Ek tohumun hasını, çekme yiyecek yasını.
  190. Elçiye zeval olmaz.
  191. El elden üstündür.
  192. El el ile, değirmen yel ile.
  193. El elin eşeğini türkü çağırarak arar.
  194. El eli yıkar, iki el de yüzü.
  195. El için kuyu kazan, evvelâ kendi düşer.
  196. El ile gelen düğün bayram.
  197. El kazanı ile aş kaynamaz.
  198. El mi yaman, bey mi?
  199. El yarası onulur (geçer, iyi olur) dil yarası onulmaz (iyi olmaz).
  200. Emanete hıyanet olmaz.
  201. Emek olmadan yemek olmaz.
  202. Erkek arslan dişisinden kuvvet alır.
  203. Er olan ekmeğini taştan çıkarır.
  204. Erteye kalan, arkaya kalır.
  205. Esirgenen göze çöp batar.
  206. Eski dost düşman olmaz, yenisinden vefa gelmez.Eski dost düşman olmaz, yenisinden vefa gelmez.
  207. Eşeğe altın semer vursalar, eşek yine eşektir.
  208. Bir işte asıl olan iyi niyet, samimiyet ve içtenliktir.
  209. Hemen herkesin toplumda belli bir konumu, sınırı ve yetkisi vardır
  210. Bir meselenin çözümünde, bir anlaşmazlıkta adaletli ve tarafsızca davranılır,
  211. Hak yerde kalmaz.
  212. Hak yerini bulur.
  213. Hamala semeri yük değildir (olmaz).
  214. Hamama giren terler.
  215. Haramın temeli olmaz (Haramdan şifa olmaz).
  216. Harman dövmek keçinin işi değil.
  217. Hastalık sağlık bizim (insan) için.
  218. Hatasız kul olmaz.
  219. Hay`dan gelen, Hu`ya gider (Selden gelen, suya gider).
  220. Hayır dile komşuna, hayır gele başına.
  221. Hayvanlar koklaşa koklaşa, insanlar söyleşe söyleşe ( konuşa konuşa) anlaşır.
  222. Hayvan yularından, insan ikrarından tutulur.
  223. Hayvanı yardan düşüren bir tutam ottur.
  224. Hekimsiz, hâkimsiz yerde oturma.
  225. Her ağacın meyvesi olmaz.
  226. Her ağaçtan kaşık olmaz.
  227. Her çok azdan olur.
  228. Her damardan kan alınmaz.
  229. Her deliğe elini sokma, ya yılan çıkar ya çıyan.
  230. Her Firavun`un bir Musa`sı olur.
  231. Her horoz kendi çöplüğünde öter.
  232. Her inişin bir yokuşu vardır.
  233. Her işin başı sağlık.
  234. Her kaşığın kısmeti bir olmaz.
  235. Herkes bildiğini okur.
  236. Herkesin arşınına göre bez vermezler.
  237. Herkesin ettiği yoluna gelir.
  238. Herkesin tenceresi kapalı kaynar.
  239. Herkesin yorulduğu yere han yapılmaz.
  240. Herkes kaşık yapar ama sapını ortaya getiremez.
  241. Herkes ne ederse kendine eder.
  242. Her koyun kendi bacağından asılır.
  243. Her kuşun eti yenmez.
  244. Her şeyin bir vakti var, horoz bile vaktinde öter.
  245. Her şeyin yenisi, dostun eskisi (makbuldür).
  246. Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır.
  247. Her yiğidin gönlünde bir arslan yatar.
  248. Her zaman gemicinin istediği rüzgâr esmez.
  249. Her ziyan bir öğüttür.
  250. Hesapsız kasap, ya bıçak kırar ya masat (Hesabını bilmeyen kasap, ne satır bırakır, ne masat).
  251. Hırsızlık bir ekmekten, kahpelik bir öpmekten.
  252. Hiddetle kalkan nedâmetle oturur.
  253. Hocanın (imamın) dediğini yap (söylediğini dinle), arkasından gitme (yaptığını yapma).
  254. Hocanın (öğretmenin) vurduğu yerde gül biter.
  255. Horoz ölür, gözü çöplükte kalır.
  256. Horozu çok olan köyde sabah geç olur.
  257. Huylu huyundan vazgeçmez.
  258. Laçka olmak: 1. Herhangi bir iş gevşek ve düzensiz yürütülmek
  259. Lafa boğmak:
  260. Laf (söz) altında kalmamak:
  261. Laf (söz) aramızda
  262. Laf atmak
  263. Lafa tutmak
  264. Laf ebesi
  265. Laf etmek:
  266. Lafı (sözü) ağzına tıkamak:
  267. Lafı (sözü) ağzında gevelemek
  268. Lafı ağzında kalmak: Lafı ağzında kalmak: Söyleyeceğini söylemeye zaman bulamamak, konuşmasını bitir
  269. Lafı (sözü) çevirmek:
  270. Lafını (sözünü) etmek:
  271. Laf işitmek:
  272. Laf olsun diye
  273. Laf (söz) taşımak
  274. Laf (söz) yetiştirmek:
  275. Laf (söz) yok
  276. Lâhavle çekmek:
  277. Lamı cimi yok:
  278. Lastikli söz:
  279. Leb demeden leblebiyi anlamak
  280. Leke sürmek
  281. Leşini çıkarmak
  282. Leyleğin ömrü laklakla geçer.
  283. Lâtife lâtif gerek.
  284. Lâf torbaya girmez.
  285. Lâfla peynir gemisi yürümez.
  286. Kürkçünün kürkü olmaz, börkçünün börkü.
  287. Mal canın yongasıdır.
  288. Mal bulunur, can bulunmaz.
  289. Mahkeme kadıya mülk değil.
  290. Lokma çiğnenmeden yutulmaz.
  291. Lodosun gözü yaşlı olur.
  292. Merhametten maraz doğar.
  293. Mayasız yoğurt çalınmaz (tutmaz).
  294. Maşa varken elini ateşe sokma.
  295. Mart`ta yağmaz, Nisan`da dinmezse sabanlar altın olur.
  296. Mart kapıdan baktırır, kazma-kürek yaktırır.
  297. Mürüvvete endaze olmaz.
  298. Mühür kimde ise Süleyman odur.
  299. Misafir üç gün misafirdir.
  300. Misafir umduğunu değil, bulduğunu yer.
  301. Misafir kısmeti ile gelir.
  302. Mirî malı balık kılçığıdır, yutulmaz.
  303. Minareyi çalan kılıfını hazırlar.
  304. Mızrak çuvala sığmaz (girmez).
  305. Mescide gerek olan meyhaneye haramdır.
  306. Mescide gerek olan meyhaneye haramdır.
  307. Aba altından değnek göstermek
  308. Abacı, kebeci, ara yerde sen neci?:
  309. Abayı yakmak:
  310. Abbas yolcu:
  311. Abesle iştigal etmek:
  312. Acısı içine (yüreğine) çökmek (işlemek)
  313. Acı çekmek (duymak)
  314. Acemi çaylak
  315. Aceleye getirmek (dara getirmek)
  316. Abuk sabuk konuşmak:
  317. Abur cubur
  318. Abuk sabuk konuşmak
  319. Abesle iştigal etmek
  320. Abbas yolcu
  321. Abayı yakmak
  322. Abur cubur:
  323. Aba altından değnek göstermek
  324. Ucu bucağı olmamak
  325. Ucu dokunmak:
  326. Ucunu kaçırmak:
  327. Ucu ortası belli olmamak
  328. Ucunda bir şey olmak:
  329. Ucu ucuna:
  330. Ucuz atlatmak:
  331. Uçan kuşa borcu (borçlu) olmak:
  332. Uçan kuştan medet ummak:
  333. Uçsuz bucaksız:
  334. Uçkuruna sağlam
  335. Uç vermek:
  336. Ulu orta söz söylemek
  337. Uma uma döndük muma
  338. Umurunda olmamak:
  339. Ununu elemiş, eleğini asmış
  340. Utancından yere geçmek
  341. Uyku bastırmak:
  342. Uyku çekmek:
  343. Uyku gözünden akmak:
  344. Uykusu kaçmak
  345. Uykusunu almak
  346. Uyku tulumu:
  347. Uykuya dalmak
  348. Uyur uyanık
  349. Uzağı (ileriyi) görmek:
  350. Uzaktan uzağa:
  351. Uzun boylu:
  352. Uzun etmek
  353. Uzun hikâye
  354. Uzun lafın (sözün) kısası:
  355. Uzun uzadıya
  356. Saat bu saat:
  357. Saati saatine uymamak
  358. Sabaha çıkamamak
  359. Sabahı etmek (veya bulmak)
  360. Sabahın köründe:
  361. Sabır taşı
  362. Sabrı taşmak:
  363. Saç ağartmak:
  364. Saçı bitmedik (yetim):
  365. Saçına ak düşmek:
  366. Saçına başına bakmadan
  367. Saçını başını yolmak
  368. Saçını süpürge etmek:
  369. Saç saça baş başa:
  370. Saç sakal birbirlerine kırışmak
  371. Safra bastırmak
  372. Sağa sola bakmamak
  373. Sağ gözünü sol gözünden sakınmak
  374. Sağır sultan bile duydu
  375. Sağı solu (belli) olmamak
  376. Sağlam kazığa bağlamak:
  377. Sağlam ayakkabı değil:
  378. Sağlık olsun:Sağlık olsun: “Bir zarara uğradık ama önemli değil, üzülmeye değmez, canımız sağ olsun,
  379. Sağmal inek
  380. Sahip çıkmak:
  381. Sakalı ele vermek:
  382. Sakız gibi yapışmak
  383. Salkım saçak:
  384. Sallantıda kalmak:
  385. Saltanat sürmek
  386. Saman altından su yürütmek
  387. Saman gibi
  388. Sapı silik:
  389. Sarı çizmeli Mehmet Ağa
  390. Sarmaş dolaş olmak:
  391. Sarpa sarmak:
  392. Satıp savmak:
  393. Sayıp dökmek
  394. Oynamasını bilmeyen gelin yerim dar demiş.
  395. Sebil etmek
  396. Oturduğu ahır sekisi, çağırdığı İstanbul türküsü.
  397. Otuz iki dişten çıkan, otuz iki mahalleye yayılır.
  398. Sedyelik olmak:
  399. Otu çek, köküne bak.
  400. Seferber olmak
  401. Osmanlı`nın ayağı üzengide gerek.
  402. Ortak (kuma) gemisi yürümüş, elti gemisi yürümemiş.
  403. Selâmı sabahı kesmek
  404. Olsa ile bulsayı ekmişler, hiç bitmiş (yel ile yuf bitmiş).
  405. Selâm verip borçlu çıkmak
  406. Olan dört bağlar, olmayan dert bağlar.
  407. Olacakla öleceğe çare bulunmaz.
  408. Senet vermek:
  409. Oduncunun gözü omçada, dilencinin gözü çömçede.
  410. Niyet hayır, akıbet hayır (selâmet).
  411. Sen giderken ben geliyordum:
  412. Seninki (tatlı) can da benim ki (elinki) patlıcan mı?:
  413. Senli benli olmak:
  414. Nikâhta keramet vardır.
  415. Sen sağ ben selâmet: İş sonuçlandı, artık yapacak bir şey kalmadı.
  416. Sepet havası çalmak
  417. Ne yavuz (azgın) ol asıl, ne yavaş (şaşkın, miskin) ol basıl.
  418. Sere serpe:
  419. Ne verirsen elinle, o gider seninle.
  420. Sermayeyi kediye yüklemek:
  421. Nerde hareket, orda bereket.
  422. Ser verip sır vermemek
  423. Nerde birlik, orda dirlik.
  424. Ses çıkarmamak:
  425. Ne oldum dememeli, ne olacağım demeli.
  426. Sesini kesmek:
  427. Ses seda çıkmamak:
  428. Ses vermemek
  429. Seyirci kalmak:
  430. Sıcağı sıcağına:
  431. Ne karanlıkta yat, ne kara düş gör.
  432. Sıcak kanlı:
  433. Sıcak yüz göstermek
  434. Sıdkı sıyrılmak
  435. Sıfıra sıfır, elde var sıfır:
  436. Sıfırı tüketmek:
  437. Sık boğaz etmek:
  438. Sıkı durmak:
  439. Sıkı fıkı
  440. Sıkıntı basmak
  441. Sıkıntı çekmek
  442. Sıkıntıya gelememek:
  443. Sıkı tutmak:
  444. Sır küpü
  445. Sır olmak:
  446. Sırra kadem basmak:
  447. Sırım gibi
  448. Sırtı kaşınmak
  449. Sırtından geçinmek
  450. Sırtını dayamak
  451. Sırtını yere getirmek
  452. Sıygaya çekmek
  453. Sil baştan
  454. Silip süpürmek
  455. Sinek avlamak
  456. Sinekten yağ çıkarmak
  457. Sineye çekmek
  458. Sinirleri alt üst olmak:
  459. Sinirleri boşanmak:
  460. Sinirleri yatışmak
  461. Sinirlerini bozmak
  462. Sinirleri gergin olmak
  463. Sipsivri kalmak
  464. Sivri akıllı
  465. Soğuk almak
  466. Soğuk duş etkisi yapmak
  467. Soğuk kanlı:
  468. Soğuk nevale
  469. Sokağa düşmekSokağa düşmek: 1. Bir şey çoğalıp değerini yitirmek. 2. Kötü yola sapmak.”Kimsesiz oldu
  470. Sokak süpürgesi:
  471. Solda sıfır:
  472. Soluğu kesilmek
  473. Soluk aldırmamak
  474. Soluk soluğa
  475. Son kozunu oynamak
  476. Sonradan görme:
  477. Sorguya çekmek
  478. Soyup soğana çevirmek:
  479. Sökün etmek:
  480. Söz açmak
  481. Söz almak:
  482. Söz altında kalmamak:
  483. Söz ayağa düşmek:
  484. Söz bir Allah bir:
  485. Söz birliği etmek
  486. Söz çıkmak
  487. Sözde kalmak
  488. Söz dinlemek
  489. Söz geçirmek
  490. Söz gelmek
  491. Söz götürmez
  492. Söz (laf) işitmek:
  493. Söz kaldırmamak:
  494. Söz kesmek:
  495. Söz sahibi olmak:
  496. Sözü ağzında bırakmak
  497. Sözü bağlamak:
  498. Sözü çiğnemek
  499. Sözü (bir şeye) getirmek:
  500. Sözü kesmek