2 sonuçtan 1 ile 2 arası
Şu an Aşk Hikayeleri ve Sevgi Hikayeleri kategorisindeki Leyla İle Mecnun isimli konuyu okuyorsunuz.
  1. #1
    UYARI:
    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~
    dυѕLєяfσяυм üує

    Standart Leyla İle Mecnun

    Mecnun, bir kabile reisinin dualar ve adaklarla dünyaya gelmiş olan Kays adlı oğludur. Okulda bir başka kabile reisinin kızı olan Leyla ile tanışır. Bu iki genç birbirlerine aşık olurlar. Okulda başlayıp gittikçe alevlenen bu macerayı Leyla’nın annesi öğrenir. Kızının bu durumuna kızan annesi, kızına çıkışır ve bir daha okula göndermez. Kays okulda Leyla’ yı göremeyince üzüntüden çılgına döner, başını alıp çöllere gider ve Mecnun diye anılmaya başlar.
    Mecnun’ un babası, oğlunu bu durumdan kurtarmak için Leyla’yı isterse de Mecnun (deli, çılgın) oldu diye Leyla’ yı vermezler. Leyla evden kaçarak, Mecnun’ u çölde bulur. Halbuki o, çölde âhular, ceylanlar ve kuşlarla arkadaşlık etmektedir ve mecâzî aşktan ilâhî aşka yükselmiştir. Bu sebeple Leyl⒠yı tanımaz. Babası Mecnûn’ u iyileşmesi için Kâbe’ ye götürür.

    Duâların kabul olduğu bu yerde Mecnûn, kendisindeki aşkını daha da arttırması için Allahü Tealâya duâ eder:
    “Ya Rab belâ-yı aşk ile kıl âşinâ beni Bir dem belâ-yı aşkdan etme cüdâ beni.”

    Duâsı neticesi aşkı daha da çoğalır ve bütün vaktini çöllerde geçirmeye başlar. Diğer tarafta ise Leylâ da aşk ıstırabı içindedir.

    Bir zaman sonra âilesi, Leyl⒠yı İbn-i Selâm isimli zengin ve îtibârlı birine verir. Ancak, Leylâ kendisini bir perinin sevdiğini ve eğer kendisine dokunursa ikisinin de mahvolacağını söyleyerek İbn-i Selâm’ ı vuslatından uzak tutmayı başarır.

    Mecnûn, çölde, Leyl⒠nın evlendiğini arkadaşı Zeyd’ den işitince çok üzülür. Leyl⒠ya acı bir sitem mektubu gönderir. Leylâ da durumunu bir mektupla Mecnûn’ a anlatır. Kendisini anlamadığından dolayı o da sitem eder.
    leyla ile mecnunBir müddet sonra Mecnûn’ un âhı tutarak İbn-i Selâm ölür. Leylâ baba evine döner. Bir çok tereddütten sonra her şeyi göze alarak, Mecnûn’ u çölde aramaya başlar. Fakat Mecnûn, dünyadan elini eteğini çekmiş ilâhî aşk yüzünden Leylâ’nın maddî varlığını unutmuştur. Leylâ, çölde Mecnûn’ u bulduğu hâlde, Mecnûn onu tanımaz. Leylâ onun erdiğini anlarsa da yine onsuz yaşayamaz. Hastalanıp yataklara düşer. Kısa zaman sonra da ölür. Mecnûn, Leyl⒠nın ölüm haberini öğrenir. Gelip mezarını kucaklar, ağlayıp inler;

    “Ya Rab manâ cism ü cân gerekmez Cânânsuz cihân gerekmez.”

    Der, kabri kucaklayarak ölür.

    Bir müddet sonra Mecnûn’ un sâdık arkadaşı Zeyd rüyasında, Cennet bahçelerinde birbiriyle buluşmuş iki mesut sevgili görür. Bunlar kimdir? diye sorunca, derler ki: “Bunlar Mecnûn ile onun vefalı sevgilisi Leyl⒠dır. Aşk yoluna girip temiz öldükleri, aşklarını dünya hevesleriyle kirletmedikleri için burada buluştular.”

    LEYLÂ ile MECNÛN

    Ey Rabbim! Aşk belasıyla beni tanıştır Beni bir an bile olsa; aşk belasından ayırma!
    Detlilerden yardımını uzak tutma. Yani beni daha çok belalara müptela eyle!
    Ben var oldukça, beladan, isteğimi uzaklaştırma! Ben belayı isterim, çünkü bela da beni ister.
    Sevgi belasıyla ağırbaşlılığımı gevşetme! Ta ki dostlar beni kınayıp vefasız demesinler!
    Gidip geldikçe, sevgilimin güzelliğini arttır, Sevgilimin derdine beni daha çok mübtela et.
    Ben nerede, mevki ve itibar kazanma nerede? Bana yoksulluk ve yokluk ulaşma kabiliyeti ver
    Senden ayrıyken, bedenimi öyle zayıf kıl ki, Bahar yeli beni sana kavuştursun.
    Fuzûlî’ nin nasibi gibi beni gururlandırıp, Ey Rabbim, asla beni bana bağlı kılma!
    Sonunda yar, ağlayıp inlememize acıdı ve Bugün hüzünler evimize ayak bastı.
    Gözyaşı yağmurum, demek, öyle tesir etti ki, Gül bahçemizde taze bir gül dalı düşürdü.
    Ah ateşinin bizi yaktığı, Ayrılık gecesini aydınlatan meş’ aleden bellidir.
    Eğer ağlayan gözümüzde uyku olsaydı, Bu kavuşma uyku halinde görülen bir rüya demek mümkün olurdu.
    Gördüğümüz bir hayal mi? Yoksa sevgilinin yanımıza geleceği aklımıza bile gelmezdi.
    Ey can ve gönül! Sevgili, misafirimiz oldu! Neyimiz varsa, misafirimizin ayaklarına dökelim.
    Ey Fuzûlî! Sevgilinin kasdı, canımızı almakmış. Gel.. Güzel uğruna can vermeyi kendimize bir borç bilelim.

    ** Fuzûli’ nin 1535′ te yazdığı Leylâ ve Mecnûn adlı mesnevîsi.
    "Nereye diye sormuşlar dervişe? Bilmiyorum ki demiş...
    Gidiyorum öyle çiçekleri ezmeden..."

  2. #2
    UYARI:
    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~
    dυѕLєяfσяυм üує

    Standart Cevap: Leyla İle Mecnun

    kara sevdanin cok korkunc bir sevgi oldugunu zannediyorum,boyle olaylar bu gun bile devam ediyor,bu gunun kara sevdasi daha degisik oluyor,bir cok erkekler, ya sadece benim olacaksin ya-da kara topragin diyerek ask ugruna cinayetler isliyorlar,guzel konu icin tesekkurler.
    ENDLESS DREAMER

Sistem Bilgileri

Bu sistem vBulletin® alt yapısına sahiptir!
Telif hakları, Jelsoft Enterprises Ltd'e aittir. Copyright © 2018

Web Design: ÖzkaN

Uyarı

5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesine göre üyeler yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Yer sağlayıcı olarak hizmet veren sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler ile ilgili iletişime geçilmesi halinde size dönüş yapacaktır.
beylikdüzü dış cephe temizliği giyim xml bayiliği beylikdüzü temizlik şirketleri