Bazen çok özlüyorum seni...Yürürken mesela...Adımlarımla döverken yolları çok çınlatıyorum kulaklarını.Bilmezsin her köşede izin vardır senin.Hiç gelmediğin,hiç göremeyeceğin sokaklar sana aşinadır.Hangi taşı kaldırsan bin sızı fışkıracak,hangi köşeyi dönsen yutkunduğum sızım seni bulacak...
Bazen çok özlüyorum seni...Uyandığımda mesela...Daha gözümü açmadan sana koştuğum sabahlarım vardı.Ekmeğin tadı,içtiğim çayın anlamı vardı.Boğazıma dizilmezdi lokmalarım.Sırf sen bana 'Günaydın' dediğin için tadına doyulmazdı sabahlarımın...
Bazen çok özlüyorum seni...Güldüğüm zaman mesela...Doya doya gülmek neymiş sende anladım.Sahiciydi herşey o zamanlar.İçimdeki çocukla gelirdim sana,senin bana geldiğin gibi...Utanmadan,umursamadan,bazen saçmalayarak...Saçmalamayi bile sende sevmiştim ben...En büyük keşkem gülüşüne hasret kalmak...Keşke onu bari bıraksaydın bana...
Bazen çok özlüyorum seni...Gözyaşımı yutkunduğumda mesela...Sen benim ağlamama dayanamazdın bir zamanlar...Canın acırdı bilirim.Sesine çöken hüzne dalardım,kendimi unutup sana kıyamazdım o zamanlar.Ne ara köreldi bana olan vicdanın bilemiyorum...
Bazen çok özlüyorum seni...En çok geceleri mesela...Yalnızlığı çok severdim ben.Seni tanıyana kadar...Benim gecelerime kimsesizliği sen ektin.Herşeyini kaybetmiş birini görmek istersen işte o benim...Geceleri daha bir ayaz artık.Mevsimlerin adı yok.Takvimden düşen günler sahipsiz.Mutlu biten gecelerim, sevinçle başlayan sabahlarım içimi yakan anılarım oldu kaldı solumda...Söylesene senin gecelerin nasıl sevgili?Seninde gökyüzüne bakıp,saatlerce konuştuğun oluyor mu?Kulağında çınlıyor mu özlemlerin?Duvarlara çiziyor musun acının resmini?Dibine,en dibine batıp çıkıyor musun çaresizliğin?Dedim ya ''Benim gecelerime kimsesizliği sen ektin.Herşeyini kaybetmiş birini görmek istersen işte o benim...''