Sayfa 1/9 1234567 ... SonSon
86 sonuçtan 1 ile 10 arası
Şu an Ünlüler - Sanatçı Fanları kategorisindeki Kazım Koyuncu Fan Club isimli konuyu okuyorsunuz.
  1. #1
    UYARI:
    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~
    Disconnectus erectus

    Standart Kazım Koyuncu Fan Club


    Karadeniz müziği, Anadolu Rock, nitelikli müziğe inanlar, önemli bir ismi en verimli olabileceği dönemde yitirdi. Otuz üç yaşındaydı Koyuncu; yıllardır müziğin içinde olmasına karşın 2000'li yıllarda Gülbeyaz, Sultan Makamı gibi televizyon dizilerine yazdığı müziklerle ünlenmişti.

    Karadeniz'in hırçın çocuğu diyorlardı ona; demokrasi adına atılan bir çok adımda müziğiyle, fikirleriyle yer alıyor; Fırtına Deresi'ne yapılacak santrali protestodan, insan hakları ihlallerine karşı çıkmaya kadar bir dolu etkinliğe destek veriyordu.

    Müzikte de, birkaç halk müziği sanatçısının tekelinde kalmış Karadeniz bölgesinin müziğini, evrensel normlarda yayımlamayı deneyerek, önemli çıkış yapmıştı.

    1972 Artvin/Hopa doğumlu Koyuncu, yirmi yaşında Dinmeyen adlı müzik grubu'na katılmış, 1993'de Mehmedali Barış Beşli ile, Lazca müzik yapmak amacıyla Şuku grubunu kurmuştu. İki arkadaş bir yıl sonra aralarına İlhan Karahan ve Metin Kalaç'ı da alarak grubun adını Zuğaşi Berepe (Denizin Çocukları) dönüştürmüş ve 1995 başında Va Mişkunan (Bilmiyoruz) albümüyle Lazca rockın ilk örneğini vermişti. Lazcayı yaşatmak amacıyla Lazca rock yapıyorlardı. Plak şirketleri ise bu soundu 'Soft Laz Rock' diye tanımlıyordu.

    O günlerde grup elemanları Lazca dilinin yaşatılmasına rock yoluyla katkıda bulunmayı amaçladıklarını, rock müzikteki dinamizmle yöre insanının enerjisinin örtüştüğünü görünce heyecanlandıklarını anlatıyor, Lazca'nın rockın sert söyleyişine de uygun olduğunu belirtiyorlardı.

    Dört yıl içinde Zuğaşi Berepe, kamuoyuna pek yansımasa da önemli işler yaptı ve konserlerle hedefini gerçekleştirmeye çalıştı. Bu etkinliklerden Brüksel konseri sırasında canlı kayıt edilen parçaları, kısıtlı sayıda bastırdıkları Bruxel Live (1998) adlı albümde bir araya getirdiler.

    Gruptaki eleman sayısı arttıkça müzikal yapı da güçlenmişti. Kazım Koyuncu (vokal, akustik gitar), Cafer İşleyen (bass, vurmalılar, flüt), Gürsoy Tanç (elektrikli gitar), Uğurcan Sezen (klavye), Zülküfil Murat Dilek (davul), Metin Kalaç (kayıt) Lazcayı yaşatmanın yanında aşk şarkılarına katılan sert söylemli yapıtlar ve modern rock anlayışı üzerine oluşturdukları çizgiyle de kabul görmeye başlamışlardı.

    Zuğaşi Berepe, Va Mişkunan albümünden dört yıl sonra İgzas (Gidiyor) adlı albümüyle bu çabayı listelere taşıdı. Yedi Lazca, bir Hemşince, bir de Türkçe sözlü parçadan oluşan albümün müzikal zenginliği, rockın çeşitli tonları arasında akıllıca gidip gelen sounduyla 1998'in en iyi yerli yapıtlarından biri oldu. Lazca'nın öne çıktığı kültürel bir misyonun yanında sıkı bir rock albümü özelliği de taşıyordu İgzas (Parçaların Türkçe anlamları kapakta verilmişti). Bu albümde Kazım Koyuncu (vokal, gitar), Cafer İşleyen (bass, vurmalılar, flüt), Gürsoy Tanç (gitar), Uğurcan Sezen (tuşlular), Zülfikil Murat Dilek (davul), Mahmut Turan (tulum), Metin Kalaç (kayıt), Mehmedali Barış Beşli'den (vokal) oluşan grubun, doğayı katledecek Çamlıhemşin'deki Fırtına Deresi'nin üzerine yapılacak santrale karşı kampanyayı desteklemesi de İgzas'ın diğer bir özelliğiydi.

    Grup 2000'lerin başında dağılınca, kuruculardan Kazım Koyuncu yoluna tek başına devam etmeyi kararlaştırdı ve solo albümleri Viya (2002) ile Hayde'yi (2004) yayımladı. Anadolu Rock'a kayan soundla ürettiği müziği kısa sürede büyük ilgi görüp, yaptıkları geniş kitlelere tam ulaşmaya başlamıştı ki hastalandı Koyuncu. Akciğer kanserine yakalanmıştı.

    Pes etmiyordu; tedaviyi sürdürürken Trabzonspor için marş bile yazmıştı. Ancak günden güne direnci zayıflıyordu; adına düzenlenen konsere çıkamamıştı. Sonunda 25 Haziran tarihinde ajanslardan şöyle bir başlık düştü: 'Karadeniz'in genç sesi sustu'

    (..... Müziğe çocukken, ortaokul birinci sınıfta, Mandolin çalarak başladım. Sonra biraz gitara merak sardım. İstanbul'da universiteye geldikten sonra muzikle yoğun olarak ugraşmaya başladım. Profesyonel olarak 1992 yılından buyana muzikle ugraşıyorum. İlk muzik grubunu 92'de kurduk. "Dinmeyen" isminde Türkçe muzik yapan politik bir gruptu bu. ( 96'da "Sisler Bulvarı" adlı bir albüm yaptıktan sonra grubumuz dağıldı.) Dinmeyen'i kurduktan hemen sonra 93 yılında "Zuğasi Berepe (Denizin Çocukları)" isimli yeni bir grup kurduk. Yani hem "Dinmeyen" devam ederken hem de bu grup devam etti. "Zuğasi Berepe" ile 95'de "Va Mişkunan" (Bilmiyoruz), 98'de "İgsaz" (Gidiyor) isimli albumleri yaptık. Sonra 98'in sonunda "Zuğasi Berepe" de dağıldı. Ben o tarihten itibaren tek başıma muzik yapmaya devam ettim. "Salkım Söğüt" isimli bir proje vardı. Şuana kadar 4 tane çıktı. "Salkım Söğüt" projelerinin ikincisinde, 3 şarkıyla yer aldım. Ondan sonra 2001 yılında ilk solo albümüm "Viya"yı çıkardım......) - ( .... Bu arada; hiç başımızdan eksik olmayan gökyüzüne, günün karanlık saatlerine, ara sıra kopsa da fırtınalara, bir gün boğulacağımız denizlere, eski günlere, neler olacağını bilmesek de geleceğe, kötülüklerle dolu olsa bile tarihe, tarihin akışını düze çıkarmaya çalışan tüm güzel yüzlü çocuklara, Donkişotlar 'a, ateş hırsızlarına, Ernesto "Ç´e" Guevara'ya, yollara-yolculuklara, sevgililere, sevişmelere, sadece düşleyebildiğimiz olamamazlıklara, üşürken ısınmalara, her şeyden sıcak annelere, babalara ve tadını bütün bunlardan alan şarkılara kendi sıcaklığımızı gönderiyoruz. Kötü şeyler gördük. Savaşlar, katliamlar, ölen-öldürülen çocuklar gördük. Kendi dilini, kendi kültürünü, kendisini kaybeden insanlar, topluluklar gördük. Yanan köyler, kentler, ormanlar, hayvanlar gördük. Yoksul insanlar, ağlayan anneler, babalar, her gün bile bile sokaklarda ölüme koşan tinerci çocuklar gördük. Biz de öldük. Ama her şeye rağmen bu yeryüzünde şarkılar söyledik. Teşekkürler dünya. ...)

    1972 - Hopa'da doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Hopa'da tamamladı.
    1989 - İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesine girdi.
    1990 - Çağdaş Sanat Atölyesinde çalışmaya başladı.
    1991 - Ali Elver ile birlikte Dinmeyen müzik topluluğunu kurdu. Aynı yıl Çağdaş Oyuncuların sahneye koyduğu ''Faşizmin korku ve sefaleti'' adlı oyunun müziklerini yaptı.
    1993 - Mehmedali Barış Beşli ile Dünyanın ilk ve tek Laz rock toplulugu ''Zuğaşi Berepe''yi kurdu.
    1995 - Zuğaşi Berepe ''Va mişk´unan''
    1996 - Dinmeyen ''Sisler Bulvarı''
    1998 - Zuğaşi Berepe ''Brüxel Live'' ve ''İgzas''
    2000 - ''Salkım Söğüt 2'' adlı ortak çalışma
    2001 - İlk solo albüm ''Viya''
    2002 - Gülbeyaz dizi müzikleri
    2003 - Kemal Sahir Gürel ile birlikte ''Sultan Makamı'' dizi müzikleri
    2004 - İkinci solo albüm ''Hayde'' sanatçının popülaritesini daha da arttırdı.
    Karadeniz müziğinin güçlü temsilcilerinden Fuat Saka,Volkan Konak ve Bayar Şahin ile birlikte düzenledikleri,büyük ilgi gören Hey Gidi Karadeniz KOnserler dizisininde öncülüğünü yaptı.
    2004 ün sonlarında akciğer kanseri teşhisi konuldu ve tedavi görmeye başladı.25 Haziran 2005'de, 33 yaşında, tedavi gördüğü Amerikan Hastanesi'nde yaşamını yitirdi...



    Kurucu

    Until The Grave

    Üyeler

    Hiphop_girL

    ' нα[к]αп

    Asi Ruh

    LaNéDLy qHz

    PuZzL3

    LoKuMuM<3

    anaToL!aFiRe

    immortaL*

    uykuCu !

    nazifeisik

    shékér kıs^

    DarkLegend61

    Ronahi_PeresT

    ashli

    endLesS

    UgurKilic

    emilopo

    CaSuaL @



    Mjoy

    sevdaseli

    darkofthemoon
    Konu InnoCence tarafından (13 Eylül 2013 Saat 10:57 ) değiştirilmiştir.
    Bir Şarkısın Sen Ömür Boyu Sürecek,Dudaklarımdan Yıllarca Düşmeyecek..


    Sonuna Kadar AZİZ YILDIRIM !!

  2. #2
    UYARI:
    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~
    Disconnectus erectus

    Standart ---> Kazım Koyuncu Fan Club

    Kazım Koyuncu Dinlemek

    - kişiyi hiç ölmeyecek gibi huzurlu her an ölüp gidebılecek kadar deger bılır yapan olgudur ,seni unutmadık kazım dedırten durumdur.
    - biraz iç burkan, biraz huzur veren eylemdir
    - nasıl anlatılır nasıl kapanır bu kanayan yara, bu dizeler anlatır hasretimizi...dinlerken ağlatır yoktur göçüp gitmiştir geride sevenler ini bırakmıştır aslında ama *dediği gibi seni unutmadık kazım dedirtir.
    - her dinleyişte içimin parçalanmasına sebep olan hadisedir
    - eğer yaşarken şahit olduysanız onun güzelliğine, şu zaman diliminde zor olan hadisedir, sürekli bir yeni albüm beklemektir, yeni şarkılar,
    sonra o varken bile ağlatan şarkıları çalmaya başlar ve o nefesin yokluğu, hüznü katlar da katlar.

    baba ben yıkıcıyım
    ama kendini bilmez değilim
    yaşamak istiyorum sadece
    kendi savaşlarım uğrunda
    ben sadece ben olmak istiyorum....

    demektir içten içe, ve böyle bir dert ortağının yeni dertlerinize yeni ortaklıklar kuramayacağını hatırlamaktır eninde sonunda
    olduğunuz yeri yemyeşil, havasını tertemiz, camdan baktığınızda sis dağını göreceğinizi sanmaktır
    “keşke benim de böyle kocaman olsaydı da burnum, böylece korkusuz olabilseydim” demektir
    kısa uzun farketmeden saçlarınızı savurmaktır şarkılardan esen rüzgarda, dağlar tepeler olmadan yankılanan o sesi tutmaya çalışmak ama tutamamaktır
    o şarkıları dinletmek istemektir varolmayan sevgilinize, sonra ayrılmak istemektir ve daha sonra

    her sevgili bir değil
    benim kaderimi başkasına yazdın
    beni sevdiğini biliyordum ama
    sen beni başkasıyla değiştin..

    demek istemektir,

    yerinizde fazlaca durduğunuzu hissetmektir ve çaya türkü söylemektir odanızdan, elinizde tuttuğunuz fincanın içinde dumanı tüten o dolu dolu karadeniz dağlarını içerken, suyunu süzdüğünüz yapraklarının kaç güzel kızın eline değdiğini düşünmektir, ve o an hiç bilmediğiniz bir oyunu oynamak istemektir sesine yetişilemeyen türküler eşliğinde

    bir iki cümle yazmak istemektir ardından onun üstüne, ve

    özgürlük artık
    kavga
    cesaret
    güç,
    işi eğil
    uzun bir burun
    bir gitar
    arkasından bakıp
    şarkı söyleyecek bir
    sevgilidir....

    veya benzer bir şey yazmaktır bulunan ilk kağıda, bulunan ilk kalemle, ve yaşadığı için teşekkür etmektir son olarak, yaşadığı ve dünyaya teşekkür etmeyi öğrettiği için…..

    - huzunlemek,bazen aglamak kimi zaman anlamadıgın sarkılarda bile oynamak ya da horon tepme calısmaları yapmak tıpkı bir karadenızlı gibi..

    - her dinlediğimde içimi kanatan tatlı sert sesin sahibi, onu dinlemenin bir ayrıcalık olduğunu düşünmekteyim...ve hep şunu diyorum ''çok erken ayrıldı aramızdan'' geç bulduk çabuk kaybettik...kimi zaman insanı alıp başka yerlere götüren yüreğini delen ezgilerin sahibi kimi zamanda hiç bilmesekte ,anlamasakta kendimizi müziğin evrenselliğine kaptırıp horon tepmeye çalışmak

    - didou nana dinlerken ağlamaktır. hiç bilmediğin bir dilin,kelimelerin içinde kaybolmaktır

    - hüzne batmaktır. özellikle son albümündeki hoşçakal parçasını dinlerken.. yüreğine bıçak sağlanmasıdır.

    - laz olduğunu tekrar hatırlamaktır.

    arkanızda yeşil dağlar vardır kazım koyuncu'yu dinlerken.
    önünüzde masmavi karadeniz.
    bulanık seller gelir derelerden.
    eski insanların horon seslerini getirir yağmur hep.
    dalgalar yüzüne yüzüne vurur unuttuğun geçmişini.
    köylerin değişmeden önceki isimlerini duyarsın dedelerden.
    çakala mçabu der neneler , ekmeğe cari
    kazım almıştır tüm bunları ve sen hatırla laz olduğunu diye söylemiştir şarkılarında.
    ölüm alır gider onu birgün.
    ama sen dinlersin yeşille mavi arasında biryerlerde
    aslında kim olduğunu

    - ağlamaktır.ölümünü hatırlayıp ölüme hiç bu kadar yakın olmamaktır.

    - sopez gulur dinlerken ne dediğini bilmemek buna rağmen ne demek istediğini anlamaktır

    - bir daha asla canli dinleyemeyecegini hatirlayip hatirlayip hüzne bogulmak demektir. oysa o fadime'nin etekliginden dem vururken beceriksizce cekilen horonun her saniyesi hâlâ akillardadir.
    ayrilik sarkisi cok erken calmistir kendi icin...
    ardinda birakmistir güz cagrisini,
    ayrilik anini, o sisli sarkiyi...
    irmaklar gibi akip usul usul...terketmistir bu kenti....
    ahh..ölüler gibi...

    - müziği gürültü olsun diye değil zevk için dinleye, müziği sadece kulağıyla dinlemeyip hisseden insanların yaptığı güzel eylemdir. hareketlisi güzeldir, slovu daha bi güzeldir.

    - batar gemiler karadeniz'de sesler kulağa işlerken...giden gitti sesi kaldı yürekte, sahip çıkmaca oynarım yalnızlığımla...
    Bir Şarkısın Sen Ömür Boyu Sürecek,Dudaklarımdan Yıllarca Düşmeyecek..


    Sonuna Kadar AZİZ YILDIRIM !!

  3. #3
    UYARI:
    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~
    fσяυм ρяєηѕєѕ

    Standart ---> Kazım Koyuncu Fan Club

    hemen yaz =)

  4. #4
    UYARI:
    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~
    Disconnectus erectus

    Standart ---> Kazım Koyuncu Fan Club

    Teşekkürler ,ekledim (:
    Bir Şarkısın Sen Ömür Boyu Sürecek,Dudaklarımdan Yıllarca Düşmeyecek..


    Sonuna Kadar AZİZ YILDIRIM !!

  5. #5
    UYARI:
    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~
    dυѕLєяfσяυм üує

    Standart ---> Kazım Koyuncu Fan Club

    Kazım Koyuncu Dinlemek Sanattır ! Ekle benide..


    Dârmâdâğân sâbâhLârın sâhíLíndê
    YıkıLmış êvLêr dêρrêm sσnrâsı íçímdê bír çığLık!
    Kírρíksíz qözLêr uykuyâ vârmâz-vârıLâcâk yêrLêr σLmâLı ?
    Rêhín bırâkıLmış şâh dâmârımdân kânım âksınkí
    Adım íntíhâr kâLsın sêndê..!

    Eski Nick : eTribaL

  6. #6
    UYARI:
    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~
    Disconnectus erectus

    Standart ---> Kazım Koyuncu Fan Club

    Evet herkes dinleyemez
    Eklendiniz.
    Bir Şarkısın Sen Ömür Boyu Sürecek,Dudaklarımdan Yıllarca Düşmeyecek..


    Sonuna Kadar AZİZ YILDIRIM !!

  7. #7
    UYARI:
    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~
    dυѕLєяfσяυм üує

    Standart ---> Kazım Koyuncu Fan Club

    Ruhu Şad Olsun..

    Konu İçin Teşekkürler.(:

  8. #8
    UYARI:
    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~
    Disconnectus erectus

    Standart ---> Kazım Koyuncu Fan Club

    Amin.
    Ben teşekkür ederim. (:
    Bir Şarkısın Sen Ömür Boyu Sürecek,Dudaklarımdan Yıllarca Düşmeyecek..


    Sonuna Kadar AZİZ YILDIRIM !!

  9. #9
    UYARI:
    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~
    Disconnectus erectus

    Standart ---> Kazım Koyuncu Fan Club



    Baba ben yıkıcıyım ama
    Kendini bilmez değilim
    Yaşamak istiyorum sadece
    Kendi savaşlarım uğrunda
    Ben sadece ben olmak istiyorum
    Işık hızıyla geçen zamanı
    Yaşamak belki de çok zor
    Korkuyorum ben geçmişten
    Korkuyorum gelecekten
    Bir Şarkısın Sen Ömür Boyu Sürecek,Dudaklarımdan Yıllarca Düşmeyecek..


    Sonuna Kadar AZİZ YILDIRIM !!

  10. #10
    UYARI:
    Kullanıcıların Profil Bilgileri Misafirlere Kapatılmıştır. Görmek için KAYIT olmalısınız.~
    Disconnectus erectus

    Standart ---> Kazım Koyuncu Fan Club















    Konu Until The Grave tarafından (17 Haziran 2010 Saat 21:52 ) değiştirilmiştir.
    Bir Şarkısın Sen Ömür Boyu Sürecek,Dudaklarımdan Yıllarca Düşmeyecek..


    Sonuna Kadar AZİZ YILDIRIM !!

Sayfa 1/9 1234567 ... SonSon

Sistem Bilgileri

Bu sistem vBulletin® alt yapısına sahiptir!
Telif hakları, Jelsoft Enterprises Ltd'e aittir. Copyright © 2017

Web Design: ÖzkaN - forum siteleri

Uyarı

5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesine göre üyeler yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Yer sağlayıcı olarak hizmet veren sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler ile ilgili iletişime geçilmesi halinde size dönüş yapacaktır.